blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 148
  • Bazen anlatılmak istenen, sizin anladığınız şeydir, anlamamaya çalıştığınız şey değil. Onu anlatıldığı gibi anlamaya çalışın, anlamamaya değil.
  • bu hayat beni otogarda, yurtta, evde, sokakta, metroda, takside çok ağlattı ya. umarım artık ağlamam.
  • hafta sonu gelene kadar uyumak istiyorum ki bütün hafta sonu uyuyabileyim. itiraf bu kadar.
  • İnstagramdan bulduğum eski hocalarım benim için acaba "istese atom mühendisi bile olabilirdi. Ama o kendi hayal dünyasına çekilip mutlu olmayı tercih etti" diyorlar mıdır hakkımda çok merak ediyorum.

    Çünkü ders ya da entelektüel olmayan hiçbir konuda onlarla sohbet etmezdim. Hakikaten kazmaymışım ben ya! Dinler, anlar ama sohbete katılmazdım. Kolay bulduğum soruları bile cevaplamak için parmak kaldırmazdım. O parmağın hakkını verebilmek adına soru "bir şeye benzemeliydi"..

    Fakat Şimdi olsa çok farklı olurdum. Daha duyarlı olurdum dışımda gelişen olaylara.

    Daha az düşünür daha çok izlerdim.
    Daha az düşünür ve izler daha fazla konuşurdum.

    Ya da bilemiyorum, belki de o kadar paranoid bir kız lisesinde o an için yapılabilecek en müspet şey susup izleyip sessizce beklemek olurdu. Ben de onu yapıyordum. Ama ben ortaokulda da sessizdim.

    Ben anca böyle bloglara yazarım sözlükçüm. İnsan içine çıkıp heyt diye atılacak deli küheylan cesareti yok bende..

    Hayırlısı. Nasip..

    Ama anneme sorsanız "maşallah dil pabuç kadar" demişti bir kez bana. Artık ne kadar ciğeri yandıysa kadının :)) zaten bir annem çözer benim dilimi, bir de çözerse yağçöz çözer. Onu da tuz ruhuyla kulllanırsanız. Bir de oda sıcaklığında 1atm hava basıncı olmalı.
  • (bkz: yani tek anlatmaya çalıştığım şey);

    Hilafet sancağını hakkıyla taşıyamayacağını düşündüklerimizi, hilafet sancağını hakkıyla taşıyabilecekmiş gibi donatmanın mantığının aslında ne olduğu.

    Çok mu karışık geldi. Boşverin. Şu an sesli düşünüyorum.

    .
    .
    ↑↑↑ ve ne demeye çalıştığımı anladığında, bana hak verecek en az 50 türk vatandaşı çıkacaktır bu ülkede, onu da belirteyim.
  • İnsan böyle akşamlarda yanında bir arkadaşı olsun istiyor sözlük. Bir kardeşi falan..

    Ya da belki artık yalnızlığım bana ağır gelmeye başlamıştır. Hiç sıkılmam yalnızlıktan diyordum. Değişiyorum..
  • İtiraf ediyorum sözlük:

    İnstagram'da nasıl story atılır bilmiyorum. Ögrenemedim. 1 sene oldu (bkz: swh)

    Ama bu o kadar da vahim bir bilemeyiş olmasa gerek. Sıkı Dostlarım da beni bu yüzden yargılamazlar inşallah :-/
  • Evet bu asrın itirafı olmalı;

    "O kadar çok gürültü yaptınız ki ben sonunda bir ingilizden tiksindim. Çünkü gürültünün başat karakteriydi o."
  • Bir de insanın başına ne geliyorsa şu küçük dili yüzünden geliyor sözlük. Sussa mesela, efendi olduğunu düşüneceğim, ilgili şahsın, mesela.. Ama konuşuyor ve çuvallıyor..

    Belki ben de böyle çok konuştuğum için adi karakterde olduğumu düşünüyor olabilirsiniz. Fakat ben sosyal hayatta asla mecbur kalmadıkça konuşmam.

    Sözlüğe yazıyorum, bunların çoğu kendime öğüt niteliğinde. Sonradan ne yapmam gerektiğini unutmayayım, insanlar arasında ne yapmam gerektiğini hatırlayayım diye.. Fazla ciddiye almayın yani..
  • şimdi (bkz: google fonts)'a güzel güzel fontlar gelmiştir sözlük uzun zamandır bakmıyorum. photoshop'um da güncel değil..

    ama behance'in daimi müdavimiyim.. bazı resimlerine birkaç defa denk geliyorum.
  • artık yapmacık arkadaşlardan gerçekten sıkıldım. istemeyen yüzüme söylesin, istemediğinizi hissettirmek yüzüme söylemenizden emin olun ki daha kırıcı. yüzsüz değilim zorla arkadaşlık edecek değilim, kimseye ihtiyacım olmadı siz olmasanız da olur.
  • incelikler yüzünden acı çekmek bazılarımızda kişisel bir gelenek!


  • Kendini ağırdan satmak iyi bir şey değil sözlük.

    Kendini ağırdan satan biri değilim; olmayacağım da.
  • "bir insan bir robota aşık olabilir mi?"

    olamaz sözlük. bu sorunun cevabını çok düşündüm. bunu psikoloji kitaplarından öğrendiğim kadarıyla cevaplandırabilirim.

    psikoloji der ki, "normal insan, diğer insanlar gibi davranan insandır." yani siz toplumun genelinden ayrıksı davrandığınız zaman "psikolojik anlamda sağlıklı insan" olmaktan uzaklaşıyorsunuz.

    bir robotla hayatınızı paylaştığınız zaman da bu sizi normallikten uzaklaştırıyor. istediği kadar profesyonel tasarlanmış olsun o bir makinedir ve onunla uzun zaman geçirmeniz, hayatınızın merkezine bir makineyi oturtmanız sizi "mental olarak hasta eder" yani..

    Bu konuda düşüncelerimin değişeceğini zannetmiyorum çünkü insanın muhatabı insan olmalı sözlükçüm.

    insanların böyle ütopik kavramlara rağbet etmelerinin de tek sebebi "daha cool duruyor" olması bence..

    düşünsenize "ben bir robota âşıkım"...
    "benim bir robot sevgilim var"

    herkeste merak uyandırır. bir anda popüler olursunuz..

    ne var ki ergen tribinden farksızdır bu hadise.. fakat akîl insan gözlüğünü takıp meseleye itidal çerçevesinden bakmayanların dışındaki kesime bu kural(insanın hayat arkadaşı yalnızca insan olmalıdır) anlamsız gelecek.

    benim bu konudaki düşüncelerim bu şekilde. "meseleyi tartışırım" diyen varsa hiç çekinmeden turuncumu yakabilirler. söz veriyorum yapıcı olacağım :))

    ama bir insan robota aşık olamaz yani... ben demiyorum, bilim söylüyor.
  • bir yanım yarın cuma diye sevinçten ağlamak istiyor ammma gerçekçi yanım haftasonu ne kadar çok yapacak şey olduğunu hatırlayıp gerçekten ağlamak istiyor!
  • İşi "ehiline" vermemek, ecir bakımından yalancı şahitlikle eş değer olmalı.

    Bundan sonra kimseye referans olmayacağım. Çünkü iş ehliyettir, emanettir.

    ___
    Edit.Bunu demeyecektim ama yukarıda söylediğim itiraf anlamını bulsun diye söylüyorum..

    Şu anki müdürümüze müdür olsun diye eski müdürümüze ricada bulunan bendim. "Hocam sen müdür ol ben yardımcı olurum" diye gaz veren de.

    Ama o an olaya islami açıdan bakmamışım. Çünkü islam işi ehline verin diye hüküm koyar açıkça..
  • nasıl (bkz: içli ağladıysam) sol gözümde küçük arpacık çıkmıştı, göz yaşıyla birlikte onu da atmışım. göz yaşı kimyası arpacık virüsünü yenmiş(bkz: swh)
  • iş değiştirmek ne sancılı işmiş yaaa...
  • çalıştaydan sonra raporu teslim ederken şube müdürü espri yaptı sözlük, ben onun espri olduğu eve gelince anladım. şimdi hatırladıkça gülüyorum.

    "bilişim-iletişim" diyordu. yani "bilişimcilerin iletişim kabiliyetleri de kuvvetli oluyor" demeye çalışmış.(bkz: swh)

    brifing verir gibi "bilişimin açılımı bilgi-iletişim müdürüm" diyordum..

    o an o kadar kasılıyor ki insan, gaf yapma korkusuyla scratch'in kedisi gibi pür dikkat hizada bekliyorsunuz.

    öğrencileri de kandırdım scratch'in kedisi ona verdiğiniz her bilgiyi hafızasında tutuyor diyerek.

    hayat güzel ancak çalıştayda olduğu gibi bazen gülünecek şeylerin de olduğunu tâ eve gelince fark ediyorsunuz, sözlük. yeminle bitiğiz biz...

    scratch kedisi temsili→
  • Poster tasarla..
    Katalog tasarla..
    Sergi düşün oluştur..
    Teknofeste proje düşün öğrencilerle..
    Urfa robotik yarışmasına proje bul..
    Dron şöleni(muallak) ve internet haftası da var..


    Meslek liseleri projesi de var... Nasıl olacağını planla.. Ve 2 özgün tasarımla yeni meslek liseleri programına başvuruda bulunmam gerek..

    Tüm bunların neticesinde (bkz: sağlak) olmamak işten değil sözlükçüm sağ lobum hep çalışıyor..
/ 148