blog sözlük itiraf
-
Bir şey olsun ya artık. Vallahi çok sıkıldım. -
Odamda çıkarmış olduğum kirli çoraplarımı toplayıp banyoya kirli sepetine atmaya gittiğim zaman çorapları sepete atmak yerine dalgınlıkla klozete atmaktan çok korkuyorum. Birçok sefer kıyısından dondum bu davranışın. -
Şu an bulunduğum cafede şu şarkı çalıyor ve ağlarsam rimelim akar. Ve beni bir kez daha bu kadar bekletirse, bir daha buluşmayacağım birini bekliyorum. -
eternal sunshine of the spotless mind nın dvdsi çıktığında eşimle aldık, 20 dakika izledik ve kapattık, bir daha da izlemek aklımıza bile gelmedi. neden bu kadar seveni olduğunu anlayamadığım bir film. -
En yakınımda ama bir o kadar uzağımda. -
Eskiden galaksiler gördüğüm gözlerini kapatmış bana şimdi (bkz: efkar sirke tadında) -
"Kısa çöpüz, uzun çöpte hakkımız vardır da gözümüz yoktur" -
Çok özledim -
Neden ölüm gibi bir gerçeklik varken anlamsız meselelere takılırız. Ölüm ne ağır şeydir. İşte seni seven kalbi kırmak öyle bir şey. Bir kalbi öldürürsün. Ya bir insanı sevmeyi başarabilmek zor değil mi? Canilik değil midir seni seven kalbi görmezden gelmek,aşağılamak. Sana tutunmaya çalışan seninle umutlar besleyen birine bunu yapma diye diretmek neden? Zaten kanıyor ruhu ve olmayışının acısı onu paramparça ediyor.
Bir insanın umutlarını çalmak ona yapılabilecek en acı şeydir. Ne dese anlatamamak ne yapsa yarım kalması. -
Allah belanızı versin. -
Çok seviyorum çok çok çok. Şıpsevdilik falan değil bu. Bir senedir bekliyorum. Hiç gelmeyecek birisini hemde. Gelecek olsa bile canımı daha fazla acıtıp gidecek birisini seviyorum. Gelir gibi yapıp yine öldüren birisini seviyorum. Ben tek bir kişiye sevdiğimi söyledim. az buz bir şey değil bu. Bütün tabularımı tek bir kişide yıktım. Onda. Mühimsemedi. Her zaman çok sevmek yetmiyor. Yetse sonsuza kadar mutlu olurduk. Yetmiyor. Önüme hep bir taş çıktı. Bakın önümüze demiyorum. Önüme. Taşı koyan da hep oydu. Bir senede yaklaşık üç yıl yaşlanmış olsam da seviyorum abiler. Beni vuran adamı seviyorum. Ne kadar giderse gitsin; bir kez daha geldiğinde iyiki geldin diyebileceğim bir adamı seviyorum. Ben onu çok seviyorum. -
Dananın kuyruğu kopacaksa kopsun, şu sonuçlar açıklansın artık. Sınava girerken bu kadar heyecanlı değildim. -
Whatsapp emojileriyle ask yasiyorum. Ne kadar guzeller ya. '*' -
Ders çalışmanın kolay yolunu bulsalar ya. Kapsül gibi yutalım öğrenmiş olalım. -
Çok uzun zamandır saçımı taramıyorum, insan içine çıkmam gerekince topluyorum falan ama, şu an dişi bir hagrid gibiyim. Birazdan tarayacağım ve çok korkuyorum. Çünkü hem bir saat sürecek hem canım yanacak hem de birsürü babaanne küfürü edeceğim. Çok fazla korkuyorum sözlük çok fazla. -
Her şey kötüye gidiyor ama ruh halim güzel günler göreceğiz, güneşli günler havasında, hem şaşkınım hem mutluyum sözlük '*' -
Bugün saat 18:00 sularında, bisikletletle baya geniş bir kaldırımda ilerlerken, elimle dokunabilecek mesafede bir araba aynası belirdi gözüme. Tabi gözlerim aniden canlandı ve panikledim. Sağ tarafımdan, birden bire bir darbe geldi... Yere düşerken, kafamdaki kaskın benden yaklaşık 2 metre uzakta havada uçtuğunu fark ettim. Sonunda, yerle yeksan oldum. Fakat vücudumda, arabanın kazandırdığı enerji hala vücuduma hakimdi. yani yerde yuvarlandım. Nihayet kendimi yerde sabit bir şekilde buldum. Ne zaman vücudumdaki enerji kontrolü elime geçtiyse işte, o an ayağa kalkıp-bir suçlu gibi-kaçmak istedim. Kafamda milyon tane soru vardı, bundan dolayı mantıksallıktan uzak iç güdüsel çözümlere baş vurmak istiyordum. Bu kazadan hemen sonra, benimle iletişime geçen 20 metre ötede 4-5 kişilik bir gruptan bir genç adamdı. Şokun etkisiyle dediğinden hiç bir şey anlamadım. Fakat çokta önemsemiyordum. Çünkü arabanın şoförünün ne diyeceği önemliydi. Beklediğimden çok daha geç bir zamanda arabanın kapısının sesini duydum. gerilim işte burda başlıyordu benim için.
Arabadan, kaba saba uzun bir adam bekliyordum. Ve en azından küfür saydırmasını bekliyordum. Fakat arabadan, çok daha kısa bir kadın çıktı. işte burda derin bir oh çektim, en fazla küfür edip gider. Benden yüz kat daha sakindi. Ve benim iyi olup olmadığımı sordu. Bende, " iyiyim iyiyim, sıkıntı yok." Israrla bu soruyu tekrarladı. O arada kaskımı almak için ayaklanmıştım. ve en sonunda şunu, " ama ben düzgün gidiyordum." Dedi...
Gerçekten o an, adrenalinin etkisiyle iyi olup olmadığımın farkında değildim. Sonradan kolumda bir sızının başladığını fark ettim. (bkz: verilmiş sadakası olmak) -
kendime hazırladığım bir yemek veya içeceğe başkasının salça olmasından nefret ediyorum. yahu isteyin size de hazırlayım ben bunu. her seferinde aynısı olmuyor ki. -
Sinemia üyeliğim bugün bitti. Son filmim ise Life oldu. Şimdi ne yapacağımı düşünüyorum Sözlük. Zaten ekonomik, sosyal ve manevi anlamda yerin diplerini görüyorum. Böyle tortular olur ya, o misal. Ama çalkalansam da değişmeyecekmişim gibi... -
Haddimden fazla usuyorum. Ellerim hep buz gibi. Sonbaharin ortasindan ilkbaharin ortasina kadar iclikle dolasirim.
