blog sözlük itiraf
-
Hiç bir işe yaramamaktan hiç bir şey yapmamaktan çok sıkıldım. Kardeşlerim sürekli ağır hastalıklar atlatıyor. Kurban olduğum rabbim hikmetinden sual olmaz ama burada ben gibisi dururken neden o saf masum çocuklara yüklüyorsun bu yükü? Benim kalan ömrümü de onlarınkine eklesen olmaz mı? -
ceteria paribusun itirafları çok güzel. Hoşuma giderek, sonunda ne olacak acaba diyerek okuyorum.
Sosyal hayatımda geçmişten bir şeyler anlatmayı severim ama buraya yazacak olunca aklıma gelmiyor. (Elini yüzüne vuran emoji)
Edit: yazım.
Hep bunu yapmak istemişimdir. :)) -
Meraklı bir çocuktum. Biraz da yaramaz. Çok çekti annem benden. Peşimde koşmakla geçti ömrü. Sırf bunun hakkını bile ödeyemem sanırım. Bir ara da sigaraya merak saldım çocukken. Toplanırdı gençler bizim köyün ortasında. Hepsi yakardı birer sigara. Kimisi öne eğmiş kafasını. Kimisi tarladan gelmiş, yorgun. Kimisi şakalaşırdı diğeriyle. Biz de köyün çocukları, onları izlerdik. İçten içe merak ederdik. Benim merakım biraz fazla. Yenik düştüm sonra merakıma. Bir akşam evde herkes yattıktan sonra babamın cebinden aldım bir tane, sakladım. Fena heyecanlıyım. ilk kez sigara içeceğim. Sonraki gün aldım ben sigarayı sakladığım yerden. Heyecana kaldığım yerden devam ediyorum. nerede içsem diye düşünüyorum. Her yer tehlikeli. Küçük yer, her an her yerden biri çıkabilir. Dedim en iyisi evde içeyim annem yokken. Gitti sonra bu bir yere. Vakit o vakit. Aldım kibriti geçtim odaya. Kapıyı kilitledim. Açtım pencereyi. Yaktım sigaranın ucunu. Hiç hayal ettiğim gibi olmadı işte bu kısımdan sonrası. Ben dumanla boğuşurken kapı açıldı bizim. Annem pencereden çıkan dumanları görmüş olacak ki geri dönmüş. Dayandı bu benim kapıya. Başladı bağırmaya. Aç kapıyı, filan falan. Aynı zamanda kapıya vuruyor. Ben de içerde dumanla boğuşuyorum. Telaş yaptım. Kırdım sigarayı çekmeceye attım. De ki pencereden dışarı atsana. Hadi atmadın söndür anasını satayım. Kırmak nedir. O çocuk aklıyla, üstüne o heyecanla ne yaptığını bilemiyor insan. Gittim kapıyı açtım sonra. Annem anladı sigarayı. Eşşşek sıpası bu yaşta ne sigarası diye üstüme geliyor. suratımda şaşkınlık ve korku arası bir ifadeyle, anne vallahi içmiyorum. Duman basmış evi filan sallıyorum. Çekmeceden duman çıkıyor o ara. Açtı bu çekmeceyi. eşek seni. Bir de iki tane içiyor demesin mi. Ben sigarayı kırıp atınca o muhteşem anlık kararımla. Bu iki tane sandı tek sigarayı. Bu sefer, anne vallahi bir tane içtim demeye başladım tabii. Bu sefer doğruyu söylüyorum. Neticede temiz bir dayak yedim. İki sigaralık. Yıllar boyu ağzıma sigara sürmedim sonra. Bir boka da benzetememiştim zaten. Böyle işte. Daha ilk sigarada yakalanan biriyim. Hayattaki şansım hep bu seviyelerdeydi. -
Hergün okulda servis'te konuştuğun kızın bir gün sonra çıkıp sana ''seni sevgilimle tanıştırıcam, senin gibi kardeşim olması beni mutlu ediyor'' demesi hayalkırıklığın dibi hemde 4 ay sürekli konuştuğun insanı kaybetmek. -
okula girdiğim ilk andan itibaren kendimi çoluk-çocuğun arasında hissediyorum. bazen dersi dinleyen tek öğrenciyim. hocadan gözümü salise ayırmıyorum bazen slayta bakmak dışında veya çok nadir bir durum olursa... okul bu çocuklarla çok eğlenceli olmasa her derse yetişmek gibi bir çabam da olmayacak ama değerli danışmanımızla ne zaman konuşsam kendimi çok cahil hissediyorum. itiraf ediyorum, cahilim sözlük bilmiyorum hiçbir şey. -
Trafikte sinyal vermeyenlerden nefret ediyorum. Sinyal veren herkese yol veririm. Bir keresinde gece vakti arkadaşımla e-5 teyim. Saat 12 falan. Sağ şeritte bir araç arıza yapmış. O noktada trafik yoğunlaşıyor biraz haliyle. Orta şeritte gidiyorum usulca. Sağ şeritte benim görebildiğim beş araba var. 4 ü sinyal veriyor sonuncusu vermiyor. Bana gelene kadar önümdeki araçların hiçbiri sağ şerittekilere yol vermedi. Bende sinyal veren 4 taneye yol verdim. 5. Araç yola atladığı halde az bişey sola kaçıp geçtim önüne. Sinirlendi o da. Kornaya bastı falan. Sonra hemen peşimden geçti orta şeride. Sinirlendi ya, geçecek beni. Ara gaz falan veriyor. Sağıma geçmeye çalışıyor, sağa sinyal verip önüne kırıyorum. Solumdan geçmeye çalışıyor, sola sinyal verip önüne kırıyorum. Böyle böyle 5-6 kez sağ sol yaptık. En son istemsizce bir kahkaha patlattım. Dikiz aynasına bit baktım adamda gülüyor. Geldi yanıma en son kornaya bastı güler yüzle bir selam verdi gitti. Mesajı aldı mı, almadı mı bilmiyorum ama. Benim niyetim kendi serseri serbest stilimle sinyal vermeyi öğretmekti. -
nasıl desem. mesela ilk entryim bu olmamalıydı bence bu sözlükte. biraz daha adımla sanımla var olmak istiyorum. nicklerin altına saklanıp benliğimden uzaklaşmak istemiyorum. kim olduğum bilinse de umursamamak istiyorum mesela. adımı soyadımı yazarken rahat olmak istiyorum. doğum günümü eklerken. kısacası dışarıda nasılsam burada da öyle olmak istiyorum. benim durumum basit bir sanalda-gerçekte var olma durumuyla alakalı değil, biliyorum. ama bilmediğim öyle çok şey var ki. bildiklerim de öyle işe yaramıyor ki... öyle işte. en özel itirafım bu olsun isterim burada. ve güzel paylaşımlar yapmak isterim. becerebilecek miyim bilmiyorum ancak deneyeceğim. çünkü beyaz bir yer, bir kağıt, bir boş alan gördüğümde hep kederi, kederimi yazdım ben bu zamana kadar. ve beni kederlendiren en kederlendiren şeyler her zaman çok acıttı içimi. yine de hoş geldim! -
Bugun dersten sonra sinif arkadasimla sehir merkezinde isimiz vardi biz de once yemek yiyelim dedik ve ben de en yakin arkadasimi da cagirdim birlikte yiyelim diye. O da arkadaslariyla geleceğini soyledi. 6 7 kisi oluruz diye dusunmustum, yemek yiyecegimiz yere onceden gidip masa birlestirttim. O esnada ondeki masada kardesim yaşlarında olduğunu dusundugum bir delikanli oturuyordu, tek basina. Mekandaki her masada en iki uc kisi oturuyordu, herkes arkadaslariyla birlikteydi. Herkes yanindakilerle sohbet ediyor, gülüyordu. Bu delikanli da yaninda kimse olmadığından bu insanlari izliyor, onlar Gulunce o da tebessum ediyordu. Onun adina uzuldum. Hayir kesinlikle acimadim. Gercekten genis bir cevrem var ama ona rağmen bazen yalniz kaldığımda kendimi kotu hissederim. Onun da kotu hissettigini, o insanlara gipta ettiğini dusunurek uzuldum ve yanina gidip "yalnız misin?" diye sordum. Duraksadi, güldü "ne yapacaksın?" dedi. "Yalniz yeme birazdan arkadaslarim gelecek bize katılabilirsin istersen" dedim. " yok sag ol" dedi. Gayet insancil bir hareket benimki degil mi? Ama ablasi yasindaki kizin ondan hoşlandığını düşündü muhtemelen bu delikanli. Çünkü hep boyle olmak zorundadır degil mi? Tanismayan farkli cinsiyetteki iki insanin konusmasinin "hoslanti"dan başka bir sebebi olamaz. Ne kadar zavalli bir dusunce, yazik. Halbuki ben ona bir abla sefkatiyle yaklasmistim. Neyse yine olsa yine aynisini yaparim. Belki yanlis anlamayip gelip bize katilmak isteyenler cikar. Allah nasip ederse anne olduğumda da anne, nene oldugumda da nene sefkatiyle insanlara yaklasmaya devam edecegim. Yoksa ne anneligimin ne neneligimin anlami kalir degil mi? Bir mum etrafini hep aydinlik tutmaya calismalidir, degil mi? -
yaklaşık 4 saattir ergen dizisi izliyorum ve yarın sabahın köründen akşama kadar dersim var. HELP MEE!! -
Önceki gün avmde biri bana "yürüdü". -
Yaklaşık 2 yıldır günlük tutuyorum. Koca günlükte her güne ait sadece 1 cümle var. Bir günü bir cümleyle özetleyebilme yeteneğim var. İşin sırrı ise her gün bir diğerinin aynısı. -
Bu saatte bilgisayar başında ne halt ettiğimi sorguluyorum.
Sabah sekizde dersim olduğu halde. -
blog sözlüğe çoğunlukla gece 3 sularında giriyorum. (bkz: gece uyutmayan şeyler) -
Cevap vermek istemedigim birileri mesaj attigi icin yaklasik bir saattir whatsappa girmiyorum. Zorluklara mucadele edisim de takdire sayan ama dimi?'*' -
Ginger oldukça keyifli ama korkuyor. ne zaman böyle keyfi yerinde olsa 24 saat geçmeden keyfi yerle bir olabilecek bir şansa sahip çünkü. -
Asla yapmam dediğim birçok şeyi yapıyorum. Kimin ne dediği gayet umrumda. Duymazlıktan gelemiyorum ve bu çok can sıkıcı hale geliyor. Kime nasıl davranacağımı, ne diyeceğimi bilemiyorum sözlük. Zor durumdayım lakin halledebilirim. En azından buna inanıyorum. -
bu sabah akan trafikte önüme kıran hanım ablamı yakalayıp aynı şekilde ben de onun önüne kırarak korkuttum, yaptığının ne kadar tehlikeli olduğunu anlaması için yaptım, sanırım anladı da.
Edit: milletin efendi efendi tanım içeren entryleri kötüleneceğine böyle bir entry kötülensin başımın üstünde yeri var diyerek yaptığım itiraftır. Şimdi biraz itiraphtion oldu ama olsun. -
Kusura bakmayın arkadaşlar, bu ara lafımın, sözümün ulaştığı herkesi kafa göz kırıyorum. Bunu bilerek yapmadığımı biliyorsunuz. Biraz yüreğim paslanmış olabilir. Çok fazla kendimle başbaşa kaldım. Ve ben kendime iyi gelmiyorum bunu anladım. Affedin. -
Kızgınım şu sıralar. hayatı yaşanmaz hale getirenlere. Benden umudumu çalanlara, Sırf onlar gibi düşünmediğim için. Bir toplumu felakete sürükleyen bir grup basiretsize mesela. Kendi isteğiyle sürüklenen basiretsiz yığına. Gençleri işsiz bırakanlara. Kendi çocukları dünyada cenneti yaşarken. Oğlu mazlum kaldı diye babaları ağlatanlara. Zira ağlamamalı babalar. Çünkü çocuklar o gözyaşlarını kaldıramaz. Kaldıramadım. Dini siyasete karıştıranlara kızgınım sonra. İnsanların manevi değerleriyle oynayanlara kızgınım. Bir toplumun cehaletine kızgınım. Bilmediğini bilmeyene kızgınım. İnsanlara kızgınım. Bazı değerlerden yoksun kalanlara kızgınım sonra. Yaşlıya yer vermeyen gence kızgınım mesela. Sırada önüme geçip fatura ödeyen amcaya kızgınım. Yere tüküren adama kızgınım. Ben bu soğukta yaya geçidinin başında beklerken, bana yol vermeyen araca kızgınım. Gönlünü Mal mülk sevdasıyla kaplayana Kızgınım sonra. Maddiyat için manevi değerleri yıkanlara. Yoksul diye yuva yıkana. İnsanlıktan yoksun insan suretlerine kızgınım. Çocukları mahzun bırakan bir sisteme kızgınım. Çıplak ayaklı bir çocuğun mercedesin başında mendil satmasına kızgınım ben mesela. Yetmeyecek kelimelerim bilirim. Hayat sevilmeye değer de. Ben o sevgiyi bizden çalanlara kızgınım. Yine de tebessüm ederim. Kızgınlığımı, kırgınlığımı bir tebessümün arkasına sakladım. Belki bir çocuğun içini ısıtır. Kim bilir. -
İatanbulda hava çok güzel. Bağcılarda bir öğretmen evinin bahçesine oturduk abimle. Cebimden sigara çıkartırken sırf artistlik olsun diye. "Hava çok güzel ama derdimiz var be abi" dedim. Gözlerime baktı ve "dert insana yol gösterir kardeş" dedi. Bilmiyorum artistlik olsun diye mi söyledi ama huzur buldum arkadaşlar.
