blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 148
  • Bahar bahar hasta oldum. Boğazımın acıması da cabası.
  • Çok derin endişelerim var anksiyetemi bozmuş olabilirim, o derece. Sürekli hayat planlaması yapıyorum ama farkındayım ki sen planlarsın tanrı bozar. Saçma sapan şeylere ağladığım oluyor, yavru bir kedinin suratına bakıp hıçkıra hıçkıra ağladım mesela, hayır öyle düşünme hassas falan değilim, sadece içimde çok endişe, korku, nefret birikti. Bu konuda bir şeyler yapmak lazım ama ne?
  • anamı çok özledim be sözlük.
  • Yoruldum.
  • içerik hazırlarken çok tık getirecek şeyler mi yoksa yazmak istediğim şeyler mi yazayım ikileminde kalıyor, sonunda yazmak istediklerimi yazıyorum pek getirisi olmasada.
  • Yukari tukursen biyik, asagi tukursen sakal (boyle miydi? Yazinca emin olamadim) denir ya hani. Hah iste tam oyle bir sey onumuze sunulan secenekler. Korelmis bir bicakla bos bir silah sunuyorlar sanki ama diyorlar ki "bicak kesebilir ya da silahin icinde son bir mermi kalmis olabilir." iste bu belirsizlikler, bu alinmasi gereken riskler yoruyor beni. Tutamiyorum gozyaslarimi. Butun suyu icine cekmis ama artik sıkılmasina bile gerek kalmadan su akıtan bir sunger gibi hissediyorum. Ama ben duanin gucune cok inaniyorum. aldigimiz riske degdi" diyip mutluluktan aglayacagimiz gunler gelecek. Hepimize gelecek. Umut olmasa yasayamazdik. Umut ettiğiniz seylerin cok sukur oldu sevincini yasayacaginiz gunlerin cok yakin olmasi dilegiyle, hoscakalin.
  • ruhumun karardığını hissediyorum. can çekişirken ki kendini atma, seyirme hali gibi içimin titrediğini hissediyorum. bazen yıkılacak gibi oluyorum. Tam isyan edeceğim sen bunu yapamazsın diyorum. sen güçlüsün. canın acısın geçer.
    Ama artık geçmemeye başladı. umutlu aydınlık taraflarım uyuklamaya başlamış gibi. kaç hayal kırıklığı daha kaldırır bu beden. Sahi kaç hayal kırıklığı bir kalp ağrısı eder? Yapamam denilen birkaç şeyin ardına ötenilen naftalinlenmiş hayallerim çürümüş. Ertelenen hasıraltı edilen hayaller yetimhanesinde bana da yer var mıdır? Uzak mıdır orası?
  • Lanet olsun, 4 saatlik uyku sürem var.
    Tanım: ne modu, tanım bey?
  • Sözlükten birisiyle konuşmaya çok çekiniyorum. Galiba yaşım ortalamanın altında olduğu için böyle düşünüyorum. Ama akıl yaşta değil baştadır bunu da çok iyi biliyorum. olsun yine de seviyorum burayı (bkz: Swh)
  • Odamda plastik cam karışımı bir müzik küresi var. İçinde bir at var. Ve o kürenin üstünde benim gibi sonsuz bir at, hiç koşmuyorken de attır yazıyor. (bkz: ah Muhsin ünlü)
  • Aynı masada oturduğum insanların zerre kadar umurunda olmamamın verdiği depresiflik hali var üstümde, keşke beni umursayan, gerçekten seven insanlar bu kadar uzakta olmasaydı. Çok mutsuzum sözlük. Ankara'ya taşınmam lazım.
  • Kafa radyomda evanescence'ın imaginary'si (origin versiyonu) çalıp duruyor. Acaba beynim bana ne anlatmaya çalışıyor.

    Yalnız şarkının "i lied inside myself for hours" kısmı çok güzel. Amy lee söylemeyi biliyor.

    Böyle.
  • Yarina yetiştirmem gereken bir dunya odevim var ama henuz kalemi elime bile almadim. Bugune yetistirmem gereken bir dunya odevim icin dun elime kalemi almadigim gibi.. Sorsaniz cok sey yaptim bu saate kadar ama hicbir sey yapmamisim gibi.

    Edit: odevimi yaptim bitirdim, tam olarak su an bitti. Hayatimin en sorumluluk kokan editi bu. Ee yok mu bana bir alkis??
  • Yaklaşık 16 17 senedir süren bir ilişkimi zorunlu olarak dün bitirdim. Çok düzenli bir ilişkimiz vardı. Sabah öğlen akşam yatarken yürürken hep yanımdaydı. Mutluyum sanıyordum ta ki düne kadar. Hayatımı mahvetmiş aslında, içten içe esir almış bağımlısı yapmış kendisine. Dün terk ettim kendisini doktorumun müdahalesiyle, yapma dedi, hiç bir zaman yanında olmadı, aslında seni sevmiyor seni sen olmaktan çıkartıyor dedi ve aldı ameliyata Bir güzel bakımımı yaptı biraz ömrümü uzattı sanırım :) ha bu arada en yakın arkadaşım sandığım başta dostum Jack ilede ilişkimi gözden geçirme kararı aldım yün bir süre kendisi ile görüşmeyeceğim çok nadir de olsa elbet yolumuz kesişecek ama onada güle güle dedim dün itibari ile. Şunu yaşayarak öğrendim ki özellikle sevgilim olduğunu sandığım kısa malbuş hayatımı az daha elimden alıyormuş. İçmeyin arkadaşlar yapmayın bunu diyeceğim hiç aklıma gelmezdi ama bırakın şu sıgarayı. 33 yaşında sırf bu illet güzünden gidiyordum önceden giden sevdikleriminin yanına. Dediğim gibi iç dekorasyonu değiştirdiler dün daha iyi olacağım sanırım artık tabi dikkat ederek yaşamaya çalışarak. Ha son olarak iyi dileklerini geçmiş olsun temennilerini sunan arkadaşlarıma çok teşekkürlerimi sunar, Altan'a ayrı şükranlarımı saygılarımı sevgilerimi sunarım :) aman dikkat gençler ömrünüz uzun olsun. Saygı ve sevgi ile.
  • Kullandığım lanet epilepsi ilacının kanımdaki değeri düşük çıktı. En sonuncu kontrolde yüksekti. Tabii aylardır işsiz şekilde, adını depresyon koymadan yaşa; üstüne sinemia kartı edin ve onun gazıyla bütün 1 ay her filme tek gidip istanbul un anasını ağlat tek başına; sonra tabii yüzünde bir büse olmaz. Duvar suratlı olursun. Ben de isterdim aynı renkte bir arkadaşım, partnerim falan olsun. Ya da başka renkte. Böyle gökkuşağı gibi rengarenk. Ya da Sertab Erener'in dediği gibi

    "Gözüm kara kalmadı yara
    Oldum rengâ rengârenk.
    Bazen her şey sararıp solar
    Biz hep rengâ rengârenk..."
  • arkadaşlarımı üzeni üzerim. Hatta bir daha mutlu olamayacak hale getiririm. (bkz: siz de kötü olmayıverin, iki dakika insan olun yahu)
  • Baykuş gözlemi yapmayı seviyorum
  • Bu ülkeyi ve bu ülkeyi sevenleri çok seviyorum.


  • İçimin çürüdüğünü hissediyorum. Her yönden tükenmişlik sendromu geçiriyorum. Gücümün sınandığını, ne kadar dayanıklı olduğumun ölçüldüğünü hissediyorum. Sadece ruhsal açıdan değil; artık bedenimin de takati kalmadığını hissediyorum. Bitiyorum. Bitmek üzereyim. Hata yapmaktan asla bıkmadım. Asla ders alıyım demedim. Bu da benim cahilliğim olsun.
  • Annem bir suredir hasta, cok hasta. Ev işlerinin buyuk bir kismiyla ben ilgileniyorum ama hicbir sekilde yetisemiyorum. Amacim her seye yetişebilmek degil zaten sadece elimden gelenin en iyisini yapmaya calisiyorum. Her gun ortalığı supuruyorum, cekiduzen veriyorum, bulasiklari yikiyorum falan. Bugun mutfagi dip kose elden gecireyim dedim. uzun bir suredir annemin elinin degmedigi o kadar acik ki. Dolapta kokmus yemekler, curumus meyveler. İçim ciz etti. Ciddi ciddi ciz etti. Hadi dedim bu gecici bir surec, annem iyilesecek. Ya kalici olsaydi? Bunun dusuncesine bile katlanamiyorum ve su an yalnizim ilk kez goz yaslarimi tutmak icin uğraşmıyorum. Normalde annemden babamdan bahsetmem pek, cevremde annesi babasi ne yazik ki olmayan cok arkadasim var. Yaralarina basmak istemem; bu bir kiyafete, telefona ozenmeye benzemez eminim. Yerinin hic dolmayacagini bildigim bir seyin icini neden daha fazla oyayim ki derim ve bahsetmemeye calisirim. cok uzun zaman ustune ilk kez agliyorum, bedenim acidigi icin degil kalbim acidigi icin agliyorum. Eger ki bunu okuyanlardan yarasina bastigim olduysa cok cok ozur dilerim. Umarim yaratici sizi cennette kavusturur. Hoscakalin.
/ 148