blog sözlük itiraf

2852 entry daha

  • Ben geldim!
    Zamanın eli değdi bize resmen, çok özledim.
    Sarılalım mı sözlüğüm?

    Edit: Sensiz günlerimde hırkamı çıkarıp insan içine karıştım, beyaz yakalı oldum, oblomovluk müessesesine ihanet ettim. hatalarıma bir Nilüfer ver, barışalım.
  • Eski blog sözlüğü ara ara özlüyorum. Ama artık terk edilmiş bir koca binadan farksız. Güzel bir kitle vardı burada ama hepsi gitti, tek tek. Sözlük interaktif değildi maalesef. Fark edilmiyordu belki ama sözlük ölmeden önce defalarca çığlık attı.

    Şuan niye girdiğimi de söyliyeyim, hasta olunca gece boyunca uyuyamadım. Ve hayatı sorguladım. İyiliğin dünyayı kurtaracağını, güzellik kavramını ve bir takım felsefik düşüncelere daldım. En sonunda blog sözlük aklıma geldi işte.

    şu da bonus

    Edit: imla
  • " Bir sosyal medya mecrasının ülkemizdeki kullanıcı sayısı 1 milyonu geçiyorsa Türkiye’de temsilci bulundurma zorunluluğu olacak. Temsilci tayin etmezse bu mecraya erişim kısıtlanacak." - meclisteymiş bu düzenleme. henüz kabul edilmeyip ertelenmiş.

    (bkz: torba kanunu 2020)
    (bkz: demokrasi algoritokrasiye karşı)

    ilgili yazıya gider
  • bu entry'im de bu başlığa atacağım ilk ve tek entry olarak kalsın.
  • ertelemek düşüncesi artık mahzenlerde değil salonumun tam orta yerinde yer almakta. hayatımı tabii suret ile etkileyecek olayları görüp de -her ne kadar kolay olsa da- başlayamamak durumu beni mahvetmekte. bunu neyin tetiklediğini bilip de ona da adım atmamak bir şeyin cabası ama neyin? bil(e)miyorum. bilmemek de sahi anlamda ne kadar kötü bir şey. her şeyin bir yanılgıdan ibaret olması gibi bir gerçekliği bilmek nedir peki? o da mı bir yanılgı? galiba. son günlerimde iyice karmakarışık bir yapı haline bürünüp de saflık bab'ı içerisindeki içeriklere bakmak sebebi ile dini bir moral olarak ele almam, dine bir araç olarak yaklaşmam ne de kötü bir şey. sevgi ile yoğurmak varken kendini, nefret ile başbaşa kaldığını görmek kadar acı bir şey var mıdır? vardır elbet lakin anda kalamadığım için yaşadığım acının "en" büyüğünün bu olduğu sanısı gerçeklik ile aramdaki ilişkiyi berteraf etmekte ne de iğrenç bir etkendir. kaldığım her dakika annemi üzmek gibi büyük bir günaha giriyorum. annem olsam herhalde bir adalet isterdim. annem olsa eminim adalet karşısında da ben incinmeyeyim diye, hakkın benim tarafımda olduğuna diretir idi. annem olsa eminim aldığım cezayı kendi çekerdi.
    ahvalim: halim
    (bkz: annemi üzdüm böylece hep bana trenler çarpsın)
  • blog sözlük'te en sevdiğim başlıksın galiba.
    -(sen sözlük ne demek öğrenememişsin, ağlama duvarı değil burası!)-
    bir zamandan beri koştuğum yolların mahiyeti, bir zamandan beri yok-muş gibi geliyor. insanların bir şeylere tutunma çabası ile ilermesi ve üretme çabası eskisi kadar hoş gelmiyor. kendim için bir motivasyon bulamıyorum. "ölüm de var"ölüm'ün olmasına dair düşünceleri ile geçerken zaman içerisinden, ahire yaklaşmak ne kadar da garip değil mi?

    farkında olmak ve bir olayın en ince ayrıntısına kadar düşünmek, yapılacak hareketlere karşı yapacağın hareketleri önceden planlamak, insanların -en yakınlarım dahil- gerçek kimliklerini gördüğüm zaman; hemen kaçıp gitmek istiyorum. n'için bir çabadır bu? mutlu bir gelecek, mutlu bir aile için mi? hoş gelmiyor. "ölüm de var" diyorum.

    artık yalnızlık çepeçevre kuşatmış çevremi. zeki diyordu ya "herhangi bir kimseye sarılma isteği duyduğum vakit önüme koskoca bir imkansızlık çıkıyor." diye. yoktan imksansızlık çıkmaz, imkan görüngüde vardır. galiba bu düşünceleri dile getirmem de insanların benden soğumasına yol açtı/açıyor.

    bunu gördüm ve bunu öğrendim. bunları gösterdim ve bunlardan acı aldım. hayat bu ya bizim de payımıza bu düştü.
  • bugün saat 18.38'de uzun zamandır beklediğim mail geldi. mailde şöyle yazıyordu.

    ekşi sözlük başvurunuz hakkında
    [email protected]
    4.06.2020 Per 18:38
    merhaba .....,

    ekşi sözlük'e başvurunuz bir şekilde kabul oldu! bu email adresiniz ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.
    yoksa https://eksisozluk.com/sifre-sifirla adresinden yeni bir şifre tanımlayabilirsiniz.

    ekşi sözlük halka hizmet dairesi

    yaklaşık iki ay öncesine kadar bu maili hevesle bekliyordum. o zamana dek burayı hiç duymamıştım. bugün mail geldiğinde ilginç bir şekilde hiçbir şey hissetmedim ve heyecan duymadım. uzun yıllar takip ettiğim bir oluşumdu. epey süredir de çaylak olarak görünmeyen binlerce kişiden sadece biriydim. artık resmi olarak yazar olduğum bildirildi. orada da yazarım ama esas paylaşımlarıma buradan devam edeceğim. çünkü kendimi burada huzurlu hissediyorum. orada yıllardır görmediğim ve bulmadığım naif ortamı burada buldum. orada yazacaklarımı binlerce kişinin görmesi artık beni şevklendirmiyor. çünkü takip etmeye başladığım dönem henüz kalitenin pek düşmediği değerli yazarların sözlüğü terk etmediği dönemdi. şu an ise başlıkların ve içeriklerin çoğu nefret, aşağılama ve saldırı üzerine. bunları gösteriş olsun diye değil böyle hissettiğim için paylaşıyorum.
    kalbi güzel bütün yazar arkadaşlarıma sevgilerimle..
  • maddi, manevi hiç bu kadar daraldığımı hissetmemiştim. o zamann çal keke
    uykular haram oldu, gençliğim bak talan oldu..
  • eminem-berzerk evde tekken bu şarkının nakaratını bağırarak söylediğim doğrudur.'*'
  • ''Susmak, kurtuluştur.''

    Şeyh Ebu Medyen

    -kendini tekrardan kötüye yormaktasın sabbah, dikkat et. gücün olduğuna inanmaktasın ve bir şeyleri başarıcağına güvenmektesin lakin bu başarı ile addediğin her şey mahvına sebep olacaktır. ne de güzel sigarayı bırakmışsın bir de şu alkolü azaltsan ne iyi olur... babanı kat'i suret ile dinleme, sadece b(a)ba'nın o saf sevgisini içine al ve manalarına değer verme. anti-psikotik olarak kullandığın kimyasalar umarım hayatına hoşluk katar. histerik cümle yazmaya n'asıl da engel olmakta! şey, kendi değerini bil sabbah, kim olduğunun farkına var ve bunu daim olarak unutma, kal sağlıcakla.-
    ervah'ın ezel'i
    edit: aptallık bir seçim olmamalı idi.
    edit2: oku demek idi lakin ne idi oku, mânâ ne idi aklım ermiyor! parasızlık kötü bir mevzuu, bitmiş haldeyim ve hatta tükenmiş.
    edit3: kimsemin olmadığına dair inancım tabii suret ile artıyor, içiyorum durmadan içiyorum, maddelere dönmekten korkuyorum.
    edit4: esrik bir adam bir şeyler sayıklar ve ar.
    edit5: veyl!
  • bizimkiler şu koronada evde kalmaktan pek sıkıldılardı..
    babam en son bi pazara gidiyo, tabii benim gibi oda, çiçekçide son kalan bi kestane var, bakıyo boynu bükük, dayanamayıp alıyo..
    köye giderken götüremediler, balkonda unutmuş peder, baktım kurumuş kalmış..
    ilk bi pek üzüldüm, çiçekçiye gittim, yaşamaz bu dedi çiçekçi..
    toprağını değiştirdim, gübre verdim, suyunu eksik etmedim, sen benim canımsın, lütfen benim için yaşa dedim..
    bir hafta her saniye baktım, sen dedim benim yoldaşım olacaksın, hadi dayan dedim...
    bugün sabah bi kalktım sözlük...
    yeni iki tane dal açmış..
    tutunmuş hayata, gülümsüyo bana :)))
    ya Allah (c.c.) o kadar büyük ki, sevgiylen gerçekten hayat veriyo doğaya..
    aslanım benim, yanımda köye götürüp bahçeye dikicem, torunlarıma anlatıcam seni :)))
    pek sevinçliyim sözlüğüm, senlende paylaşıyım dedimdi..
  • bugün bu şarkıyı 20 kere dinledim xd
  • artık iflah olmaz bir ırkçıyım arkadaşlar. asya kıtasını komple yer yüzünden silmek istiyorum. çin, hindistan, endonezya gibi ülkeleri haritadan silmek istiyorum. 11 temmuz men i trust konserinin iptal olduğunu öğrendim. bilet aldığım passo'nun sitesinde açıklama yapılacak yazıyordu. mail attım passo'ya. bize bilgi gelmedi zorlu psm'ye sorun dediler. tüvit attım dün. bugün verdikleri yanıtta iptal olduğu, daha sonra bilgi verileceği yazıyordu. emma proulx'u dünya gözü ile bir kere olsun görme fırsatımı aldılar elimden. şu videodaki dayının ettiği küfürlerin daha ağırını ediyorum. böcüğünen cücüğünen ne işiniz var ibineler?

    önce oh land sonra emma proulx. şu dünya üzerindeki en büyük nefretimsiniz ulan çinliler. tez zamanda soyunuz tükenir inşallah.
  • Uzun entrileri okumadığım için yüce honest tarafından benimkilerinin de okunmaması cezasına çarptırıldım.
  • (bkz: photography ruk)'u anonim görüntülemelere açtım arkadaşlar.

    Bilgi bir zümrenin tekelinde bulundurduğu bir meta olmamalı!

    buradan buyurun » » »
  • bu videoyu ezberlemeye çalışıyorum :d
  • ne zamandan beri suskunum'u düşündüm kendimde bugün. ne gariptir ki bir cevap bulamadım, üzerinden çok sular akmış ve izleri kapanmış olarak gördüm, artık alışmıştım; kedere, üzüntüye, hüzne, kırılmaya, bocalamaya, efkara, derde vb. her şeye. yaşadıklarım büyük bir haykırış ile seslenmemi gerektiren olaylar idi, ben sadece sustum. sustum ve kaldım bir gecenin ortasında, bağırsam gök yarılacaktı ikiye, kimseyi korkutmak istemedim, sustum. "belirsizlik dedim, ne menem şey imiş, lime lime ediyor insanı" söyledim kendi kendime, her zaman kendimle idim, sustum. sahiden ne zaman güldüm'ü düşündüm bugün, gülememiştim, unutmuştum sanki gülmeyi: neye gülüneceğini, kime güleneceğini, kim için güleneceğini, hangi şartlar-koşullar altında gülüneceğini; ben her zamanki gibi sustum.
    annem geldi, üzüldü.
    babam geldi, üzüldü.
    ben de üzülüyor idim, bir şey diyememedim ve mutlaka hüzünlerinde haklılardı, ne de olsa her şey bir çıkar ilişkisine dayanmaktaydı. benim iyiliğimi isteyen kimseler, kendi iyiliklerini için bunu isteyeceklerdi.
    artık yoruldum, suskunluğum, büyük bir sessizliği getiriyor bendimde. suskunluk, ne zamandır ölümü hatırlatıyor bende.

    "bir misafirliğe gitsem,
    bana temiz bir yatak yapsalar;
    her şeyi, adımı bile unutup
    uyusam." -m.c.anday.

    hikmet benol'da düşünmüştü: "acaba ölür isem, Hüsamettin tambay nasıl bir hüzne boğulur" diye, hikmet kendini öldürdü, Hikmet'in üstüne bir beyaz bez örtüldü, albayın gözünden bir-iki damla yaş döküldü ama hikmet öldü.
    ölürsem diyorum, bir sonbaharda, doğu'da. haber salınsa yurduma, n'asıl karşılanır ölümüm acaba,
    keder, acı, gam, hüzün, üzüntü veyahut suskunluk?

    "bugün oturdum ölümü düşündüm
    bir darağacında ya da yolda yürürken
    bugün oturdum ölümü düşündüm
    yirmi yaşında ve hayat bu kadar güzelken."

    git artık benden ecel, bak yenildim ben artık, git benden; pes ettim ben.
    gelme ey ecel!
  • kimseyi tanımadığım bir yerde, salaş bir balıkçıda tek başıma oturarak bu şarkı eşliğinde rakı içmek istiyorum.
  • Karar verdim sözlük. Büyüyünce araknid olacağım.

    (bkz: arachnid)
    (bkz: how to arachnide)

    şöyle bir şeydir. Ve genellikle tarantula beslerler.

    (bkz: tarantula)
    (bkz: spider)
    (bkz: örümcek yetiştiriciliği)
    (bkz: how to raise a tarantula)
  • 'keşke' ile 'pişmanım' arasında çok fark var sözlük. 'Keşke'yi elimizde olmayan şeyler için söyleriz. Ama'pişmanım' kelimesini kendi yaptığımız hatalar için kullanırız. İşte ben pişmanım sözlük. Keşke ile karışık bir pişmanlık ama benimkisi. O an duygularımla değil de aklımla hareket ettim. duygularını katmadan verilen kararlar ilerde duvar gibi karşına çıkıyor ve tüm hızınla o duvara tosluyorsun. Ben çarptım o duvara sözlük. Kalbimde, beynimde paramparça. Şu an dünyaya bakışım değişti. Eşyaları görüşüm, insanları anlayışım değişti. Fakat dediğim gibi bunlar bir günde olmadı. Hatta çok güçlükle ve adım adım oldu. Çok defa bana rağmen oldu. Fakat oldu.
    *
2852 entry daha
/ 5