bir insanın zeka seviyesini anlamak
-
Türkçe'yi nasıl kullandığıyla alakalıdır.
Bir de "çok susan daha çok zekidir" diye bir yanılgı var ki yoktur öyle bir şey. Bilakis çocukların bilişsel altyapılarını öğrenmek için onları kasten konuşturur, bir şeyler sorarım onlara. -
internet sitelerinden neler aldığına bakın. -
iki şeyden anlaşılabilen durum.,
birincisi esprilerine bakın. tabi yapıyorsa trollüğüne de bakın. buradan anlaşılır ve farkını ortaya koyar kişi.
ikincisi sorduğu sorulara bakın. yukarıda bir yazar söylemiş zaten bunu. soru sormak çok önemlidir ve insanın farkını ortaya koyar. felsefede neden sorunun önemli olduğunu eskiden anlayamazken şimdi daha iyi anlıyorum. -
Bir insanın zeka seviyesini anlayamazsınız. Kendi geliştirip geliştirmediğini anlayabilirsiniz. -
temel bir karşısındaki yerme eylemidir. Yani bir nevi ego şişmesi, oysa her insan, doğadaki her canlı gibi kendi içinde bütündür. Kusurlu şeyler olabilir fakat sınıflandırmak olmamalı. -
Aziz Nesin Ön görüsü ile düşündüğümüz de zeka denilen şeyi kullanan Türkiye de %40'dır. Bu da 10 kişiden, 4 kişiye tekabül eder. Eğer kendinizi zeki zannediyorsanız da, bu oran 3 kişiye düşer. Ortam üzerinde iki kişiyi de çok seviyor ve ayıramıyor olduğunuzu varsayalım, kaldı yalnızca bir kişi. Ve bir kişiyi de bu ortamdan sevdiğiniz kişiler dinliyor ve zeki buluyorsa, elimizde avucumuzda kişi kalmaz. Yani, kişi kendinden daha fazla bilen herkesi zeki zanneder. Ve ona göre zekasını düşünür. Bence, bir kişinin zeka seviyesini anlamak için, ilk olarak kendimizin zeka seviyesini de anlamamız gerekiyor. -
Benim için çevresindeki insanlara bakmak ile mümkün olur. Bazen karşımdaki kolay kolay açılacak bir kitap gibi gözükmez, zorlayıp hayal kırıklığına uğramak yerine çevresine bakarım. Zaten belli eder hemen kendini.
Tabi bu yöntem bende işlemez. (bkz: iki eldeki parmak sayısı kadar bile arkadaşa sahip olmamak) -
hangi zeka seviyesini? diye soruyla cevap vereceğim başlıktır. sayısal zeka mı, sosyal zeka mı, adını hatırlayamadığım X zekalarından herhangi birisi mi?
insanların genelde, düşünce yapısıyla ilgili çıkarımlarda bulunurum. yoksa ne bileyim ben adamın ticari zekasını, ya da gardner usulünce, ne bileyim varoluşçu zekasını (ne demekse artık?), müziksel zekasını?
ölçütlerimden bazıları şunlardır:
bilimsel bir şey hakkında fikrini sorarım bu malum şahsa. yorumunu isterim. cevapları ben de şaşkınlık uyandırırsa (iyi anlamda tabii ki) ya da ufkumu açarsa "hmm, bu velette iş var" diyebilirim.
insan ilişkilerindeki tutumuna bakarım. ikili, çoklu, hatta tekli (kendisi oluyor o) ilişkilerindeki tutumlarına, düşüncelerine ve yaklaşımlarına bakarım.
gündelik hayatındaki düşüncelerine, tavırlarına bakarım.
bir program izlerken, fikrini beğendiği adamın savunduğu şeylere bakarım. ufkumu açıcı şeylerse sevdim seni çocuk derim bu elemana.
ya da gene aynı şekilde, bir program izlerken fikrini beğendiği adamın yanlışlarını görürse, o adamı mantıklı çerçevelerde eleştirebilirse, biraz dikkatli bakıldığında gözlerimde oluşan kalp emojilerini görmemek imkansızdır.
Şimdi, bu yöntemler sağlıklı mı? değil. neden?
adam benim çapımdan büyük birisi ise, bu vatandaşı anlayamadığım için zeki olarak göremiyor olabilirim.
ya da benim çapım fazla küçükse, çapı küçük birisini kendimden büyük çapa sahip olduğu için zeki sanabilirim.
ya da çapım hayli küçükse, çapı benden de küçük birisini de zeki sanabilirim.
kendi çapımı idare eder seviyesinde gördüğüm alanlarda çapı benden küçük olan ama varlık gösteremediğim alanlarda çapı büyük olan adamları anlayamam mesela bu yöntemlerle. adamın yaptığı bilimsel yorumdan siyasete, ticarete kafasının basıp basmadığını anlayamam değil mi?
Ama gene de, bu yöntemler en azından kendimi idare eder, ya da iyi gördüğüm alanlarda insanlar arasında kıyas yapmama olanak sağlıyor. veriminden de şimdilik memnunum. tavsiye ederim.
edit: imla -
Seçimler de kullandığı oy ile doğru orantılıdır. -
boş zamanını nasıl değerlendirdiğinden ya da konuşma tarzından da azda olsa anlaşılabilir. -
sorduğu soruların kalitesine bakın anlarsınız... -
Bir insanın nasıl güldüğünden edebini neye güldüğünden zeka seviyesini anlayabilirsiniz. -
önemli olan iq değil eq. -
bakışlarından, mimiklerinden, konuşmasından, sorduğu sorulardan hatta sizi nasıl dinlediğinden anlaşılabileceği mümkün olan durumdur. Lakin bence hiçbir zaman yüzde yüzlük bir sonuç veremez. Sebebi de malum insan çok karmaşık bir canlıdır. Tecrübe yüzdeyi artıran önemli bir etkendir. -
En zeki insanın aptal ayağına yatabilen insan olduğunu düşünen biri olarak yanılma payı yüksektir. -
yeni girdiğim bir ortamda ilk önce insanların suratlarına bakarak varsayımlar yapıyorum. ateist olmama rağmen bence yüzümüz beynimize göre zamanla şekillenebiliyor. en basitinden kaş yapısı ortaya doğru eğik olan insanlar daha çok kurnaz ile nitelendirilir. tam tersinde ise saf olarak nitelendirilir. tabii bu asla kesinlik içermeyen bir ön yargı.
devamında ise insanlarla iletişime geçildiği zaman zekâ seviyesi çok kolay bir şekilde anlaşılıyor. bence hızlı düşünebilen ve düşündüğünü güzel bir şekilde yansıtabilen insanlar zekidir. Bir diğer zeki bulduklarım ise Manipülasyon yapabilecek kabileyette kurnazca iletişim kurabilen insanlar. -
Papağan gibi klişeleri ezberlemişse ve yaptığı tek şey onları tekrarlamaksa zeki değildir. Sinsiyse, zeki değil kurnazdır. Eğer sürekli başarılarını anlatıyorsa zeki değildir. Her konu hakkında bilgisi varmış gibi davranıyorsa zeki değildir. Üzerine vazife olmayan islere burnunu sokuyorsa zeki değildir. Zeki olduğunu zannediyorsa zeki değildir.
-
birtakım bilimsel testler uygulamanın isabetli sonuçlar vereceği, fakat bizlerin de birer alfred binet olmadığımızın unutulmaması gereken ve her insan için subjektif şartlara sahip olduğunu daha buradan gördüğümüz saptamadır.
maalesef türkiye'de aslında zeka belirteci olan davranışlar medeni dünyada zeka belirteci olarak görülmüyor. şark kurnazlığı içeren, birilerinin kişilik haklarını zedeleyen ve bunları yaparak menfi çıkar sağlayan birtakım kişiler toplumun birçok kesiminde çeşitli önadlar alarak zeki olarak yansıtılıyor. aynı şekilde bir konu hakkında yapılan tartışmalarda bir tarafın diğerinin sözünü kesmeden dinlemesi ve saygı içinde hiçbir müdahalede bulunmamasının diğer tarafın haklılığını kabullenmek olarak görüldüğü ve argümanının kaybettiği düşünülmesi, aynı şekilde bir başka insanın da kendisini savunurken tartışmanın eksenini bilinçli olarak kaydırarak muhatabını zor durumda bırakmaya çalışması şeklinde kendini gösterebilen davranışlar da bu toplumda zeka olarak algılanıyor.
sadece tartışma ortamında değil, diyalog ve poliloglarda da kişinin ortama girişinden itibaren kendini ifade şekli, kullandığı cümleler ve konuşma bütünlüğü, polilogun diğer üyelerini de dışarıda bırakmayacak konularda ve şekilde konuşması, bir olaya sonuç ya da sebep odaklı yaklaşması, bir olayın konuşulduğu sırada kullandığı biçem ya da doğruluğu büyük ölçüde tasdiklenmiş "sual malumu ispattır" tezinden de(ekmek almaya gittiğinin belgesi var mıydı!11) faydalanılarak kişi hakkında takriben 15 dakika içerisinde bir fikir edinmenizi sağlar. elbette istisnai durumlar olabilir, bir insan, başkalarını manipüle etmede çok başarılı da olabilir fakat elbette karakterinin kendisini ele verdiği bir durumla karşılaşılacaktır ve bu konuda kişi kendini açığa vuracaktır.
-
Günlük sorunlara acil çözümler üretebiliyorsa zekidir.
-
Bilimsel açıdan testler gerektirir. Zeki dediğiniz insan normal zeka sahibi çıkabilirken. Asosyal ve çekingen görüp deli galiba dediğiniz kişi de üstün zekalı çıkabilir.
