blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 148
  • Takimimizin saglam kalan tek pasoru ben, bugunku antrenmanda parmagimi incittim. Takimdaki kimseye soyleyemiyorum ama elim gittikce sisiyor, sanirim ben soylemeden onlar görecekler zaten. '*'

    Guzel dilekleriniz icin tesekkurler angrybirdler :') Umarim elim gececek. Gecmeli.
  • Yine zihnimin dehlizlerinde okulu bırakıp okey salonu açmaya karar verdim
  • + Yeni yayınlanan Netflix dizisi (bkz: Girlboss) u izledim tüm gün. Bir sahnesinde aldatma kısmı vardı. 13 bölüm boyunca en derinden hissettiğim kısım orasıydı. İnsanlar sevdiklerini aldatmasın ya. 5 dk'lık zevk uğruna hele. Ya da siz sevmeyin güzel kardeşim. Bırakın o işleri.
    + 3 aydan sonra Ankara'ya ve küçük odama dönmüş olmam belki bana daha iyi gelir. Ama kafamdaki tepinen filleri kimseyi anlatamıyorum o ayrı.

    - 3 ay öncekine göre verdiğim kiloları geri aldığımı aynaya bakınca yüzümden bile okuyabiliyorum.
    - Yarın diyete başlıyorum desem kimse inanmaz, o haldeyim bence ben.

    Dizide şunu da çok tuttum mesela: Kişiyi kendisinden başka kimse mutlu edemez.
    Aman neyse sözlük. Benim derdim bitmez.
  • Mutluyum. Çünkü uzun yıllardan sonra ilk defa babamın parasını hak ederek yiyeceğim :) maaşımı yatırmış, değişik bir duygu:) imansız gitmediğim günlerin parasını kesmiş hani oğlundum ben senin vicdansız :)
  • birbirinden tamamen ayrı karakterlere sahip farklı cinsiyetlerdeki iki arkadaşımı tanıştırdım. üçümüz bir araya gelince aramızda oluşan enerjiyi izleyip şaşırıyorum sürekli. gezmesi, eğlenmesi, tartışması çok güzel fakat içimde bir tedirginlik var. en çok değer verdiğim iki dostum sonuçta ve her an birisi diğeri hakkında kötü bir şey söyleyecek diye ödüm kopuyor.
    güzel giden her şeyin bir süre sonra altından kalkamayacağım kadar kötü bir hâle gelmesi kurgusunu yapmadan duramıyorum. felaket tellallığı yapmadığım, korkularla yaşamadığım günleri sabırsızlıkla bekliyorum.

    5 ay sonra gelen edit: ikisiyle de farklı zamanlarda ve farklı sebeplerle arkadaşlığımızı bitirmek zorunda kaldık. çocukları tarafından istenmeyip zorla huzurevine gönderilen dedeler gibi hissediyorum.
  • Çok mutsuzum sözlük. Oyuncaklarıyla oynarken birden oyununu bırakıp koşarak yanımıza gelerek "çok özledim öpebilir miyim?" Diyen, kalbime yerleşip orada yaşamak isteyen küçük adam gidiyor.
  • Sanırım iki saattir parkta koşubandında yürüyorum. (bkz: beş çaycılar) ve (bkz: bebeler) dağıldı. Bi ara sessizlik oldu. Şimdi yavaş yavaş yemeğini yiyen (bkz: akşam postası) geliyor. Bu arada dizlerim ağrımaya başladı. (bkz: biri beni durdursun)
  • Blogsözlük seni kızlarsoruyor'la aldatıyorum. Telefonla geçirdiğim vaktin çoğu kızlarsoruyor'a gidiyor.
    (bkz: itiraf gibi itiraf)
    (bkz: karmayı azaltan entryler)
    (bkz: kalp kalp kalp)

    Edit: eksileyen, moderatör.'*'
    Edit2: modlar modlar, kac kişisiniz ? Bi bitmediniz.
  • aşık olduğum kızın lez olduğunu öğrendim..
  • Bu hikayenin sonunu biliyorum.. Çok sevdiğim bir dostumu kaybediyorum.. Böyle düzenin çarkına tüküreyim!..
  • Ben uyurken hiçbir şeyden habersiz, büyükninemi kaybetmişiz. Keşke birazını ona verseydim nefeslerimin.
  • Sanirim teknoloji bagimlisi oldum. Evde bile powerbankle dolasiyorum. Bilgisayarla ugrasirken bir yandan da telefonla ugrasiyorum. Evet evet bayagi bagimli olmusum.
  • "Haftada 2 kez mum ışığında öylece otururum", desem yalan olur. Çünkü o mumla uğraşıp duruyorum. Tabi mumun ateşi de ateştir, şakaya gelmez. Buna rağmen mumla uğraşıyorum işte. Hatta mumla uğraşmaktan kolumda ki bazı tüylerin yandığını fark ettim. Geçenlerde, Mumu elimde tutarken, yanlışlıkla derimin üstüne erimiş mum döktüm, tahmin ettiğimden daha az acı verdi.'*' Fakat mumu derimden çıkartması zor oluyor... bugün de mumla ısıttığım soda şişesinin ağzını sol elimin baş parmağıyla tıkadım, bu sefer haykırdım.'*' hatta, şu yazıyı sağ elimle yazıyorum. Diğer elimi soğutmaya çalışıyorum.
    (bkz: sağ el ile entry girmek)(bkz: sağ elim)(bkz: sol ayağım)
  • ben iyi bir insan mıyım? hiç sanmıyorum. iyi bir insan olsaydım, balkonun demir parmaklıkları önünde içtiğim sigaranın küllerini alt katın balkonuna girme ihtimalini düşünerek dışarıya doğru savurmazdım. evet aslında alt katımızda oturanlar, kendilerinden bazen yüksek seslerde gürültü yaptıkları gerekçesiyle, bazen binada kusup kustukları yeri temizlemedikleri gerekçesiyle şikayet ettiğimiz, binadaki 4 farklı evde toplamda en az 60-70 kişiyle oturan, muhtemelen türkiye'de oturma izinleri de olmayan kırgızlar değil de binadaki biz ve diğerleri gibi komşuluk ilişkisi içinde olduğumuz birileri olsaydı o sigara küllerini aynı rahatlıkla aşağıya savurmazdım. ama alt katımızdakiler bizim hali hazırda bir sürü sebeple şikayet ettiğimiz kişiler olduğu için bu aymazlığı yapmaktan kendimi geri almıyorum. bunu yapabiliyorken başka kötülükleri yapmaktan beni alıkoyan şey ne peki. küçük düşme, hor görülme, ayıplanma korkusu mu? bi' vicdanım, bi' ahlakım yok mu benim. ya da var da bu yaptığım kötülüğü engelleyecek kadar değil mi? bu kötülüğü yapmam için alt katımızda oturanların bana nadiren verdiği rahatsızlığı vatandaşımız olmamalarının da etkisiyle paravan olarak mı kullanıyorum. ne kadar da ikiyüzlü bir insanım. dürüstlük, ahlak, iyi niyet nerede kaldı. mahalledeki çocuklar küfür ederken, içinden sürekli "töbe töbe" diyen çocuk nerede? tam olarak kirleten şey neydi beni, nerede başladı. eskiden ölen herhangi bir insan için bile kim olduğu, niye olduğundan bağımsız üzüntü duyan ben, artık çok acıklı bir hikayesi yoksa böyle bir hissiyata sahip olmayacağımı biliyorum. neden bu hale geldim. verdiğim ve vermediğim tepkiler neden bu kadar dengesiz. niye hakedene hakettiği karşılığı vermedim ve vermiyorum. saygıdan mı? saygıdan olsa karşılıklı olması gerekirdi. sevgiyi boşver, onun hakkında herkes bir şeyler söylüyor, herkes en yücesine kendisinin sahip olduğunu iddia ediyor. saygı neydi? bencilliğin kemire kemire öldürdüğü, dillere pelesenk olduğu kadar ne değer gören ne de gösterilen bir şey bugünlerde.

    itiraf
  • Bazı kararları almak çok zor. Boşa koyuyorsun dolmuyor, doluya koyuyorsun taşmıyor. Acaba sonrasında ne olur sorusuna cevap aramanın zorluğu daha soruyu kendine sorarken başlıyor. Kalbinin sesini dinlemek mi mantığının sesini dinlemek mi? Sorulara boğdum kendimi.
  • cezerye yerken ya da canı cezerye çektiğinde aklına ben gelen ve bunu benimle paylaşan yazarlar var ya, heh işte siz cansınız.
  • Yapamazsın.
    ~neden ki? neden yapamayayım?
    Çünkü ben yapamadim.
    ~senin egona sıçalar egona.
  • işlerin yoğunluğundan sözlüğe 3 gündür uğrayamayıp entry girememenin verdiği sıkıntı ve merak bünyede farklı duygular yaratmıştır. Bu kadar ayrı kalmayalım sözlük.
  • Bizler onceligimizi nasil gorundugumuze degil nasil rahat oldugumuza veren kizlariz. İste bu yuzdendir ki bircok kizin aksine disari cikarken esofman giyeriz, makyaj yapmayiz, sacimizi oldugu gibi birakiriz. Hayir hayir, kimseyi hedef gostermedim burada. Elbette isteyen istedigini giyecek, rujunu surecek, masasini yapacak. omo son mokyojo hop olostoroyorson ongrobord diyenleri duyar gibiyim. Dogru, elestiriyorum ama ben size makyaj yapmayin demiyorum, sahtekar olmayin diyorum. Neyse. Dun fraustranger ile avm'de dolasiyorduk. Bazen elele bazen ayri ayri. Genellikle elele tutusuruz zaten. Eh kizlar icin gayet dogaldir bu durum. Ama dikkat cekiyorduk. Elele tutusan bircok kiz kankalarin yerine insanlar ozellikle bizi inceliyor, bazilari bize bakip guluyorlardi. Diyorum ya, rahatizdir diye. Kisacik saclarim ve frau ile benim kiz olgusunda kabul edilmis kibarliga uymayan hareketlerimizden oturudur ki insanlar bizi escinsel bir cift sandilar. Bunu farkettigimizde gulduk gectik. İki yil once de buna benzer bir olay yasamistik. O olayi da gulerek hatirlariz ama bize gulmesi kolay tabii. Biz buradaki yanlis anlasilmaya gülüyoruz. Peki ya gercekten bizi sandiklari gibi escinsel olsaydik? O zaman gulebilir miydik, hic sanmiyorum. Eger oyle olsa, insanlarin surekli size bakmalari, birbirlerine bir seyler fisildamalari, size bakip gulmeleri o kadar rahatsiz edici, mide bulandirici bir durum ki. Bu olayi daha dun yasamis olduğumuz icin bundan ornek veriyorum ancak toplum icerisinde kisiye farkli gelen bir seye bu sekilde mi karsilik verilmeli? Farklı bulduğun bir seye bu kadar aciz, bu kadar ucuz bir sekilde mi karsilik vermelisin arkadasim? Sen zayifsin diye herkes zayif, sen gozluksuzsun diye herkes gozluksuz, sen beyazsin diye herkes beyaz olmak zorunda mi? Senin sacin var diye kimse kel olamaz mi? Hayir mi? Ona bakarsin, bunu asagilarsin, suna gulersin. Olur. Boyle guzel değil mi? İstediğin bu mu? İste asil bu asagilanir, asil buna gulunur. Klisedir, sevmek zorunda değilsin ama saygı duymak zorundasın. Aynen boyle arkadasim.
  • gece gece...

    neden? neye? kime bu özlem?
/ 148