blog sözlük itiraf
-
Bugün insanlığa olan ümidimi yeniden kaybettim. Aranızda ''hala ümidin var mıydı?''
Diyenler vardır. aslında ümidin yoktu ama insan bir şeyler ummadanda yapamıyor.
Topluma hizmet dersinde grup arkadaşlarımla yürüttüğümüz kampanya ile Van da bir köy okuluna yardım edecektik. Saatlerce Uşak ın kalbi ismetpaşa caddesinde kırtasiye, oyuncakçı gezdik ve hatrı sayılır yardım topladık ve çok mutluyduk.
Ama bir olay keyfimizi ciddi kaçırdı ve üzdü. Uşak ta uzun yıllardır çarşıda küçük bir oyuncakçı dükkanı olan ve bilinen bir yer Uşaklılarca (bkz: atom kemal) e gittik Van daki okula oyuncak yardımında bulunup bulunamayacağını sorduk.
Ve aldığımız cevap '' ben doğuya yardım etmiyorum''
Allah belanı versin zaten senin gibi zihniyeti bozuk, insana insan olduğu için değer vermeyen, ideolojik sapıklığa ulaşmış, düşünmekten aciz, anca kafasındaki saçma algılarla hareket eden şerefsizden böyle bir cevap gelebilirdi.
Böyle insanlar yüzünden terör bataklığı kurumuyor doğuda terörist varsa batıdaki teröristler de sizsiniz birbirinizden kalır yanınız yok. -
ya arkadaşlar; bir sevgilinizin olması size hayatta level atlatmıyor, zümreniz değişmiyor, statünüz artmıyor. ama neden sanki nirvanaya ulaşmış gibi davranıyorsunuz sjahdjdfhjshg şimdi size buna kızmama sebep olan olayı anlatacağım:
bugün okuldan bir arkadaşımla karşılaştım. aklınıza gelebilecek heeer konuda muhabbet ettiğim ama özel hayatıyla ilgilenmediğim biri. naber dedi, iyidir işte dolaşıyoruz bilmem ne. senden naber, tıraş mu oldun sıhhatler olsun dedim. çünkü mağara adamlığından sıyrılmış gibiydi. ''yok kız arkadaşımın yanından geliyorum'' dedi. '*' ''ee?'' dedim. '*' ne oluyor yani kız arkadaşla buluşunca kıllarından mı arınıyorsun? benim de var kız arkadaşlarım, neden ağdaydı epilasyondu uğraşıyorum ki? sonra yakın zamanda tıraş olduğunu kabul etti. çünkü ondan önce yüzündeki kılların kız arkadaşı yüzünden döküldüğünü falan düşünüyordu sanırım. (bkz: dokunduğun yerden tüyler dökülüyor sevgilim)
ay ne kıl, tüy muhabbeti yaptım. anlatmak istediğim bu değildi. neyse işte. sevgiliniz olunca ne oluyor anlamıyorum angry birdler. kalbiniz çalışınca beyniniz duruyor mu yani nedir.. sevgiliniz olmadan önce konuşacak konu nasıl buluyordunuz, nasıl aktivitelerde bulunuyordunuz acaba.
--- spoiler ---
angry: naber
sevgilisi olan xx ya da xy: iyi ya işte benim manit de annesine temizliğe yardıma gitti, evde gün varmış
angry: ?2*3#&?1!=&
--- spoiler ---
belki bu entrymi okursun dostum, gerçekten gereksiz ve komikti. bayağı güldüm he. hemmmm de bayağı. '*' -
gitmeyecektim, bugün oradan ayaklarım gitmemeye ısrar ederken eve gitmeyecektim. itiraf ediyorum yolda iki kere durdum, geri dönmek istedim; dönmeliydim, bugün için sanırım kendimi zor affedeceğim.
yarın umarım güzel b1r gün olur. -
İş yerinde bir bulaşıkçı var. Bir adam al pacinoya bu kadar benzer arkadaş. Yörüklü al pacino. Bir kalkışı var masadan, ben hordan bi' gideen arkadaaş diyerek, dükkanı tarayacak sanki. Görmelisiniz.
Şeytan diyor ki, ara televizyonu haber yapsınlar. Ama dur bakayım, belki dinlerim sözünü, yapmadığımız iş değil sonuçta. -
"ona ne yapacağım biliyor musun?" dedim.
çok sinirlenmiştim. sözümü devam ettirmeden önce, bir dal sigara yaktım. elimi masada stresli bir şekilde tıkırdatmaya başladım. diğer titrek elimle çayı karıştırdım, bir yudum alıp dumanı sert bir şekilde dışarı üfürdüm. tekrarladım: "ona ne yapacağım biliyor musun!"...
"onu klandan atacağım!".
-intikam almayı bile beceremiyorum sözlük.
(bkz: clash royal) -
kafamda beliren bir şeyi yapmaktan her zaman çekiniyorum. aslında çekinmekten ziyade üşeniyorum. "tutmaz, uğraşılmaz, aman onu yapsam ne olacak sanki" diye diye boşlukta sayıyorum. üniversite sınavına bile son güne kadar çalışmayan ben -ki bu dgs ile 6. ösym sınavım oldu sanırım- şansa bala hala bir yerler kazanıp bir şeyler başarıp yoluma devam ediyorum ama bir gün bu şansın artık yanımda olmayacağını biliyorum. sanırım bu konuda beni teşvikleyecek bir şeye ihtiyacım var. bir sevgili, bir gerçek dost, bir yol arkadaşı hatta belki beni sahiplenecek bir hayvan. -
Boş kaldığım her an yepisyeni üniversitem, fakültem ve çok sevgili dönem arkadaşlarıma sağlı sollu giydiriyorum. Kafamın içinde tabi hehehe, bunun yanlış olduğunu düşünenleriniz olabilir ama şu iki günde yaşadıklarımı ve gözlerimin gördüklerini bilseniz... neyse aşırı mutsuzum, mezun senemde kaydırdığım o matematik sorularına lanet girsin, saygılar. -
Sabah evden çıkarken ilacımı almayı unuttum sözlük. Zor bir gün beni bekliyor. (bkz: euthyrox)
ya da kısaca şöyle diyeyim;
'*' -
dün büyük üstad, değerli sanatçımız neşet ertaş'ın ölüm yıl dönümüydü. dün gece neşet ertaş , tarihte bugün başlıklarına entry girmiştim. hatta bir de bozkırın tezenesi başlığını açmıştım.
Ve gördüm ki sözlükte neşet ertaş başlığına benden hariç hiç kimse bir şey yazmamış. -
Çakma kuzenler bugün off-line idi heralde.
Amin bey en iyilerde birinci sırada.
Hll amin bey kralsn. -
galiba eksiğimizi buldum.
Selam verdim. Karşılık beklediğim için almadılar. Hüküm gösterdim. Ulan sen kimsin diye peşimden koştular.
Çok yanlış şeyler yapayım dedim. Yanlış saydığım kimisinin yüz vermediği doğrusuymuş. Kendime biçtiğim payı da havaya salmak zorunda kaldım. Açıkta kaldım yani. Öyle bir şey.
Boş beleş yazılar karaladım. Afişe olmamak için dümenler çevirdim. Az kalsın alabora olacaktım, bir hamleyle dümen kırıldı. Elimde kalan parçasını kenara koymayı bile akıl edemedim. Öyle mal mal bakındım.
Bu sefer dedim, bu sefer dürüstlük kazansın. Her hipokraside bu söz aklıma geldi. Bayrak sallıyor gibi hissettirdiği ve çocukluğumdaki milli bayramlar anıları pasif görevlerden ibaret olduğu için, içimi bi heyecan kapladı. Ağzım köpürerek konuşan biri oldum çıktım.
İkiyüzlülüğü bile olduğu gibi yazacak cesareti bulamadım.
Çok acayip ya.
Şimdi uyuyacağım ya. Uyurken konuştuğumda, buldum! demesem bari.
Çünkü galiba hâlâ eksiğimizi bile bulamadım.
sen de itirafçı kesildin başımıza ha.
bö. -
Uzun bir süre yaşamak istemiyorum.
Yani uzun ömürlü birisi olmak.
kısa özürlü bir yaşam da istemiyorum.
Bu yüzden, sebepten, dolayı, yüzünden, due to, because of that, hem spor yapıyor sağlıklı besleniyorum.
Hemide zararlı.
Nasıl ama yılan di mi? -
Kuran çarpsın insanlardan nefret ediyorum.
İyi insanları üzenlerden nefret ediyorum.
Sabah sabah nefret ediyorum.
-
Bir vegan olarak canım dana bonfile çekiyor Allah affetsin -
sanırım blog yazmayı bırkacağım.
Hayatım boyunca birilerine ve bir şeylere karşı çıkarak yaşadım. Mesela, "matematiksiz olmaz," demişti enver beyler. Muharrem beyler de "çalışmadan olmaz," demişti. "Olur," dedim sınava girdim, tam burslu kazandım gazeteciliği.
Bir sene içinde tam beş işten istifa ettim. Ne yapayım, yapamıyorum. İşlerin birinden istifa ederken, doğan beyler başka hiçbir işte çalışamayacağımı iddia etmişti. Çalıştım. İstifa ettim ama, çalıştım. Doğan beylere yazar olacağımı, ebesinin bilmem neresini ona göstereceğimi söylemiştim. Yazdım.
İlkokul öğretmenim nadideye giydirdim, eski çalışma arkadaşlarıma, hayata ve dünyaya... Şiirler yazdım, bloguma sığındım biraz. Düzelmeyecek şeyleri yazdım, ağlayamadıklarımı yazdım, ağlayacaklarımı yazdım. Bir ara vasiyetimi bile yazmıştım.
İnsanlara nasıl yenildiysem, blogda da kendime öyle yenildim. İşte, öyle, nedenini karıştırma şimdi.
Blogu bırakmak... Hayır, bu sefer bunu yenilgi olarak kabul etmiyorum. Bu bir vazgeçiş de değil, pes etmek de. Bu,
Bimiyorum. -
Sevgilim yok. En son biriyle date anlamında 5 ay önce görüştüm. Hatta sen ona 6 de. En son ne zaman bir arkadaşımla oturup kahve içtim hatırlamıyorum bile. Neyse be.
Bu arada Sarot Termal Vadi'deyim iki gündür, 6 Ekim'e kadar. Beklerim. '*' Bizimkilerin devremülkündeyiz ailecek. Ablamgil de geldi 2-3 günlüğüne. Sonra tekrar annem, babam ve ben... Sabah ve akşam yürüyüşlerime ablamgil gidince başlarım herhalde. Üşenmezsem.
İtiraf ediyorum, hayat şey gibi.'*' -
Bazen yaptığım espirinin şakanın sonunun nereye varacağını düşünemiyorum. -
Alem şerefsiz olmuş. Herkes insanlığını kaybediyor -
Cift telefon tasiyorum. Biri is biri özel telefonum. Gecenlerde her iki telefonumla son bir ay icinde kac kere, kac dakika ve kac farkli kişiyle gorustugumu ve de her iki hattimda ne kadar data kullandigimi karsilastirdim. Sonuç can acitici... Is telefonumla ayda 600 dakika civarinda görüşüyorum. 5 gb data yetmiyor. 12 farkli yazisma grubunun yanısıra yaklasik 150 farkli kişiyle yazismışım. Bin civarinda mail gelmis ve bir o kadar cevaplamisim. Yazismalardan sadece bir grup is yerindeki geyik grubumuz ki herkes aslinda alabildigine mesafeli durmaya calisiyor. Ve bu hatla sadece esimle gülümseyen emojilerle yazismisim.
Ozel hattima gelince. 4 gb data olduğu gibi duruyor. Sadece blogsozluk, biraz twitter ve oğlumun izledigi cizgi filmler data harcamis. Sadece 16 gorusme yapmisim. Anne babam bile aramamis ben onlari cok az aramisim. Esimle surekli is hattimla gorusmusum. Sebebini sordugumda bu telefona daha çabuk cevap veriyorsun diyor.
Bunlari farkedince bir sey denemek istedim. Ozel hattimi evde kapali biraktim ve 2 hafta civari hic acmadim. Açtığımda sadece reklam mailleri, birkac onemsiz sms buldum. Sonrasinda kimse seni aradim ulaşamadım demedi. Ulan merak eden bile olmamis.
Özel hattimi kapatmaya ve telefonumu satmaya karar verdim. Is yogunluguyla ve aslinda biraz da isteksizligim sebebiyle kimseyle gorusemiyordum evet ama artik ozlenen ve merak edilen biri olmaktan da cikmisim. Telefona ihtiyacim kalmamis artik... -
itiraf ediyorum, ev işi yapmayı, mutfakla ilgilenmeyi, eşyaların yerini değiştirmeyi, temizlik yapmayı, toplamayı, düzenlemeyi çok çok çok seviyorum. saatlerce ev işi yapsam sıkılmıyorum. işim bitecek gibi olsa hemen başka bir iş çıkarıyorum. ve sanırım bu konuda bazı takıntılarım var; bir yeri düzenliyorken en ufak bir şeyin bile düzensiz kalmasına tahammülüm hiç yok. örümceğin bulup da ağ yapamayacağı yerlere kadar didikliyorum. işim bitince de inanılmaz mutlu oluyorum. o mutlulukla yine iş yapasım geliyor. '*' (bkz: a.b. -19- altmış sekiz gün durmaksızın temizlik yaptığı için deterjan koklamaktan öldü) böyle bir şeyler işte.
bu sevgimi ilk kez dile getiriyorum. sanırım son olur. çünkü annem duymamalı. duyarsa ''madem seviyorsun şunu da yap, hadi bugün şunu yapalım'' der ve beni sürekli isteğim dışında iş yapmak zorunda bırakır. '*'
