blog sözlük itiraf
-
Elektronik kitap okuyucuyla kitap okumaya alıştıktan sonra normal okurken daha yavaş okuyormuşum gibi geliyor. -
Kahrolsun fabrikasyon üretim dondurmalar. Nefret ediyorum. -
Anneler babalar nezaket sahibi ince ruhlu çocuklar yetiştirin. Kaba insanlardan nefret ediyorum. Kaba çocuklar da bir dilim pastanın üzerine iliştirilmiş bir parça domatez kabuğu gibi duruyor.
hiç hoş değil :( -
bugün gene bir kız bana aşıkolmaktan korktuğunu, kontrolü yitirmek istemediğini, bu saçma gizeme kendini bırakamayacağını söyledi. senin kararın dedim. içindeki sesi dinle filan dedim. hoş benim fazla bir çekimim yoktu, ama karşıdaki gene özüne kadar sarsılmıştı.
bir şeylerin yürümemesi değil beni bozan, beni aptal gibi hissettiren bu anlam veremediğim itici güç. allahım ne bu ya rabbim. bu bir değil, iki değil, on iki değil.
şimdi bardağın dolu tarafından bakmaya çalışacağım. her şey bulanık olsa da, optimizme çubuk dikiyorum. ve diyorum ki: sen şanslı birisin, bak "görünmez bir el" -ki bu adam smith bey'in tarifindekinden daha maharetli- senin önündeki engelleri senin için çekiyor. senin önüne çıkan silüetleri silip süpürüyor. bekle.
uç sen derininden uç. dal sen bütün yüksekliklerine dal. napalım, görmezden geleceksin artık, böyle detayları.
ama ne var sevgili sözlük, itiraf kısmına yakışacak cinsten bir şarkıyla ne var olduğunu bırakayım bari. söyleyince noluyor sanki. anca kabullenme seçeneğinin olduğu bir şıkla karşılaşınca içten bir gülmek yakalayacaksın. o kadar. (bkz: donnie darko)
yalnız ölmek can güngör -
ötanazi kulağa hoş geliyor sanırım. ülkemizde yok, hani düşünmüyor değilim. Yine gidip eskileri, hayatımdaki eski insanları karıştırdım. Çünkü hayatımda yeni bir şey yok. Olmuyor da. 1 ay sonra da 29 oluyorum. Neyse. -
Kendi mi arıyorum beni gören varsa adres verebilir mı ? -
rica ediyorum ekşi sözlükte başlıkları görüp görüp buraya kopyalamayın. bundan rahatsızlık duyan bir tek ben miyim yahu? -
yarın autocad sınavım var. Peki ben ne yapıyorum? Buralarda geziyorum.
-
s.a ben geldim dünyalılar.
Instagram hesabımı bir süre dondurmuş bulunmaktayım çünkü saçma sapan bir güruh beni şikayet edip çok sevdiğim arkadaşlarımdan olmayayım diye bir süre ara verdim. (çok değil bir iki gün çünkü yerimde duramam)
Neyse ya ne diyecektim ben? Hah ya bu interneti ne kadar vasıfsız insanlar kullanıyor arkadaş ya. Gerçek hayatta görsem karşıma gelip konuşmaya cesaret edemeyecek mıymıntılar öyle böyle takipçi kasıp klavye artisti kesiliyor başımıza. Ama yalnizamaozgur yer mi bunu? Tabii ki yemez. Koca koca hesapları rezil etmiş olmanın mutluluğunu yaşıyorum şu an. Adam kendini inanılmaz derecede haklı olduğuna inandırmış ki kalkıp konuşmaları ifşa ediyor fakat ne olsa beğenirsiniz? Adamın tayfasından benim laf attığım gurühun elemanları bana gelip 'Abla sen haklısın ama boşver uzatma.' diyor.
Koskaca adamsın on iki yaşında küçük kızların anladığı şeyi anlayamıyorsun. Valla iyi eğlendim bugün. Sonra da kaldırmış niyeyse bütün her şeyi. Acaba aklı başında birkaç kişi kalkıp bahsi geçen kişiye 'Abi haksızsın bence sus.' falan mı dedi yoksa fazla tepki mi aldı bilemiyorum.
Kankalar her şeyden önce o kadar kitap okuduktan sonra yazım kurallarına da bir zahmet hakim olmak gerekir benim kanaatimce. Hiç birin ayrı yazıldığını öğrensin de gelsin.
ay ay ay neyse. Ne diyecektim size? ha bir de daha komik olan kimsenin kişiliğine zevkine zerre hakarette bulunmamış olup bahsi geçen kişinin kalkıp 'Benim kişiliğime laf edenlerin zırvalıklarını çekemem' gibi komik bir ifade de bulunmuş olması.
Herhalde yarası bayağı büyük bu arkadaşın. aahaha. Ef sa ne eğlendim. Efsane sözlük!
Edit: Benden sana not sözlük. Bu sanal ortamda biriyle tartışıyorsan sakın ama sakın saygından ödün verme. Çünkü sen bunu yaptıkça karşındaki kelimenin tam anlamıyla kuduruyor ve haklı olsa bile (ki benim olayda değildi) haksız duruma düşürüyor kendini. Benden sana bir kıyak. -
Sanırım itiraf yapıyoruz. Bazı entry'lerden tam anlayamadım.. Saçımın üzerine yatamıyorum. Sanki canları yanacak gibi geliyor. Komik mi? Değil. Garip mi? Belki. Önemli mi? Değil. Alakalı mı? Evet. -
dün bir seneyi aşkın süredir tanıdığım, aramızda derin bir ruhsal bağ olan bir kızla konuşurken, ki kendisi ser verip sır vermeyen, uzaktan izleyen ama çok müdahil olmayan bir yapıda. iiarada kaybolur sonra yeniden belirir. işte konuşurken, kabaca bahsettiği, bana çok çok benzediğini söylediği, o kadar ki burcu, yaşam yolu sayısı gibi detayları da benziyormuş, her neyse işte, o kişiye bir türlü açılamıyor bu kız söylediğine göre. cıvık da değil, gelip bunu anlatmıyor ama orda burda duyuyorsun, görüyorsun, anlıyorsun. ben de bir an iç geçirip, senin o beklediğin kişi gibi beklenmek isterdim dedim. konuyu değiştirdi.
konu sonra yazılarda orda burda hep seslendiğim sen kişisine, o kişisine geldi. size çok imreniyorum dedim, sizin için "o" kanlı canlı biri. ben onun kim olduğunu bile bilmiyorum, bir kişi olduğunu bile bilmiyorum dedim. sana bir şey söylemek istiyorum dedi. benim beklediğim kişi o sözünü ettiğim kişi değil dedi. ben onu hep senin için "o"nun kim olduğunu anlamak için kullandım dedi. sonra konuyu kesti.
ne yalan söyleyeyim bir an bir şeyleri yanlış anlamak istedim sevgili sözlük. bir an öyle sanmak istedim. -
hastalık dedikleri geçmiyor azizim. tedavi olunsa da, tedavi tamamlansa dahi geçmiyor. meslek gibi, soyadın gibi yapışıp kalıyor insanın kimliğine.
o yüzden sevgili yazarlar, hasta olayım iyileşirim diye düşünmeyin. Daha başlamadan varsa bir hastalık riski, onu bertaraf etmeye bakın. Çoğunuz daha gençsiniz. Gençliğinizi karartmayın. (bu da bi abla tavsiyesi olsun) -
ciddi ciddi hayattan hiç bir umudu beklentisi kalmayan bir insancağız olmaya doğru gidiyor gibiyim -
An itibariyle açık pencerenin önünde ders çalışıyorum. Evin önünde minicik bir çamlık var ve oradan gecenin serinliğiyle birlikte müthiş güzellikte çam kokusu geliyor. Şu an ay ışığından başka ışığın olmadığı geniş bir çamlıkta ciğerlerim dola dola nefes alarak koşsam... düşünecek,yapacak başka bir şey olmadan... Ama işte kadere baaak,kadere bak sevgili sözlük. -
(bkz: why does it grieve me so?)
(bkz: to go to the craziness)
(bkz: high on love)
(bkz: çıldıracam az kaldı) -
Yoruldum...
İnsanlara "hayır" diyememekten yoruldum. Niye diyemiyorsam 5 harf iki hece bir kelime. Kullanıldığımı hissettiğimde bile "hayır" diyemiyorum. Sahi neden diyemiyorum. Kırılırlar diye mi? Üzülürler diye mi? Yoksa benimle ilişkilerini keserler yalnız kalırım diye mi? Bir bilinmezliktir aldı başını gidiyor. Aslında inadım tuttuğu zaman haykıra haykıra "hayırrrr" derim. Ama olmuyor tutmuyor şu deli damar.bazıları iyi birisin diyor. Nedenini sonraları anladım çünkü hayır diyemeyen bir "ben" vardı karşılarında.benimki bardak değil fıçı galiba su bir türlü dolup taşamıyor. -
Bugün son sınavıma girdim.
Sınav sonucu transkripte yansımayacak çünkü notsuz bir sınav, geçiyorsun ya da kalıyorsun.
Ortalamam 3.28 ve ben elbette kalıyorum ....
Hayatımın hiçbir döneminde okulu uzatmadan bitirdiğim olmadı.
Masterı da saçma sapan bir ders yüzünden uzatıyor olmak şaşırtmasa da bu sefer acıttı...
Oy dağlar.
edit: içtenlikle üzüldünüz kesin ya allahın hoşuna gitti ya hoca vicdana geldi. açıklandı sonuçlar.
geçmişim! -
Küçükken kendi kendime ogretmencilik oynardım.Bir dosyam vardi icinde sinif listesi vardı.kendi kendime 20 küsur ad soyad bulmuştum.hergün yoklama alirdim.ev tepsisi tahtaydi ders anlatırdım uzerinde.tek tek sinav kagitlari hazirlar cevaplar not verirdim dosyama koyardım.karnelerini alamadilar ama üzüldüm simdi. -
Bugun youtube da mezun oldugum lisenin te 12 13 sene once okumuş olan bir sinifinin videolarina denk geldim. Birsuru fotograf, birsuru video var. simdiki teknoloji bagimlisi, moron ergenlerin anlayamadigi ve alamadigi hazzi daha basit seylerden almislar. Fotograflarda kendi ogretmelerimin de genclik halleri var. Hanimlar daha zayıflar, erkeklerin saclari henuz dokulmemis. Ama hepsi cok mutlu gozukuyorlar. Bize ders anlatiyorken gozlerinin ici isildamiyor artik hicbirinin. Duygulandim. Bayagi duygulandim. O zamanlar 16 17 yasinda olan insanlar bugün 30 yasindalar ve okulumuzun anasini aglatip mezun olmuslar. 4 yil boyunca cok guzel anilar biriktirmisler. Uzulerek mezun olduklarina eminim.
Benim oyle dort yil boyunca, ayni sinifla birsuru ani biriktirme sansim olmadi. Ne yazik ki dort lise degisikligi yaptim. Mezun oldugum liseden de, en basindan beri bahsettigim kisilerin okudugu lise iste, nefret ediyorum. Sahiden. Hic ozlemiyorum. Orada okumuş olmak benim icin resmen uzuntu kaynagi. Cok sevdigim arkadaşlarım, ogretmenlerim var elbet ama keske hepsiyle farkli yerlerde farklı sartlarda tanışmış olsaydik. Ya da keske o kadar kotu bir okul olmasaydi da boyle kotu seyler hissetmeseydim. Bu konuda gerçekten uzgunum. Hayatimin en guzel yillari orada cop oldu resmen. -
Beni sözlükle tanıştıran arkadaşımın rumuzunun yanında fenomen yazıyordu. Sözlüğü tam olarak bilmediğim için benimkinde niye yazmıyor deyip kendi çapda atar yapıyordum. Sonra bir baktım 'ortam çocuğu' yazıyor. O kadar mutlu oldum ki anlatamam.
