blog sözlük itiraf

#blog sözlük sırala başlıkta ara
/ 148
  • Olay var ya, her seferinde (bkz: kitlelerin aptallığı)na çıkıyor. Benden bir efsane yaratmaya çalışıyorsunuz. Asla sizin istediginiz yerde olmayacağım.

    cc: asyatlantik medyası
  • Rabbim bunun sevgisini, bilgelik sevgisini içime koymuş sözlük yapacak bir şey yok.

    Bu uğurda(?) cok iftiralar atıldı şahsıma ama ben yine hâlâ aynı yerdeyim.

    Allah aydırsın ben bir şey demiyorum :-|

    (bkz: philo sophia)
    (bkz: bilgelik sevgisi)
    (bkz: felsefe ilmi)
  • ne hissettiğimi, nasıl hissedeceğimi, ne yaptığımı ve ne yapacağımı bilmememin ezikliğini yaşıyorum. nereye kadar gidecek böyle bilmiyorum ama umarım sonu iyi olur.
  • Korkmak ayıp değil, korkulur.
  • hayatsızlık meslek olsa ceo'su olabilirsin bu koşullarda cüdâ.
  • Karnım tok sırtım pek ama yine de bir şeyler eksik sözlük anliyor musun?
  • İyi bir insan olmanın karşılığında bir şey bekliyorsanız, iyi biri değilsinizdir.
  • Bu ülkede çok iyiler ve çok kötüler var. Ortası yok vallahi billahi.

    ..
    There are much goods and much bads in my country. There arent average people here i swear!
  • müşterilerimi çeşitli işkencelerden geçirip, benim yaratıcı fikirlerim sayesinde epey uzun sürecek ölüm süreçlerini patlamış mısırım eşliğinde izlemek istiyorum. tüm yaratıcılığımı bu işkence çeşitleri için kullanmak istiyorum. soruyorum sözlük beni bu kadar delirtip, çıldırtırlarken bunları düşünmem beni kötü bir insan yapar mı?

    ding. napolyon butona ilk basan isim oluyor ve cevap veriyor. buyrun napolyon bey, cevabınızı alalım.

    - hayır yapmaz. hakkındır, yürüyedur hepsini giyotine yolla napolyon bey.
  • Köpeklere zaafım var. Görünce dokunmadan, sevmeden edemiyorum.
  • Bir insan aptallığında ısrar ediyorsa o artık aptallık değil "kötü niyet"tir.

    ..

    If someone insists on his dumbness, it is not dumbness any more but is "malice"...
  • Savaşmayanın kazandığı bir savaşın içindeyiz sözlük.. insan gerçekten hayret ediyor.
    ..
    İt is such a weird war that the one who doesnt fight wins it.

    (bkz: peace matters)
    (bkz: peace and love)
    (bkz: peace and love and respect and emphasize)
  • 18 temmuz sabahı yola çıkacaktım. sonunda aylardır rüyalarıma dahi giren Trabzonuma gidecektim.
    dedemi, babaannemle birlikte 1.5 aydır kemoterapiye götürüyorduk. erimiş bitmişti. hastanede yaklaşık 10 saat kalıyorduk. yani anlayacağın sayın okur ben dedemin her halini gördüm.
    17 temmuz gecesi karşı dairede oturan babaannem aklında binbir düşünceyle kapımızı çaldı.
    "Melike, dedeni acile götürelim."
    uzaktan bakınca acillik bir durum yok gibi fakat biz tanıyoruz onu: hastaneye gitmesi gerekiyor.
    babaannem ikna edememiş de bizi çağırmış. dedemin bembeyaz ve bir tutam kalmış saçlarını okşaya okşaya anlattım:"dedem, bu normal değil kuzum. gitmemiz lazım."
    sonunda ikna oldu.
    hemen hazırlandım, ambulansı aradım, amcamı çağırdım: hadi gitmemiz lazım.
    babam da bu sırada Trabzon'da olur da dedem daha iyi olur, köydeki eve çıkmak ister diye evin topraklı yollarına merdiven yapıyor. kim bilebilirdi oradan tabutunun çıkacağını.
    her neyse gittik bir şekilde acile. haber çıkmıyor e bizi de almıyorlar içeri. bekle babam bekle. benim de beş saat sonra yola çıkmam gerekiyor. beni yolladılar eve.
    18 temmuz sabahında bir gram uyku uyumamışım çıktım yola, güya tatile.
    plan şu, beni akrabamız Giresun'a kadar götürecek oradan babam alacak Trabzon'daki evimize gideceğiz. planlar bozuldu. yolda babamın yanında olan erkek kardeşim aradı: ağlıyordu. dedemin yoğun bakımda videosunu göstermiş bir ahmak kardeşime. "sen geldiğin gibi gideceğiz abla." diyor. aynen de öyle oluyor. 18 temmuz gecesi 3'te uyuyor 19 temmuz sabahı 8'de uyanıyor ve yola çıkıyoruz.
    yolda bizi arıyorlar sürekli. dedemin durumunu söylüyorlar. en son en büyük amcam tüm kardeşlerini toplu görüntülü arıyor. ve haber geliyor. söz bitiyor, amcamların çocuk gibi ağladığını görüyorum; muhtemelen ilk ve son kez.
    babam telefonu kapatıyor. göz yaşlarını silmeye çalışıyor ama ne fayda. varıyoruz İstanbul'a, babaannemin yanına gidiyoruz, dayanamıyor o da babaannem kendini yerden yere atıyor. sonraki gün tekrar yola çıkıyoruz; dedemin vasiyetidir onu köyüne gömmek. vasiyetini yerine getiriyoruz.
  • Uzun entrileri okumadığım için yüce honest tarafından benimkilerinin de okunmaması cezasına çarptırıldım.
  • Ben ardımda yaş bıraktım, ağlayan bir ash bıraktım.
  • bir aksilik olmaz ise, okullara kısmen de olsa örgün devam edebilirsek eğer eylülde İstanbul'a kavuşuyorum. umarım kavuşurum..
    Allah'ım bu sefer bari kabul et duamı da kurtulayım şuradan. basayiii!
    bu kafa bunca sıkıntıyı kaldıramıyor artık!!
  • Mitoloji mafyası gibi görünse de, Zeus’un oğlu da bir serseri.
  • Ben, güzelliğini kaybetmiş bu dünyada sana şahit oldum.
  • her ne kadar onu sevmediğimi, artık onun aklıma bile gelmediğini iddia etsem de bana küsüp gittiğinden beridir onu düşünmediğim bir an bile yok.

    eğer bir gün yollarımız keşisir ve gönlünü almayı başarabilirsem işte bu iki kelimeyi, onun güzel gözlerinin içine bakıp deliler gibi haykıracağım:
    seni seviyorum
  • Az rica ediyorum vicdansız köpekler evlenmesin çocuk da yapmasın.
/ 148