blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 148
  • nasıl desem. mesela ilk entryim bu olmamalıydı bence bu sözlükte. biraz daha adımla sanımla var olmak istiyorum. nicklerin altına saklanıp benliğimden uzaklaşmak istemiyorum. kim olduğum bilinse de umursamamak istiyorum mesela. adımı soyadımı yazarken rahat olmak istiyorum. doğum günümü eklerken. kısacası dışarıda nasılsam burada da öyle olmak istiyorum. benim durumum basit bir sanalda-gerçekte var olma durumuyla alakalı değil, biliyorum. ama bilmediğim öyle çok şey var ki. bildiklerim de öyle işe yaramıyor ki... öyle işte. en özel itirafım bu olsun isterim burada. ve güzel paylaşımlar yapmak isterim. becerebilecek miyim bilmiyorum ancak deneyeceğim. çünkü beyaz bir yer, bir kağıt, bir boş alan gördüğümde hep kederi, kederimi yazdım ben bu zamana kadar. ve beni kederlendiren en kederlendiren şeyler her zaman çok acıttı içimi. yine de hoş geldim!
  • Trafikte sinyal vermeyenlerden nefret ediyorum. Sinyal veren herkese yol veririm. Bir keresinde gece vakti arkadaşımla e-5 teyim. Saat 12 falan. Sağ şeritte bir araç arıza yapmış. O noktada trafik yoğunlaşıyor biraz haliyle. Orta şeritte gidiyorum usulca. Sağ şeritte benim görebildiğim beş araba var. 4 ü sinyal veriyor sonuncusu vermiyor. Bana gelene kadar önümdeki araçların hiçbiri sağ şerittekilere yol vermedi. Bende sinyal veren 4 taneye yol verdim. 5. Araç yola atladığı halde az bişey sola kaçıp geçtim önüne. Sinirlendi o da. Kornaya bastı falan. Sonra hemen peşimden geçti orta şeride. Sinirlendi ya, geçecek beni. Ara gaz falan veriyor. Sağıma geçmeye çalışıyor, sağa sinyal verip önüne kırıyorum. Solumdan geçmeye çalışıyor, sola sinyal verip önüne kırıyorum. Böyle böyle 5-6 kez sağ sol yaptık. En son istemsizce bir kahkaha patlattım. Dikiz aynasına bit baktım adamda gülüyor. Geldi yanıma en son kornaya bastı güler yüzle bir selam verdi gitti. Mesajı aldı mı, almadı mı bilmiyorum ama. Benim niyetim kendi serseri serbest stilimle sinyal vermeyi öğretmekti.
  • okula girdiğim ilk andan itibaren kendimi çoluk-çocuğun arasında hissediyorum. bazen dersi dinleyen tek öğrenciyim. hocadan gözümü salise ayırmıyorum bazen slayta bakmak dışında veya çok nadir bir durum olursa... okul bu çocuklarla çok eğlenceli olmasa her derse yetişmek gibi bir çabam da olmayacak ama değerli danışmanımızla ne zaman konuşsam kendimi çok cahil hissediyorum. itiraf ediyorum, cahilim sözlük bilmiyorum hiçbir şey.
  • Hergün okulda servis'te konuştuğun kızın bir gün sonra çıkıp sana ''seni sevgilimle tanıştırıcam, senin gibi kardeşim olması beni mutlu ediyor'' demesi hayalkırıklığın dibi hemde 4 ay sürekli konuştuğun insanı kaybetmek.
  • Meraklı bir çocuktum. Biraz da yaramaz. Çok çekti annem benden. Peşimde koşmakla geçti ömrü. Sırf bunun hakkını bile ödeyemem sanırım. Bir ara da sigaraya merak saldım çocukken. Toplanırdı gençler bizim köyün ortasında. Hepsi yakardı birer sigara. Kimisi öne eğmiş kafasını. Kimisi tarladan gelmiş, yorgun. Kimisi şakalaşırdı diğeriyle. Biz de köyün çocukları, onları izlerdik. İçten içe merak ederdik. Benim merakım biraz fazla. Yenik düştüm sonra merakıma. Bir akşam evde herkes yattıktan sonra babamın cebinden aldım bir tane, sakladım. Fena heyecanlıyım. ilk kez sigara içeceğim. Sonraki gün aldım ben sigarayı sakladığım yerden. Heyecana kaldığım yerden devam ediyorum. nerede içsem diye düşünüyorum. Her yer tehlikeli. Küçük yer, her an her yerden biri çıkabilir. Dedim en iyisi evde içeyim annem yokken. Gitti sonra bu bir yere. Vakit o vakit. Aldım kibriti geçtim odaya. Kapıyı kilitledim. Açtım pencereyi. Yaktım sigaranın ucunu. Hiç hayal ettiğim gibi olmadı işte bu kısımdan sonrası. Ben dumanla boğuşurken kapı açıldı bizim. Annem pencereden çıkan dumanları görmüş olacak ki geri dönmüş. Dayandı bu benim kapıya. Başladı bağırmaya. Aç kapıyı, filan falan. Aynı zamanda kapıya vuruyor. Ben de içerde dumanla boğuşuyorum. Telaş yaptım. Kırdım sigarayı çekmeceye attım. De ki pencereden dışarı atsana. Hadi atmadın söndür anasını satayım. Kırmak nedir. O çocuk aklıyla, üstüne o heyecanla ne yaptığını bilemiyor insan. Gittim kapıyı açtım sonra. Annem anladı sigarayı. Eşşşek sıpası bu yaşta ne sigarası diye üstüme geliyor. suratımda şaşkınlık ve korku arası bir ifadeyle, anne vallahi içmiyorum. Duman basmış evi filan sallıyorum. Çekmeceden duman çıkıyor o ara. Açtı bu çekmeceyi. eşek seni. Bir de iki tane içiyor demesin mi. Ben sigarayı kırıp atınca o muhteşem anlık kararımla. Bu iki tane sandı tek sigarayı. Bu sefer, anne vallahi bir tane içtim demeye başladım tabii. Bu sefer doğruyu söylüyorum. Neticede temiz bir dayak yedim. İki sigaralık. Yıllar boyu ağzıma sigara sürmedim sonra. Bir boka da benzetememiştim zaten. Böyle işte. Daha ilk sigarada yakalanan biriyim. Hayattaki şansım hep bu seviyelerdeydi.
  • ceteria paribusun itirafları çok güzel. Hoşuma giderek, sonunda ne olacak acaba diyerek okuyorum.
    Sosyal hayatımda geçmişten bir şeyler anlatmayı severim ama buraya yazacak olunca aklıma gelmiyor. (Elini yüzüne vuran emoji)
    Edit: yazım.
    Hep bunu yapmak istemişimdir. :))
  • Hiç bir işe yaramamaktan hiç bir şey yapmamaktan çok sıkıldım. Kardeşlerim sürekli ağır hastalıklar atlatıyor. Kurban olduğum rabbim hikmetinden sual olmaz ama burada ben gibisi dururken neden o saf masum çocuklara yüklüyorsun bu yükü? Benim kalan ömrümü de onlarınkine eklesen olmaz mı?
  • bazen üzüldüğüm şeylere bakıyorum sonra dönüp gerçekten sorunu olan insanlara bakıyorum ve insanlığımı sorguluyorum. nasıl bir insan küçücük şeyleri büyütüp kendine dert eder anlayamıyorum. o diğer insanlar kadar güçlü değilim demek ki. demek ki onlar kadar sabırlı değilim ve hemen çözüm yolu bulmak istiyorum. bulamayınca da içime kapanıp kendi kendimi üzüyorum. şükretmek için binlerce sebebi varmış meğersem insanın. bunları iş işten geçtikten sonra anlıyorum her seferinde. inşallah hep dertlerim aynı kalır. inşallah dertlerim hep geçici olur. artık hiçbir şey anlam ifade etmiyor benim için.
  • Bir gün bi mağazadayim. Bi kizla gozgoze geldik.Kiz bi ince kisa boyluydu. Kiz bana bakar misin dedi.bana asılıyor sandım(ne alakaysa) :S ben şöyle bi düşündüm bakamam dedi. Kiz sonra dediki su yukardaki kazağı isteyecektim. Yerin dibine girdim. Benim kafa nerde kiz nerede dedim . Bu da böyle bi itiraf işte
  • Uzun zamandır beni üzecek, moralimi etkileyecek şeyler başıma gelmedi. Mutluyum ziyadesiyle. Ama bu da beni korkutuyor sözlük. Garip ruh halleri içerisindeyim. En iyisi uyuyum ben. (bkz: Swh)
  • Kısa dönem askerlik yapan biri olarak, "keşke gelmeseydim." Demediğim bir günüm olmadı.
  • aktif olmayan yazarların entrylerini okuyup bazen oyluyorum. hatta yazdıklarını çok beğendiğim bir yazarın uçtuğunu gördüğümde üzülmüştüm... can sıkıntısı neler yaptırıyor insana kimin aklına gelir ki 112 gün önce aktif olan kişinin entrylerini oylamak? benim geldi işte. hatta öyle yazarlar vardı ki mesaj atıp tanışmak isterdim. ama uçmuş :(
  • Babam pek sevgisini göstermezdi bana. Öyle görmüş zannediyorum. Aslan oğlum dediğini hiç duymadım mesela. Oğlum derdi arada. O da bir emir vereceği zaman filan. İçim ısınırdı bir kelimeye. Aylarca görmese beni, özledim seni demezdi mesela. Sakladı şefkatini babam. Öyle çok samimi olamadık onunla. Özenirdim bazen babasıyla arkadaş gibi olanlara. Hep bir mesafe vardı aramızda. Onun yanında hayatta yatamazdım ben mesela. Ya da "Yaa baba geç şu kanalı gözünü seveyim" gibi bir cümle hiç çıkmadı mesela ağzımdan. Karşı gelemezdim hiç. Korktuğumdan değil, dedim ya bir mesafe vardı aramızda. Ama dert etmedim, bilirdim çünkü sevgisini. Görmesem de bilirdim. Okuluma gelmişti bir ara mesela. Öğretmen oğlunuz çok başarılı dedi. Gözlerim babamın yüzünde. Orda bile taviz vermedi adam, o çetin ifadesinden. Okuldan ayrılırken gördüm o tebessümü yüzünde, mutlu oldum. Yanında uyumuş gibi yapardım. Üstümü örtüp başımı öpmesine mutlu olurdum. Bir ara anneme kudüs hurmasını ben çok seviyorum dedim, duymuş babam. Ertesi akşam aldı geldi, ben bunu çok seviyorum diye. Ama az yemişti nedense. Sabahları sessizce odama girer para iliştirirdi cebime. Mutlu olurdum, o naifliğine bile. Köydeyken, bazı sabahlar uyandırmaya kıyamazdı mesela, tarlaya gidecek olduğumuzda. Sonra geldiğinde kızardı sen anca yat diye. Geldi yine geçen sabah. Uyandım göz kapaklarımın arkasında. Saçlarımdaki beyazları saydı sessizce. Başımı okşadı. Sonra gitti. Bazı babalar böyle sever, vesselam. Ve ben anladım ki, bu sevgi böyle daha kıymetliymiş. Bir de insan babasını kaybettiğinde olgunlaşırmış. Bazen düşünüyorum da, saçlarım beyazlıyor anında.
  • En son çok mutluyum mu demiştim sözlük? Rahat dürtmüş beni. Değiştiriyorum; uzun zamandır bu kadar sinirlenmemiştim. Uzun zamandır yaralarımın kabuklarını bu denli kanatan olmamıştı. inanmayın arkadaşlar. Kim olursa olsun, naparsa yapsın; yaralarınızı kimseye göstermeyin.
  • Simdi buraya bircogunuz icin anlam ifade etmeyen bir seyler yazacagim. Ama merak ya bu, okursunuz muhtemelen, ondan sonra zaten size bir sey anlam ifade etmediğini dusunursunuz. Son zamanlarda munasebetimin oldugu kimse alinmasin bu yazdıklarımı sahiden kimseye gonderme falan yapmiyorum ama hayatta bazi seyler ust uste denk gelebiliyor. Her neyse. Normalde konusmayi cok seven biriyim entrylerime denk gelen kisiler bunun zaten farkindadirlar ama sorun ne biliyor musunuz? Cok konusmam degil, o sizin sorununuz. Neyse sorun su, Konustukca asil konusmak istedigim şeyleri daha cok bastiriyorum. Evet disariya ne kadar cok konusursam aslinda konusmak istedigim seyler icimde o kadar buyuyor. Yok hemen kotu dusunmeyin. Bu hem iyi hem kotu seyler olabiliyor. Ama iste sorun icimde buyumesi. Mesela cuma gunu cok cok cok mutlu oldum. Harika bir sey degil mi, Allah hepinize benim yaşadığım o mutlulugun katlarca fazlasini yasatsin, amin. Ama gelin gorun ki ben o mutluluğumu ne kadar aciga çıkarabildim. Tamam dışarıdan mutlu gozukuyordum belki ama kesinlikle oyle karşıdan gozuktugu kadar mutlu değildim, cok cok daha fazla mutluydum, sahiden. Sevgimi de belli edemiyorum ki ya. Tamam konuşurken soylerim bazen sevdigimi, sevdigim insanlara gulucukler, sarilmalar, iyilikler dağıtmaya çalışırım ama onlar icimden gelenin o kadar azidir ki. Ve bir insanin bana verdiği güzellikler karşısında ne yapacağımı bilemem, yerin dibine girerim o an hungur hungur aglayasim gelir o iyiligin, guzelligin karşılığını veremedigim için. Evet, bir insanin sevgisini, duasini, iyi dileklerini hakedecek kadar iyi biri olmadigimi, karsi tarafa beni sevmesini saglayacak, iyi biri olduğumu düşündürecek ne yaptığımı dusunurum. Sonra kahrolurum resmen, keske derim icimden gelen sevgiyi hissettirebilsem, keske derim beni su anda aglatacak kadar mutlu ettigini ona gosterebilsem. Ama yok yapamam. Oyle okuz gibi durur her zamanki siritisimi koyarim ortaya. Buna ragmen beni hayatlarinda tutan insanlara sonsuz minnettarim. Bu yazi kendimi acindirmak icin yazilmadi. İcimden geldi iste. Bu duyguları son günlerde cok yasiyorum ve birden yaziverdim. Neyse. İyi geceler angrybirdler, sevgi dolu bir gune uyanmaniz dilegiyle.
  • bu sabah işe gelirken bir yandan da alttan alta kpss çalışırım diye kpss defterimi koydum çantama..
    Yola çıktım sakin sakin gidiyorum. Sonra hatırladımki.. ilacım yoook!!.. (bu benim için o günün azap olması anlamına gelir)
    hemen eve döndüm, ilacımı aradım buldum yanıma aldım. Sonra öfke dolu gözlerle kpss defterine baktım.. Nedense başıma onun yüzünden böyle bi musibet geldiğini düşündüm ve hemen defteri çıkarıp masaya bıraktım. --bu arada işe de geç kalmış bulundum--

    olaydan çıkardığım ders: işi eve dersi de işe taşırmayacaksın. yoksa ikisinden biri muhakkak elinde patlıyor.
  • bugün çok ağladım ama sebebini bilmiyorum. içime attıklarımın patladığı gün bugünmüş. üzmez dediğim herkes üzüyor beni. kahroluyorum hiç sevilmeyişime acıyorum kendi kendime. ne olacak sonum hiç bilmiyorum ama ben artık mutlu ve huzurlu olmak istiyorum.
  • Kahve içmek hiçbir şekilde uykumu açmıyor ve bu gayet sinir bozucu. 2 saat içinde 3 filtre kahve yuvarladım hala bana mısın demiyor. Şu an bir gözüm kapalı yazıyorum. (bkz: Swh)
  • Ben eski bir blogsözlük yazarıyım. Sözlüğe girirerek anılarımı rootladım.
  • Staja okuyup üfleyip gidiyorum ama aksilikler bir türlü peşimi bırakmıyor. 3 haftada bir sürü sorun yaşadım. İnşallah sıkıntısız bitiririm de mezun olurum. Çok korkuyorum son dönemimde hocalardan biriyle takışıcam da seneye bırakıcaklar diye.
/ 148