blog sözlük itiraf
808 entry daha
-
hani bazı günler sabahtan başlayarak tüm gün "akşam olsa da yatsak" dersin ya...
bu aralar hayat öyle benim için. "bitse de gitsek" diyorum içimden biteviye... -
çok canım sıkılıyor sözlük. çocuklarımıza içinde suyun petrolün doğanın ve paranın olmadığı, özgürlüğün de olmadığı bir çöl bırakacağız.
çamaşır suyu!.. -
Ya ben (bkz: instagram)'ın engel listesine nasıl girilir, onu bile bilmiyorum.
(bkz: itiraf gibi itiraf olsun) -
annemi de kendim gibi çayyaş edeceğim sözlük. günde 3 posta çay içiyoruz :))
Edit. Ben tabii ki (bkz: patlıcan sapı çayı) içiyorum. -
ben bu bi diyanetin mealinden bir de ingiliz siyasetinden anlamadım. anlayamıyorum. niyetlerinin ne olduğunu bilsem bir değer ataması yapacağım ama yok.. olmuyor.
ya niyetlerini gizlemeyi çok güzel başarıyorlar ya da ben özünde iyi niyetli olduklarını göremeyecek kadar kötü niyetliyim.
hasılı kelam (bkz: no thanks maybe later) deyip ikisini de savuşturmak en doğrusu. -
Ablamgilde (bkz: su bardağıyla) üç bardak çay içtim sözlük. İçimde adını bilmediğim bir (ç)ayyaş olabilir.
Var var ben çayyaşım samimiyetle söylüyorum (bkz: swh swh)
Bir de öyle hararetli bir muhabbet tutturmuşuz ki, geçmedi içimin yangısı.
Benim içim acıyor.. İçim yanıyor be sözlük.
Allah aydınlatsın sözlükçüm. Rabbim aydınlığına çıkarsın artık içimizi yakanları, içimizin yandıklarını.
-
Tübitakta üç projem(2 bilişim+1 felsefe) geçmiş sözlük bu dönem okulda yatarım herhalde.
..
Ne de olsa geçmez diye aklıma gelen tüm ütopik unsurları doldurmuştum projelerime (bkz: swh swh swh) -
kesin kararlıyım sözlük! bundan sonra daha kibar bir insan olacağım. bazen bir bayana nispetle aşırı kaba olduğumu düşünüyorum.(bkz: bunu her zaman düşünüyorum. keşke değişsem..) -
Sorun ne biliyor musunuz?
Ebeveynler çocuklarına kötü davranıyor, çocuklarsa anne babalarının (kendilerine kötü davranmakta) haklı olduklarını zannediyorlar.
Yani işlemedikleri suçların suçluluğunu yaşıyorlar. İşte kişisel bozukluklar böyle böyle şekil alıyor.
(bkz: alfred adler)
(bkz: yaşama sanatı) -
Üniversite açılalı bir hafta oluyor ama hiçbir halt yolunda değil. Keşke diyorum, geçen yıl verseydim kendimi de enayi gibi yedi tane ders bırakmasaydım bu seneye. Okulda insanlara bir şey soruyorum, ya ağızlarının içinde mır mır cevap veriyorlar ya da hiç sallamıyorlar. O kadar yalnız hissediyorum ki kendimi. Acaba diyorum bu sene tekrar mı hazırlansam sınava da güzel bir yer tuttursam ama yok, çok geç kaldım. Ya tutunmam gerekiyor. Ya da tutunmam gerekiyor.
Oda arkadaşım desem tam bir felaket. Tamam ikinci öğretimsin de öğlen üçe kadar da uyumazsın bütün gün ya. Oda resmen havasızlık kokuyor açamıyorum da camı uyuyor diye. İnsan yatağını toplamaktan da mı aciz olur? Oluyormuş demek ki. Ben o kadar özen göstermeye çalışırken o banyoda kıllar, klozetin içinde tuvalet kağıtları bırakıp duruyor. İki gün önce yıkandı ama havlusu hala sandalyede asılı. İnsanın biraz ortak yaşam alanlarına saygısı olmalı ama yok. Olmayınca olmuyor işte. İki gün önce içip hala tezgahta duran bira şişelerinden bahsetmiyorum bile. Şaka gibi ya. Neyle sınanıyorum böyle ben?
O kadar doldum ki çevremde anlatacak hiç kimse yok. Anneme de anlatamıyorum, kadının zaten derdi başından aşkın bir de bana mı üzülsün?
Tek dileğim şu bir yılı alnımın akıyla bitirebilmek. Bakalım o zaman neler olacak? Neler getirecek zaman bana? -
insanların karşısındakinin kendisine olan sevgisini kullanarak blöf yapmasına katlanamıyorum. -
hayatımı bir yandan düzene sokarken bir yandan içine ettim. ve canım çok yanıyor. düşünüyorum işin içinden çıkamıyorum -
Çok uzun zaman sonra orijinal hesabıma girdim ve gelen bildirimler beni fazlasıyla suçlu hissettirdi. Ne kadar normal bilmiyorum ama bir entry yi beğendiğim için beğenmekten çok, yazan kişinin beğenildiğini bilmesi için beğeniyorum ve gelen birçok bildirime bakınca insanların elinden bunu aldığımı farkettim. Ha dersiniz ki çok mu umrunda beğenenlerin, büyük ihtimalle değil.
Sözlükteki en düz entrymi kötüleyen de meydana çıksın, ayıptır. -
Benim haklı olduğumu düşündüğüm bir olay nedeniyle kocam benimle küs bir haftadan fazladır. Hoş küs olmasada hiç muhabbet sohbet etmediğimiz için 2 saatlik yolculuk yapıyorum ve hep konuşacak birini bulup sürekli konuşuyorum kendime çok sinir oluyorum. -
Bazen Yüce Rabbimizin kuluna "yürü yâ kulum!.." demesi.
Bu hayatta hiçbir şey sebepsiz değil arkadaşlar. Size anlamsız/gereksiz gelen olayların hikmetini bazen çok sonraları anlıyorsunuz. -
Biz çocukken köye giderdik arada o zaman çay 2 ye ayrılırdı:
1 çiçek çayı ( ıhlamur )
2 Kara çay ( doğu Karadeniz çayı )
Eskiler hep güzel gelmiştir. -
seri şekilde, periyodik olarak içerik üretmesem de, yıllardır yaptığım söyleşiler sağlımı etkilemeye başladı. sadece bir yazının yayına hazırlanma süreci günlerimi alıyor. bu süreçte uykusuzluk da cabası. dik otursam bile boyun ve sırt ağrıları yaşıyorum artık. başımı çeviremiyorum. ayağa kalkmak istediğimde hemen doğrulamıyorum. rükuya eğilmiş gibi bir vaziyette kalıyorum. kamburlaşmadan söyleşi bloggerlığından emekliye ayrılma vakti her hâlde. (sözü verilmiş söyleşileri yapıp aradan çıkarayım da) -
anca bunalımdan çıktım eveetttt....başardım
edit 3 - çıkamamışım -
(bkz: rekor denemesi):
Okulların yarın da tatil olduğunu öğrendik sözlük. Şimdi elime aldığım kitabı (bkz: akşam 22.30)'a kadar bırakmayıp, telefonu bu saate kadar uçuş moduna alıp (bkz: minecraft)'ı bitirmeyi deneyeceğim bu akşam.
Lütfen kitap okumamı (kimse sabote etmesin diye yazıyorum buraya da)... :-| -
Bazen anlatılmak istenen, sizin anladığınız şeydir, anlamamaya çalıştığınız şey değil. Onu anlatıldığı gibi anlamaya çalışın, anlamamaya değil.
808 entry daha
