blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 148
  • tekrar merhaba sözlük. uzun bir aradan sonra yine beraberiz. geçen yıl yine bu tarihte başlamıştı seninle arkadaşlığımız. birlikte epey paylaşımımız olmuştu. aradan geçen bu süre içinde hayatımda pek önemli değişiklik olmadı. korona belası da hâlen devam ediyor ne yazıkki. geçen yıl bu zamanlar buralar cıvıl cıvıldı hatırlarsın, bahar sözlüğü sarmıştı âdeta. şimdi bakıyorum da deyim yerindeyse in cin top oynuyor. seninle kaldığımız yerden devam edebilir miyiz bilinmez, ama en azından şimdilik buralardayım sözlük..
  • Kendime söz veriyorum..

    Bundan sonra blog sözlük dışında internette karşıma çıkan kişilerle asla konuşmayacağım.

    Niye sadece blog sözlük? Çünkü burası benim evim, buradakiler de ailem gibiler. Hep güvendim, hiç yanılmadım ve hiç pişman olmadım blog sözlükte bulunduğuma.

    Yemin ediyorum başka platformlardakileri insan yurduna koyup da başımı ağrıttığıma değmez. Yeminle!..
  • Bazen çok şey yaşadığımı ve artık hiç bir şeyin beni yıkamayacağını düşünüyorum ancak bu sır aramızda kalsın ki ufacık rüzgarda talan olabilecek haldeyim.
  • Ablam pozitif çıktı. Ben ise test sonucu bekliyorum. Numune eksikliği yüzünden tekrar teste gittim. Ağrılarım çok sözlük. Evdeki litre litre dezenfektanlara, aylarca araştırıp bulduğum en koruyucu maskelere bakıp ağlıyorum resmen. Sanırım gerçekten sakınan göze çöp batıyor. Şu süreçte de sana kimin ne kadar değer verdiğini anlıyorsun ya buna da eh deyip geçiyoruz. Herkese gerginim sözlük. Elimde değil.
  • Gece çıkan sonucumda pozitif olduğum haberini aldım. Bu kez de telefonlarım susmuyor. Dinleneyim mi kendimi mi anlatayım valla zor iş. Bir de herkes şunu iç ilacı iç içme, bunu yap. Valla şu 10 gün geçse de rahatlasam diyorum. Kafam iyice karıştı.
  • Çivi çiviyi gerçekten söker mi arkadaşlar?
  • Tutunmaya çalışıyorum, bir dal arıyorum ama yok. Hiçbir şey yok. Bir taş olmasını diliyorum ama o da yok. Tamamen çekilemeyeceğimi biliyorum, kurtulamayacağımı hiçbir zaman ama hiç olmazsa beni yukarı çekecek ve bir gıdım da olsa rakımda değişiklik yaratacak bir taş, oyuntu parçası bile yok.

    Bir şey var. Tek bir şey var o da karanlık. Düşmem için ısrarla parmaklarımı gagalayan, delik deşik eden akbabalara inat bir şey var. Evet çakılacağım elbet ama yere değil en azından bunu biliyorum. Eninde sonunda düştüğümü ve çakılıp öldüğümü sandıklarında aslında gitmeyeceğim ben. O beni saran boşlukta avutacağım kendimi. Belki kollar değil ama o karanlık saracak etrafımı.

    Olsun. Zaten olması gereken de bu. Evet evet, aynen böyle olacak.
  • kitap yazmaya resmen başladım, harika bir duygu anlatamam inanılmaz bir şey yahu.
  • Çok uzun zaman sonra orijinal hesabıma girdim ve gelen bildirimler beni fazlasıyla suçlu hissettirdi. Ne kadar normal bilmiyorum ama bir entry yi beğendiğim için beğenmekten çok, yazan kişinin beğenildiğini bilmesi için beğeniyorum ve gelen birçok bildirime bakınca insanların elinden bunu aldığımı farkettim. Ha dersiniz ki çok mu umrunda beğenenlerin, büyük ihtimalle değil.

    Sözlükteki en düz entrymi kötüleyen de meydana çıksın, ayıptır.
  • kendi üzerimde yaptığım bir deneyin daha sonuna geldim. bir yıldır herhangi bir kitap. Gazete. Köşe yazısı. Şiir. Deneme. Bilmem ne. Okumadım. Bunun gibi şeyler de yazmadım. Kısacası düşünmedim sanırım. Bir yıl böyle yaşarsam hayatım nasıl etkilenir diye merak ettim. Uzun süredir düşünmediğimden olsa gerek. Bu deneye başladığımı da unutmuştum. Hatırladığımda ise sanırım düşünmeye yeniden başladım. Düşünen insan ne yapar işte. Yazar. Yazmadan duramaz. Sabahın 5 inde. Mis gibi bir havada. Baharın ortasında bir vadiden geçtiğini düşün. İnce. Berrak. Sakin bir su akıyor ortasından. Düşünmek bunu yaşamaksa işte. Yazmak da bunun fotoğrafını çekmek. Bir yıl önceki bir fotoğrafınıza baktığınızda hissettikleriniz var ya. Bir de bir yıl önce yazdıklarınızı okuyun derim. Kitapları olan bir yazar olsaydım. Ölmeden önceki son isteğim. Yazdığım bütün kitapları okumak olurdu sanırım. Hisleri aktarmanın elli yolu varsa. Mesela. Kendi yazdığın bir şeyi okumak. Bu elli yolun kesişimi. Kendini kendine aktarabilmenin kestirmesi belki.

    Neyse. Bir yıl düşünmemek nasıl mümkün olabilir ki demeyin. Ben olsam derdim çünkü. Ve insanın en basiretsiz hali bu belki. Herkesi kendi düşünce yordamıyla algılayabilmek. Kim ne dersi desin. Ne anlatırsa anlatsın. Ne gösterirse göstersin. Ben. Sen. Ya da. O. Zihnimizdeki aynada yansıtabildiğimiz kadar algılayabiliriz. Bu iyi ya da kötü bir şey değil. Doğal bir şey. Kimisi çukur. Kimisi yassı ayna. Aynasız olan da vardır. Digital olacak olan da. Peki yıl nasıl düşünmez insan. Motor kaslarını kullanarak. Zihnin üreten kısmına değil de. Kopyalayan kısmına ağırlık vererek. Aslında fena bir şey değil düşünmemek. Bir yıl içerisinde. 4 farklı Zippo hareketini kusursuza yakın yapabilmeyi. Portekizceyi. Sadece küçücük bir çıra ile ateş yakabilmeyi. Araba kullanmayı. Ve piyano çalmayı öğrendim. Sanırım düşünseydim. Bunların hiçbirine yeteri kadar odaklanamayacaktım.

    Benim dışımdaki dünyada bu sürede neler olmuş. Pek de bir şey değişmemiş. Bir yıl sonra haber okudum. Ölüm var. Ahlaksızlık var. Kendini akıllı sananlar var. Kendini akıllı sananları kandıranlar var. Kısaca insan ile var olmaya devam edecek bir takım şeyler. İsmi değişmiş. Ki zaten. Tarih neden tekerrür eder. Çünkü insan hep aynı hataları yapar. Paylaşmaz. Yalan söyler. Gibi şeyler. Düşünmeye ara verince. Bu kadar düşünmek yetti şimdilik. Hatta düşünmeye alıştıkça zihin. Fotoğraf çekmektense resmini yapmak benzetmesinin daha iyi olacağını düşünmeye başladım. Ki bu durum da deneyin bir sonucunu daha gösteriyor. Fotoğraf çekmek daha mekanik. Resim yapmaksa üretici. İnsan neye alıştırılırsa fark etmeden o şekilde düşünmeye başlıyor. Ancak bu sadece zihnen alışmak değil. Bedenen de bu alışkanlığa ayak uydurmak gerek filan.

    İtiraf kısmı ise. Yazmayı değil de okumayı daha çok özlemişim. Bu biraz garip. Çünkü iş icabı okumak zorunda olan biri olsam da sırf kendi istediğim için bir şeyi yapmanın zevkini ayrı olduğunu tekrar anlıyorum. Yazın diyemem ama. Okuyun derim. Belki bir yıl. Belki on gün. Belki de hiç görüşmek üzere. Geleceğe dair bu belirsizliğin bizi delirtmiyor oluşunu. Neye borçluyuz. Kim bilir.
  • geçenlerde yemek masasının üzerinde gezinen bir karınca gördüm. gezindiği yer yağlıydı ve karıncaya bir şey olmasını istemiyordum. bir çatal yardımıyla karıncanın hayatını kurtarmaya çalıştım, fakat ne yazık ki tamamen iyi niyetimle kurtarmaya çalıştığım karıncanın yaşama veda etmesine sebep oldum. içimde müthiş bir üzüntü oldu. daha sonra keşke ellemeseydim dedim, ancak her şey için çok geçti. bir gün hamam böceğiyle karşılaşmıştım, onu da öldürmeden bulunduğu ortamdan uzaklaştırmak istedim. ancak bu eylemim ne yazık ki onun da yaşama veda etmesine sebep oldu. benim yüzümden hamam böceğinin de yaşama veda etmesine üzülmüştüm. fakat ona duyduğum üzüntü karıncaya duyduğum üzüntü kadar değildi dürüst olmak gerekirse. bu bir iki yüzlülük mü sence sözlük? hayvanları veya diğer canlıları sevimliliğine, dış görünüşüne göre mi seviyoruz veya ölümüne sebep oluyoruz? umarım böyle değildir..
  • Kılıçlar eskisi kadar yok belki ama , sözler bir o kadar keskin bu zamanda , ınsanalr neden bu kadar kırıcı
  • yazdığım yazılar 'gerçekten' okunmadiginda kederleniyorum.
  • Bu kavga gittikçe büyüyor.

    Tabii ki de tarafım. Bilgelikten yanayım.
  • bu yıl şunu fark ettim ki, travmalarınızı kabullenirseniz kabuk bağlatıyorsunuz. ama kabullenmeyip yok sayarsanız asla atlatamıyorsunuz. insan her şekilde kendini kabul edip sevmeli.
  • Hayatım ve ben, koskoca birer yalandan ibaretiz. Bu aynı bembeyaz bir sayfanın üstüne simsiyah bir mürekkebin dökülerek her şeyi mahvetmesi gibi.

    Bir daksil darbesi vurmak istiyorum ama yok, mümkün değil. Belki bir kapatıcı ya da sayfayı tamamen yırtarak yenisini açmak.

    İşin tuhafı ben dışında kimse görmüyor ama öyle bir boyutta ki sadece benim görmem yetiyor.

    Ne zaman ortaya çıkacak ve ben hariç birilerine de görünür olacak bilmiyorum. Belki hiç olmaz ama ben artık tükendim. Buna dayanacak ne takatim, ne psikolojim kaldı.
  • 3.cü kere aldığım dersi yine veremedim, gerizekalı olduğumu öğrendim heralde gerizekalıyım başka bir açıklaması olamaz ya…
  • Yoruldum dostlar çok yoruldum. Tanrı güç verecektir tabi ama yorulduğum gerçeği çok net.
  • vallahi yenileceksiniz. bir kamera, bir tripoda yenileceksiniz.
  • bir youtube kanalı açtım ve son videom bir hafta içinde 2.6k izlendi. eheheh
/ 148