blog sözlük itiraf
-
İç sesimi bastırmak için bazen şarkının sesini yükseltiyorum bazende kendi kendime konuşuyorum . -
Sanki bir iç savaş başlayacakmış ve emperyalist güçlerin son oyun sahası olacakmışız gibi hissediyorum. Bu beni korkutuyor.
Sanki her şey boşa gidecekmiş gibi. Değer verdiğimiz ne varsa. Kan ve ölüm.
Bize bir şey yapamazlar, bir farkliyiz duygusunu ben de taşıyorum. Ama olmaz dediğimiz ne varsa oldu. Kuzey afrikada başlayan arap baharı, suriye sınırında gotumuze dayanali 5 sene oluyor.
Yıllar önce suriye sınırındaki mayınları neden temizlemek için ihale falan açıyoruz diye düşünürdüm. Halbuki dursun değil mi? Kime zararı var? Bugün anlıyorum ki çok uzun soluklu bir planın parçasıymıș. Bugün suriye sınırı yol geçen hanı...
Her neyse. Umarım korktuğum olmaz. -
İçim sıkılıyor
Çarşı iznine çıktığım anlardaki istima sabırsızlığı geldi aklıma bugün. Yeniden normal hayata kısa süreliğine de olsa dönebilme mutluluğu bu.
Bugün o neşe içindeki onlarca gencecik insan adaletini siktigimin dünyasından parçalanarak göçtü.
Sesimi çıkarmıyorum, güçlü duruyorum ama inan bana sözlük artık dayanilmiyor. Benim altın sarısı saçlarına bakmaya kiyamadigim bir oğlum var ve hiç tanımadıkları bu çocuğu korumak uğruna silahlı eğitim alan aslan gibi adamlar bugün kalleşçe şehit edildiler. Ne söylenebilir? Ne anlatılabilir? Hangi kelime ise yarar, hangi cümle acıyı azaltır ?
Öyle işte... -
hayatımda çözümleyemediğim en büyük sorunla karşı karşıyayım. daha önce kaçtım. lakin bunun da her sorun gibi önce kabullenip derin nefes alınıp kaçmakla sabretmenin farkını anlayıp düşünüp bir çözüme ulaştırmam gerektiğinin farkındayım. çözüm yolunu bilsem de elimde çözümün haritası yok.
bir insanla düşmanca yaşamayı asla bilemedim. kendimi sevdirmenin, bunun da insanları daha çok güldürerek yapabileceğimi düşündüm ve zekamı bu yönde geliştirdim. evet geliştirilmeye de yatkındı gerçi. ama bi insanla düşmanca yaşamayı, koz oynamayı, insanları yeri geldiğinde korkutabilmeyi, ezebilmeyi, susturabilmeyi, kırmak ya da karşı tarafı düşünüp empati kurmak değil ya da şahını da yemek değil mat etmeyi bilmiyorum. bu konuda çok savunmasızım. elimden hiçbir şey gelmiyor. onurlu bi insanla bozuşmanın da bi adabı ve haysiyeti var. lakin herkes sandığımız kadar onurlu ve düşünceli değil bu dünyada. bu konuda çok yetersizim. zekamı kullanamıyorum. bir çözüm yolu arıyorum ve bulamıyorum. nasıl iyilik edilir insanlara nasıl ne zaman yardım edilir insanların özellerinin sınırlarını nasıl bilebilirim, kendi haddimi nasıl bilebilirim hayatım boyunca bunlar için çalıştım. lakin madalyonun diğer yüzünü bilmediğiniz takdirde bunlar yetersiz kalıyor, eziliyorsunuz kimse yardım eli de uzatmıyor. bu konuda gerçekten yardıma ihtiyacım var. siz gerek siyaset deyin gerekse akıl oyunları. bana yardım edebilecek biri varsa bu konuda gerçekten yardıma ihtiyacım var. en azından kendimi ezdirmeyecek ve savunabilecek kadar bile olsa ihtiyacım var. -
insanlardan tiksiniyorum acaba kendimden mi tiksiniyorum sorusuna cevap bulamayan zoraki sosyalim tedavisi yok gençler varsa benden başka müzdarip -
23 Kasım 2014 - [21:44 _ 22:01] - 17 dakika...
(bkz: son görüştüğümüz tarih ve dakikalar)
(bkz: özledim galiba) -
(bkz: matematik) gibisin Sevgilim.. Bir matematik sorusu çözmek bir de yazılarını okumak beni hayata bağlıyor, mutluluğa olan inancımı artırıyor. -
şu dünyada en değer verdiğim uğruna canımı bile verebileceğim yegane varlık annem. Başka şehirde okumanın en zor yanı da ondan uzak kalmak. Annesi vefat etmiş kişilerle tanıştığımda içimi deli gibi bir korku kaplıyor sözlük. Dünyadaki hiçbir şey onu kaybetme ihtimalinden daha fazla korkutmuyor beni. Ortada bir sebep bile yokken içimi saran bu korku deli ediyor beni. Şimdi diyeceksin sınava çalışırken aklına düşecek konu kalmadı mı? En çok da hayat zorlandığında aklıma geliyor işte bu korku. Aklıma hakim olamadığımda bana yardım edebilen tek kişi o. Anlatabiliyor muyum onsuz neden delireceğimi. -
Yaklasik 24 saattir yazmiyor ve ben onu çok özledim. Yok mu özlemenin bi çaresi. -
en yakın arkadaşımla yollarımız ayrıldı. aynı yemeği yediğim, aynı şeye güldüğüm, aynı şeye üzüldüğüm tek dostum. aynı zamanda ev arkadaşım. yalnızlığımı unutturan bana. yine hatırladım bugün. hani elimizde olsaydı giderdik gidebildiğimiz yere kadar. zormuş ulan. yine tek olmaya alışmak zorunda kalmak. yine dört duvar arası bir başına kalmak. sırtımda o kadar yük, sanki bir parçam ayrıldı bugün, boğazımı düğümleyerek. -
tuge pislik seni seviyorum ama sana çok kırgınım. bugün sana ihtiyacım vardı ve sen yoktun. Ağladığımı duymadın. -
Yalnızım arkadaşlar. Arada bari iyi geceler falan yazın bana da mutlu olurum belki. -
ulan şu ağzım bir susmuyor. tamam iyi niyetliyim ama her sözüm yanlış mı anlaşılır arkadaş! -
Her gün bir diğerinin aynısı be sözlük. Farklı heyecanlar arıyorum başka insanlarla konuşuyorum falan ama hissediyorum hep aynı şeyden kaçıyorum. O an iyi geliyor ama içimde bir faydası olmadığı öyle açık ki.
Yeter sözlük bitsin istiyorum, bitsin bu düzen yenisi gelmesin. Yok tahammülüm alışmaya. -
Duygusuzlaşıyorum sözlük. Depresyonun dibindeyim sanırım.
Şuan babama bir şey olsa sanırım duygusuzluğa devam ederim. Araba kazandın 1 milyonluk deseler, tepkisiz şekilde satar 2 ev alırım. "İyi oldu" falan der geçiştiririm.
Duygularımı geri istiyorum. -
insanların hayatımdan çıkması travmatik bir durum benim için. asla normalleştiremiyorum bu durumu. of sözlük ya :( -
Aslında öldüm, sadece kimsenin haberi yok... -
Gün içinde eskisi kadar sık entry yazamıyor olsam da yazılanları okuyor, olan biteni big brother misali gözlüyorum. Okuduğum "hmm adam haklı beyler" dediğim veya "beni gülümsetti al sana bi' gülcük" deyip oy verdiğim entry'leri ertesi gün dünün en iyileri başlığında görünce saçma salak bir mutluluk geliyor ruhuma, sanırsın en şerbetlisinden bir porsiyon künefe yemişim. işte öyle bir şey
Edit-büdüt: Niçın kötülüyorsunuz entry'mi yahu, illa hayati bir şey mi itiraf etmeliyim. İtiraflarımın ponçik olmasıdfjdjfd Şu sonuncudan sonra kötülemek serbest :) -
Ben ekşide 2 yıldan fazladır yazarlık bekliyorum. Bunun dışında 2 den fazla sözlükte de yazarlık yapıyorum. Yazar olduğum sözlükler genellikle yeni açılmış ve yazara ihtiyacı olan sözlüklerdir. Doğrudan yazar olarak alırlar. Ya da en çok 1 hafta çaylak takılırsınız. Burası da öyle. Kayıt olduk, onaylandik, yazar olduk.
Neden ille de yazar olmak istediğimi inanın kendime bile kolayca açıklayamıyorum. Hoşuma gittiğine eminim. Ya da ekşinin o büyülü ortamı biraz da bu isleri cazip kılıyor olabilir. Kısacası bu isler beklemeyle alakalı. Bunu anladım. Diğer sözlüklerde de gördüm. Kolay elde edilmiş bir yazarlıktan herkes kolayca vaz gecebiliyor. Beni de uçurun o zaman diyebiliyor. Kalıp mücadele eden yok. Ekşide protestonun bile adabı var. Ya profilini dondurur uzaklasirsin ya da geçmişteki değerli entrylerini silerek kutsal bilgi kaynağını engin bilgilerinden mahrum bırakırsın. Ama her şeye rağmen bilirsin ki orada büyük bir emeğin var ve öyle gotunu dönüp gitmek olmaz.
Sorun bu iste. Buraya asla emek vermiş gibi hissetmeyecegiz. Çünkü kolay elde ettik. Peki sansür? O da sözlük sahibimiz avukat/avukatlar tutacak kadar para kazanana kadar devam edecek. Zira bunu hic inkar etmedikleri gibi açıklama ihtiyacı da duydular. Peki tonla parası olan ekşide niye sansür var? Çünkü sizi avukatların kurtaramayacagi kadar büyük kervanlara takabilecek nitelikte yetkililere ve etkililere sahip bir ülkede yaşıyorsunuz. -
sözlük yazarlarının alayının itiraflarını ifade eder alayımızda tuhafız bu bir gerçek...
1)günde üç demlik çay içmek
2)kitap okurken sürekli uyuyakalmak
3)beş öğün yemek yeyip kilo almamak
4)dış macununun tadına bakıp yarısını yemek
5)ise bilerek geç kalmak
6)sürekli yeni kitap yazıp ellinci sayfadan sonra tüm emeği beğenmeyip yırtmak(500 sayfa yırttım)
7)her gün işinin de aq deyip tıpış tıpış ise gitmek müdüre güleryüzle günaydın demek
8)bir çimen görünce yuvarlanmak istemek
9)la harbiden ben evlendim mı la şimdi deyip şaşırmak..
10)her gün yarın hayata sıfırdan başlıcam deyip yarın aynı yaşamak
11)kimseyi kırmıcaksın diye kendime söz verip iki güne kalmadan birini sözlerimle dövmek
12)duvara yarım saat boyu anlamsızca bakıp donmak
13)hanım her gün ise kaldırdığında hı geldikmi deyip her gün aynı espiriyi yapıp durmak
14)satranç çalışırken sürekli zayıf olanı tutup onu kazanca zorlamak ve iyi bir fedayla kendi kendini tuzağa çekip mat etmek
15)arada kendime öyle uyuz olurum ki ağzımı burnumu kırmak isterim
16)misafirliğe gidince hiç sevmediğim yemeği bile ayıp olmasın diye iki tabak yeyip bitirmek
17)arada kendime küfür etmek ayda bir mutlaka kendimi cezalandırmak
18)çocuklar kadar çikolataya düşkün olup bunu gizlemek evladıma alıyom ayağına kendime bi ton çikolata alıp evde oğlumla adaletli paylaşmak
19)bi film izlerken karakterlere saydırmak ve oğlumun baba o sadece bi film diye beni uyarmak zorunda kalması
20)televizyon izlerken yarım saat sonra kalkarım deyip on saat sonra kalkmak(hanım yüz kez bak uyuyakalacaksın dediği halde)
21)oğlumla minecraf videoları izlemekden nedense mutlu oluyorum...
22)testere serisinin sekizinide izleyip hemen peşi sıra dram filimleri izleyip ağlamak
23)aynaya bakınca bi cool tavırlar ki görme sanki dünyayı kurtardın hödük seni...
24)eve geldiğimde karnın aç mı sorusuna bilmiyorum cevabını vermek(istemsizce)
25)işimden dolayı yalakalık yapmaya başlayanlara ters ters bakmak
26)çocuklarımı severken mıncıklamak
27)hanımın satranç mı ben mi sorusuna-beni böylesi zor bi soruyla başbaşa bırakma diye cevap vermek
28)bidon bidon sürekli salatalık turşusu yemek
29)biri bişey anlatınca ilgimi çekmeyince dalıp gitmek öyle dimi sorusuna haa diye cevap verip irkilmek
30)menemeni sürekli ekmeğe büyük banak alarak ardı sıra yeyip çay içerken kendimden geçip kimseyi uzun süre gerçekten duymamak ciddiyim
31)beyaz peyniri dilimlerken çocukluğumdan beri sürekli minik kurba şarkısını söylemek(hanım şaşkın şaşkın bakar anlam veremez)
32)iş yerinde aşırı ciddi olmak eve gelince komedyen moduna geçmek...
not:hatırladıkça güncellenecektir...
