blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 107
808 entry daha

  • geçenlerde yemek masasının üzerinde gezinen bir karınca gördüm. gezindiği yer yağlıydı ve karıncaya bir şey olmasını istemiyordum. bir çatal yardımıyla karıncanın hayatını kurtarmaya çalıştım, fakat ne yazık ki tamamen iyi niyetimle kurtarmaya çalıştığım karıncanın yaşama veda etmesine sebep oldum. içimde müthiş bir üzüntü oldu. daha sonra keşke ellemeseydim dedim, ancak her şey için çok geçti. bir gün hamam böceğiyle karşılaşmıştım, onu da öldürmeden bulunduğu ortamdan uzaklaştırmak istedim. ancak bu eylemim ne yazık ki onun da yaşama veda etmesine sebep oldu. benim yüzümden hamam böceğinin de yaşama veda etmesine üzülmüştüm. fakat ona duyduğum üzüntü karıncaya duyduğum üzüntü kadar değildi dürüst olmak gerekirse. bu bir iki yüzlülük mü sence sözlük? hayvanları veya diğer canlıları sevimliliğine, dış görünüşüne göre mi seviyoruz veya ölümüne sebep oluyoruz? umarım böyle değildir..
  • Verdigim kararlardan pismanlik duydugum neredeyse hic yoktur.
    Cunku agzimdan sinirle bir sey cikmaz, hicbir dusuncem dalginligima denk gelmez, zaten duygusal dusunenem de. '*'
    Ama su anda, yaklasik bir bucuk yil once verdigim bir kararin pismanligini o kadar derinden hissediyorum ki. O zaman da ileride daha buyuk bir pismanlik duymamak adina oyle bir karar vermistim.
    verdigim o karar cigerlerime hava dolmasini engelleyecek kadar sisti icimde. Ve ben, beni bu ikilemde birakan kisileri asla affedemeyecegim.
  • İnsan asla yapmam dediği şeyleri içine birden düşebiliyormuş.Üzmek istemezdim ama onun anladığı dilden konuşmasam her şey daha kötü olacaktı.
  • Finallerimin son günüydü. Evet çok üzüldüm. Çok mutludum okulda çünkü. Sınavdan çıkarken, nasıl geçti diyen, güneşte oturma bak şurada gölgelik var diyen, dersine bazı nedenlerden ötürü geç kaldığım için, dersime girmeni çok istiyorum diyen ve devamsızlıktan bırakmayan, sürekli bizi dinleyip, sarılan hocalarımın hakkını nasıl verebilirim, onları nasıl özlemeyebilirim. Arkadaşlarımı hiç anlatmayayım, ağlarım. İyi ki onlar var, yoksa dünya hiç çekilmez, zaten anamızdan atamızdan ayrıyız.
    (bkz: dertleşme başlığı)
    Edit: yanlış anlaşılma düzeltildi. '*'
  • benim için "Diyarbakır eşittir:" listesinde başta olanlardan "lahmacun" deneyimini tekrar yaşadım bu akşam. Midemde 4.5 adet lahmacun var. Ve nasıl mutluyum nasıl mutluyum anlatamam. Aslında akşam yemeği olarak 3.5 tane idealdi benim için ama bir daha ne zaman gelirim bilmiyorum. Gerçi 2014'den beri her sene "bir daha ne zaman gelirim" diye diye her sene bir kere geldim. E tabi işsiz güçsüz bomboş gereksiz biri olunca, neyse, bir tek sen yüzüme vurmuyorsun bu durumu sözlük bir de blogum. O yüzden ben sizin adınıza vurayım dedim. Özetle midemdeki mutluluk kandil akşamı ile bayram ediyor. Yarın arkadaşım müsait olsa da şu meşhur yerde nargile patlatsam bir tane gitmeden. Pazar günü uçaknan dönücez. Ne çabuk geçti zaman ya la. Hayır döndüğüm günün ertesi sıkı bir ders çalışma, spor ve diyet üçlüsüne giriyorum. Ondan.
  • Bir hobim yok ve ben bundan çok rahatsızım.
    Kuzenime bakıyorum, araba sevdalısı. Bütün arabaların piyasasını ve motor ıvız zıvırlarını bilir. Onun ikiz kardeşi, yani başka kuzenim ise magazin ile ilgili her şeyi bilir. Ben ise hiç bir şeye ilgi duymuyorum. Bu o kadar boşlukta bir his ki. Sanki bu hayatta amacım yokmuş gibi hissediyorum. Sabahtan akşama kadar belki dizi izleyip, oyunlar oynuyorum ama sadece vakit öldürmek için bunu yapıyorum. Bir geek değilim maalesef.
    Mesela haberlerde görüyorum. Bir adam ayağı tüylü bir kuşa bir araba parası veriyor. Çoğumuzun gözünden bu adam keriz. Ama adamın ilgi alanı kuşlar. Belki de şu an hepimizden mutlu o kuş sayesinde.
    Şu an bunları yazar iken karar verdim. Artık her şey ile uğraşıcam. Müziği denicem, resim yapmaya çalışcam ve belki paraşütle atlıcam. Ama bu hayatta yapabileceğim ne var ise yapacağım. Ben sadece bu dünyadan biraz olsun uzaklaşmak için bir hobi istiyorum. Bunu bulana kadar çabalıcam.
  • Son zamanlarda nickimin hakkini layigiyla veren davranislarda bulunuyorum. Hic hos degil. Kendimi kiniyorum. Yapabilsem kendi kafama ucar, kendimi patlatirim. (bkz: blog sözlükle dertleşen yazar)(bkz: blog sözlük'ü günlük gibi kullanan yazar)
  • çok tuhaf komşularımız var.
    kapıya birisi kağıt koymuş ve komşumuzun birisi de az önce kapıya vurdu, açtım kapıyı dedi ki "kapıya kağıt koymuşlar da heralde evde yoklar dedim ondan vurdum kapıya."'*'
    (bkz: komşuların tuhaflıkları)
  • bundan sonra kısa yazmaya karar verdim. ben bile kendi yazımı, "yazım yanlışı var mı ?"diye okumaya üşendim.
  • Bugün öğle namazı için, ki normalde 5 vakit kılabilen biri değilim ne yazık ki, babama takıldım ve camide kıldım. Allah seni inandırsın sözlük, camide kendimi o kadar genç hissettim ki anlatamam. Ama böyle ruhani anlamda değil, bildiğin biyolojik gençlik. Çünkü camide en genç olanlardan biriydim galiba. Doluydu da cami. Çok merak ediyorum benim jenerasyonumun yaşlılığı nasıl olacak acaba... Biz de öyle camileri doldurabilir miyiz? Yoksa şimdiki gibi camiye sıra gelmez mi? Gerçi benim jenerasyonumun çoğu ateist. Bilemedim. Hayırlısı artık.
  • Bir süreliğine entry girmeme kararı aldım. Bakalım sığ kafada ki nesneler, kişi sıfatındakiler daha ne kadar at koşturacak buralarda. Saygı ve sevgiyle.
  • girmiyorum entry falan, siz kötüleyin diye mi burdayım lan ben?'*' (bkz: arrivederci)
  • En iyiler listesinde badilerimden birisini görünce çok gururlanıyorum. İçimden Helal be koçum kimin badisi, mükemmel bir badiye sahibim, adam yazmış abi be gibi cümleler geçiyor. Kendimi görsem bu kadar sevinmem o derece '*'
  • *** bu bir aglama, sizlanma entrysidir ***
    Cok uzgunum. Oyle boyle degil hem de. Sizin hayatta onceliginiz nedir bilmiyorum ama ben ciddi manada iskolik bir insanim. Bu yolda guzel hedeflerim var. Ilerideki hedeflerim icin tirmanmam gereken basamaklar vardi. Hala var. Ve ben o basamaklari nokta atisi hedefler belirleyerek gerceklestirmek istiyordum. Belki de ilk kez bu kadar net bir hedefim, hayalim vardi. Uykusuz kaldim, yoruldum, gerildim ama heyecanim hepsinden agir basti her zaman. Ama olmadi. Illa ki olacak ama benim istedigim sekliyle degil. Malzeme ayni ama sekli semali farkli. Ne diyecegimi bilemiyorum. Ustume dusen her seyi en iyi sekilde yaptim. Hayalkirikligi yasamiyorum. Keske soyle yapsaydim dedigim hicbir sey yok. Ama olmadi. Ve ben cok uzgunum.
  • sinirden, kırgınlıktan oturdum hüngür hüngür ağlıyorum. ya gerçekten anlatılanı anlamak bu denli mi zor? kapatıp hesabı defolup gideceğim en son ya. ben niye kendimi anlatamıyorum. sürekli ağlamaktan da yoruldum. yapım bu kırılganım, böyle olmayı ben istemedim ki. sorunlu olan ben mi oldum rahatsız olduğum şeyi dile getirip isteyince. kendimi yok edemem anlıyor musun(uz)? ha istiyorsan(ız) ismime bile rastlamazsın(ız). bunu yaparım gerçekten. yoruldum kırılgan yapım yüzünden laf yemekten ya, insanım bende.
  • Bir garip haldeyim sözlük mutlu muyum? Sanırım. Mutsuz muyum? Galiba. Eee şimdi ne olacak? Ben nereye gidiyorum? Ne yapacağım? Huzuru bulabilecek miyim? Sürekli bunları düşünüyorum.
  • Ben bu düşüncelerin arasından nasıl çıkacağım? Ne yapacağım, nasıl hissedeceğim, ne diyeceğim inanın bilmiyorum. Ben koca bir bilinmezliğin içinde, kırgınlıklarımla yüzüyorum.. Tek bir şey istiyorum o da; geçmişimi unutmak, bununla yaftalanmamak ve bana güç olacak bir insanla karşılaşmak. Aramıyorum ama duasını hep ediyorum. Gözyaşlarımla boğdum kalbimi. Bu ne kadar ağır bilir misiniz? Tek dileğim var; artık ruhumu, bedenimi yormayacak, acıtmayacak insanlarla karşılaşmak. Sürekli "ya bu yaşında ne yaşadın da böyle derbedersin? Hayat yeni başlıyor, önünde uzun bir yol var." cümlesini duymaktan bıktım. Siz beni o yolda bilinmezlikle yürüten derdi ne bileceksiniz? Ya da size bu derdi nasıl anlatabilirim? Biliyorum çok kırılganım, biliyorum çok alınganım ama küçücük bir sürpriz ya da iyi niyet tüm her şeyi unutturabiliyor. Ben yükseklerde aramam o neşeyi, tek tebessüm yeter. Yaşımla yaşanmışlıklarımın bağdaştırılmasından ve kişiliğimden dolayı laf yemekten bıktım - alıngan ve kırılgan oluşum yüzünden yani-. Sürekli bunalım halinde olmaktan da bıktım. Ben artık iyi insanlara rastgelmek istiyorum. Bunun için inandığım tanrıdan önce başkalarının mutluluğunu, sonra kendi mutluluğumu diliyorum. Sizce başkasının mutluluğunu kendinden önemli gören biri için bunca kötülük ve bu namussuz dünya reva mı? Ben söz verdim kendime; bu asıra kalbimi esir etmeyeceğim. İyilik için savaşacağım. Ben iyi olacağım, Rabbim elbet kötünün hesabını sorar. Mutlu olmak istiyorum artık. Buna çok ihtiyacım var. Çünkü çok yoruldum sözlük. Etrafa neşe olup, içime ateş olmaktan yoruldum. Ben, o yüklerle ve acılarla savaşmaktan yoruldum. Kendimi bir gün, "elini ver bana atlatırız her şeyi." diyen biriyle karşılaşacağıma inandırıyorum..
  • Derin bir kederle kapatıyorum ömrümü ama birkaç gündür daha başka bir üzüntü var üzerimde. Oysaki ömrünü mutluluklara adamış insanlar kedere bürünmez sanardım..
    Çok tasalanırdım kabul görülmeyişime, sevilmeyişime. Sonra bir gün, "aslolan seni bilen öz kişiler değil mi? Yüreğine niye herkesin derdini veriyorsun, zaten yeterince derdin var." o gün kendimi toparladım. Beni bilen biliyor en nihayetinde. yüreğime kötülüğü bile bile koymayacağımı, öz dediklerim biliyor.
    Velhasıl türlü sonlardan sonra, oturup bu cümleleri zikrettim.
    Ve anladım ki, her son bi' başlangıç. Her son yepyeni şeyler kazandırır. Ve her acı bambaşka bir güç katar, katran kalplilerden zulüm gören masumlar için.
  • icim daraliyor. Kendimden baskasini suclayamadigim icin sinirim beni bitiriyor. Kendime olan sinirimi asla yenemiyorum.
  • Bıktım! İnsanların sosyal medya üzerindeyken mesajları görüldü yapıp cevap vermemesinden bıktım! Yahu tepki ver en azından! Soru sorulduğunda bile görüldü yapıp cevapsız bırakmak nedir? Sorduğum soru da "kitaptaki şu soruyu yapabildin mi?", "nasılsın, nasıl gidiyor?". Normal hayatta böyle davranılmaması gerektiğini bilip ve böyle davranmazlarken sosyal medyada bu ne ikiyüzlülük?
808 entry daha
/ 107