blog sözlük itiraf
808 entry daha
-
Burada hiç tanımadığım insanlar olmasına rağmen entryleri okuduğumda kendimi iyi hissedebiliyorum. İlginç olsa da herkese teşekkürler. -
İlkokuldaki sıra arkadaşım, sevdiğim ve değer verdiğim arkadaşımı uzun süre görmemiştim.
Liseyi bıraktığını ve okumadığını rastlantı sonucu sosyal medyadan öğrendim. Cüzdanımda ilkokuldaki fotoğrafını taşıdığım insan hayat kadını olmuş.
Çok garip duygular içerisindeyim. Gözümle görmeme rağmen inanamıyorum. Hayat ne garip, aynı sırayı paylaştığım insan ile ne kadar farklı hayatlar sürüyoruz.
-
Bu aralar gerçekten iyiyim mutluyum. Bununla birlikte düşüncelerim, ön yargılarım değişmeye başladı bu çok güzel birşey. Evet çiçekler böcekler kelebekler durumu:) artık daha dikkatliyim söylenenlere kulak asıyorum,dinliyorum en önemlisi anlamaya başlıyorum hem karşımdakini hemde bu durumları. Artık insanların sadece menfaat beklemeksizin mutlu olabildiğini gördüm. Bir kelimenin sözcüğün cümlenin insanı mutlu edebildiğini gördüm. Çok güzel değil mi? Bence şahane. Şu var bilmediğin şeyleri öğrenmeye başladım inanmaya başladım. Son olarak kusura bakma Altan artık biliyorum , herşey çok güzel olacak:) -
Yaratmak için kendimi yaralardım eskiden
Yarım yarım harcardım kendimi hiç bitmem sanarken
Bu çöplüğü düzene koymak için içimi döktüm her yere
Sonra istemedim içim yem olsun bi hergeleye
Ya da bi kertenkeleye.. -
hayatta herkesin günlük rutin işleri arasında unuttuğu ve fakat ara ara kendine sorduğu bir soru var. niçin bu hayattayım? aslında herkesin bu hayatta bir amacı olduğuna inanıyor, ancak bir toplumda yaşıyor olmamız, para kazanmak zorunda olmamız gibi sebeplerle, hiç kimsenin bu amacı bulma yönünde kendi içine dönemediğini, zira bunun kişilere öğretilmediğini düşünüyorum. bunu fark ettiğimizde ise belki halihazırda okulumuzu bitirmiş ya da iş hayatına girmiş oluyor ve hayata geliş amacımızı henüz bulamadığımızı anlıyoruz. şahsi olarak hayata geliş amacımı henüz tam anlamıyla bulabilmiş değilim, ama en azından bunu fark ettiğime şükrediyor ve bu amacı bulma yolunda ilerlediğimi artık biliyorum. -
Korkuyorum aslında, hem midem bulanıyor hem de azıcık titriyorum. Üşüyorum da biraz. Ah sevgili erkek dostlarım siz her reddedilme korkusunda bunu mu yaşıyorsunuz? Ah şu toplumsal normlar yok mu! Bu çocuklar da az çekmemiş, kıyamam size. -
Bir hitit duasına denk geldim. Dua değil de bana göre biraz yaşam felsefesi aşılayan bir yazı gibi daha çok. Şuraya da bırakayım:
--- spoiler ---
Tanrım,
Beni yavaşlat.
Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir…
Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele…
Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin
sükunetini ver.
Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginliği, belleğimde yaşayan akarsuların
melodisiyle yıka, götür.
Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol…
Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret; bir çiçeğe bakmak için
yavaşlamayı, güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı, güzel bir
kitaptan birkaç satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara
dalabilmeyi öğret…
Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat.
Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini, yaşamda hızı
arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim…
Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.
Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi
büyümesine bağlıdır…
Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine
doğru göndermeme yardım et.
Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı
olarak yükseleyim.
Ve hepsinden önemlisi…
Tanrım,
Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret,
Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için sabır,
İkisi arasındaki farkı bilmek için akıl ve
Beni aşkın körlüğünden ve yalanlarından koruyacak dostlar ver…
--- spoiler --- -
ders çalışamıyorum.
Zaten ders çalışmayı da sevmiyorum. -
Bazi seyler icin gec kaldigimi hissediyorum. Aslinda hissetmekten de ote, gec kaldigimi biliyorum. -
Çok mutsuzum sözlük ama öyle böyle değil. Nasıl tarif etsem, çevremdekiler bile bunun farkında. Normalde sigara içmeme kıyameti kopartacak potansiyeldeki annem "aman ilişmeyeyim morali bozuk" modunda. Abim gidip gelip "ya çizmeye tekrar başlasan mı, iyi gelir sana. çok boşluğa düştün, uğraş olur" minvalinde konuşup duruyor. Hayır, ilgi hastası değilim bilakis bugüne kadar sorunlarımı hep kendim hallettim. Migren atağım tuttuğunda -gözüm görmezken bile- hastaneye tek başıma giden insanım. Alışkınım yani kendi başıma çabalamaya. Ama ciddi anlamda bir sıkıntı var demek ki, evdekiler bile farkında. Böyle söylüyorum çünkü ben artık önümü göremiyorum.
Aaa bu aralar çok üretkenim ama sözlükçüm. Hep kötü şeylerden mi bahsedeceğim? Aklımda güzel şeyler var, gerçekleştirebilirsem seneye bu zamanlar dönüp şu anki halime gülebilirim bile (: -
Nasıl birbirimizin acılarına layk atıp geçiyoruz bunu aklım almıyor..insanlar satır satır yazıyor, yazılanlar görünebilir olsa bakamayacagımız acılar var fakat biz okuyup layklayıp geçiyoruz.. bu instagramda, ekşide orda burda hep böyle kitaplarda da tabii..bencil miyiz?! aslında o kişi önemsizleşiyor, bir an anlattıklarından kendimize benzer yanlarını ayrıştırıp kendimizi düşünmeye başlıyoruz.. -
Canım erik istiyor aqmun eriğinin kilosu 24 lira len öğrenci nasıl alsın onu gerçi zorlasam alırım da neyse bende gittim yarım kilo çağla aldım tuza banıp banıp yiyorum güzel oluyor siz yemeyin bu benim keşfim. -
-" demek ki bizim bizden başka dostumuz yok yaşar"
-biz derken?
-"bolulular"
-iyi de bolulu değiliz ki biz
-"e ona bakarsak birsürü dostumuz da var yaşar"
-yani?
-"hayır böyle minik şeylere takılacaksak hiç konuşmayalım." -
sözlük yazarlarının alayının itiraflarını ifade eder alayımızda tuhafız bu bir gerçek...
1)günde üç demlik çay içmek
2)kitap okurken sürekli uyuyakalmak
3)beş öğün yemek yeyip kilo almamak
4)dış macununun tadına bakıp yarısını yemek
5)ise bilerek geç kalmak
6)sürekli yeni kitap yazıp ellinci sayfadan sonra tüm emeği beğenmeyip yırtmak(500 sayfa yırttım)
7)her gün işinin de aq deyip tıpış tıpış ise gitmek müdüre güleryüzle günaydın demek
8)bir çimen görünce yuvarlanmak istemek
9)la harbiden ben evlendim mı la şimdi deyip şaşırmak..
10)her gün yarın hayata sıfırdan başlıcam deyip yarın aynı yaşamak
11)kimseyi kırmıcaksın diye kendime söz verip iki güne kalmadan birini sözlerimle dövmek
12)duvara yarım saat boyu anlamsızca bakıp donmak
13)hanım her gün ise kaldırdığında hı geldikmi deyip her gün aynı espiriyi yapıp durmak
14)satranç çalışırken sürekli zayıf olanı tutup onu kazanca zorlamak ve iyi bir fedayla kendi kendini tuzağa çekip mat etmek
15)arada kendime öyle uyuz olurum ki ağzımı burnumu kırmak isterim
16)misafirliğe gidince hiç sevmediğim yemeği bile ayıp olmasın diye iki tabak yeyip bitirmek
17)arada kendime küfür etmek ayda bir mutlaka kendimi cezalandırmak
18)çocuklar kadar çikolataya düşkün olup bunu gizlemek evladıma alıyom ayağına kendime bi ton çikolata alıp evde oğlumla adaletli paylaşmak
19)bi film izlerken karakterlere saydırmak ve oğlumun baba o sadece bi film diye beni uyarmak zorunda kalması
20)televizyon izlerken yarım saat sonra kalkarım deyip on saat sonra kalkmak(hanım yüz kez bak uyuyakalacaksın dediği halde)
21)oğlumla minecraf videoları izlemekden nedense mutlu oluyorum...
22)testere serisinin sekizinide izleyip hemen peşi sıra dram filimleri izleyip ağlamak
23)aynaya bakınca bi cool tavırlar ki görme sanki dünyayı kurtardın hödük seni...
24)eve geldiğimde karnın aç mı sorusuna bilmiyorum cevabını vermek(istemsizce)
25)işimden dolayı yalakalık yapmaya başlayanlara ters ters bakmak
26)çocuklarımı severken mıncıklamak
27)hanımın satranç mı ben mi sorusuna-beni böylesi zor bi soruyla başbaşa bırakma diye cevap vermek
28)bidon bidon sürekli salatalık turşusu yemek
29)biri bişey anlatınca ilgimi çekmeyince dalıp gitmek öyle dimi sorusuna haa diye cevap verip irkilmek
30)menemeni sürekli ekmeğe büyük banak alarak ardı sıra yeyip çay içerken kendimden geçip kimseyi uzun süre gerçekten duymamak ciddiyim
31)beyaz peyniri dilimlerken çocukluğumdan beri sürekli minik kurba şarkısını söylemek(hanım şaşkın şaşkın bakar anlam veremez)
32)iş yerinde aşırı ciddi olmak eve gelince komedyen moduna geçmek...
not:hatırladıkça güncellenecektir... -
İltifatlar yalan yanlış dahi olsa mutlu ediyor. Biri bana: bebek gibisin, dedi de yok Daha neler ablacım. -
Referandum yorumlarımla ilgili Hala eksi almaya devam ediyorum. Böyle giderse karma puanım sıfırlanacak ve blogsozluk semalarından adım silinecek.
eğer senaryo gerçekleşirse Yeni hesaplarla yeniden üye olmam sözlüğe. Nasip der yoluma bakarım.
edit: ölümüm birden olacak seziyorum.. Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim. -
Bitecek -
Kalbim gercekten ters dönmüş galiba ya. -
An itibariyle açık pencerenin önünde ders çalışıyorum. Evin önünde minicik bir çamlık var ve oradan gecenin serinliğiyle birlikte müthiş güzellikte çam kokusu geliyor. Şu an ay ışığından başka ışığın olmadığı geniş bir çamlıkta ciğerlerim dola dola nefes alarak koşsam... düşünecek,yapacak başka bir şey olmadan... Ama işte kadere baaak,kadere bak sevgili sözlük. -
Yoruldum...
İnsanlara "hayır" diyememekten yoruldum. Niye diyemiyorsam 5 harf iki hece bir kelime. Kullanıldığımı hissettiğimde bile "hayır" diyemiyorum. Sahi neden diyemiyorum. Kırılırlar diye mi? Üzülürler diye mi? Yoksa benimle ilişkilerini keserler yalnız kalırım diye mi? Bir bilinmezliktir aldı başını gidiyor. Aslında inadım tuttuğu zaman haykıra haykıra "hayırrrr" derim. Ama olmuyor tutmuyor şu deli damar.bazıları iyi birisin diyor. Nedenini sonraları anladım çünkü hayır diyemeyen bir "ben" vardı karşılarında.benimki bardak değil fıçı galiba su bir türlü dolup taşamıyor.
808 entry daha
