bir hevesle satın alınıp kenara atılan eşyalar

  • biraz uzun oldu ama herkesin kendinden ufak tefek bir şeyler yakalayacağı bir karalama oldu.

    öncelikle biliniz ki, bir zaruri ihtiyaç dahilinde değil de o an içinde bulunduğunuz ortamın ambiyansı ve/veya sunulan pazarlama stratejisi ile size satılmış ve/veya satın almış olduğunuz ne varsa bir heves ürünüdür. anlık olarak verdiğiniz radikal kararlar da bununla aynıdır.

    zaten tüketime dayalı yeni kapitalist düzenin öngördüğü ve istediği şey de tam olarak bunu yapmanız yönünde. bir şeyler tüketmeniz, satın almanız, dolayısı ile yeni şeylere ihtiyaç duymanız, arayışa girmeniz ve akabinde mutsuz olmanız. illa ki maddi değeri olan şeyleri değil, aldığınız kararları bile çabucak tüketmeniz.

    satın aldığınız şeyi etkin kullanımınızı veya verimliliğini sorgulamanızı bile beklemiyor sizden sistem. yani tüm bu alımlarınız için yapılan tüm endüstriyel çabalar, pazarlama stratejileri, reklam faaliyetleri, inovasyon çalışmaları vs. tamamen iyelik hissinizi tatmin etmek için yapılıyor. sağlayacağınız fayda kimsenin zerre kadar umurunda değil.

    hal böyle olunca da aslında oldukça basit bir yöntem var:

    bir şey satın almadan önce en az 21 saniye gerçekten o alacağınız şeye ihtiyacınız olup olmadığını düşünün. emin olduktan sonra satın alın. daha büyük satın alma kararlarınızda (ev, araba, yatırım vs.) bu süreyi yukarıya doğru esnetebilirsiniz.

    ikinci olarak ise bir davranış biçiminizi değiştirmeye karar verdiğinizde de (sigarayı bırakma, diyete başlama, günlük tutma, her gün kitap okuma, blog yazma, spor yapma vs.) bu kararınıza hemen başlamak yerine gününüzü, haftanızı, mevcut düzeninizi ve boş zamanınızı tüm ayrıntılarını hesaplayarak iyice program edip; alacağınız karara ne derece sadık kalabileceğinizi, dış etmenlerin sizi ne derece etkileyebileceğini düşünün.

    belki basit gibi görünse de birkaç kez üst üste kendi kendinize verdiğiniz kararlardan caydığınız ya da başlayıp vazgeçtiğiniz taktirde; kendinize olan inancınızı zedelemekte, en nihayetinde ileri vadede özgüven problemi gibi sorunlar ile karşılaşabilmektesiniz.

    bu noktada uyarım kendinizi bilmeniz, tanımanız, ne istediğinize bireysel anlamda kararlar verebilecek yetiye sahip olmanızdır. tabi bunu fevrilik ile karıştırmamak adına, eğer ki o yetkinlikte olduğunuza kendi iç samimiyetiniz ile inanmıyor iseniz, profesyonel bir destek almanız daha doğru olacaktır.
  • (bkz: 7 parça delik açma testeresi seti)

    şunu neden aldığımı bilmiyorum.
  • Son zamanlarda aldığım bir çok şey. Hepsi o kadar gereksiz ki.
    Mutsuzluğuma sus payı olsun diye aldığım her şeyden pişmanım.
  • aliexpress'ten aldığım şu aksesuardır
    o kadar para verdik, kullanmak nasip olmadı.
  • sanki italyada doğdum, romalıyım sanki, gittim para verdim bi de buna
    edit : bu da satın aldığım yer.
  • Resim çizmek için kullanılan ahşap model manken.
    link
  • Ayakkabının seklini korusun diye üretilmiş olan esnek zımbırtı.
    Bi hevesle a101in aktüel ürünlerinden 2 çift aldım. Ya bir kere kullansam ya. Bir kere. Boyle bir üşenme olamaz. Belki üşenmek kavramı bu ürünün üretiminden sonra benim tarafımdan keşfedilmiştir.
  • daha kötüsü de var dedirten durumdur
    (bkz: bir hevesle aldıktan sonra kullanmak zorunda kalınan eşyalar )
    (bkz: iwatch)
  • annemin, ev ıvır zıvırları dediğim, minik ev aksesuarları. babamın sanki evi baştan yapacakmış gibi aldığı alet çantası, içi bomboş. kardeşimin aldığı ve hala almaya devam ettiği oyuncak bebekler, koleksiyon yapıyor sanırım.
  • Fotoğraf Makinesidir :)
  • ney
  • Kondisyon bisikleti, stepper, indirimlerden alınan fazlaca eye liner ve yine indirimlerden elbet bir gün sürerim umuduyla alınan rujlar
  • celal şengör'ün bilgiyle sohbet kitabı. oooh gelsin bilgiler diye aldım, aradan 3 ay geçti tonla kitap bitirdim buna daha hiç dokunmadım bile.
  • Benim için payday 2 (oyun)
    Not:bir oyunkolik
  • en sevdiğim grubun imzalı albümünü aldım arada açıp dinlemiyorum bile telefonumda var diye
  • çeşitli limon sıkacakları. babam sürekli değişik mekanizmalara sahip limon sıkacakları alıyor nerede buluyorsa :) ama hepsini bir kenara atıp yıllardır kullandığımız sıkacağı kullanmakta diretiyoruz.
  • El çantası ve flash disk ihtiyaç duymadığım halde sürekli aldığım eşyalardır.
  • 100'lü vinil eldiven
    plastik kelepçe (cırt)
    neden aldığım hakkında bilgi sahibi olmadığım durumdur
  • bana kalırsa, acil olarak kurtulunması gereken eşyalardır. (kurtulunması diye kelime olur mu?)

    mesela 5 lira diye tişört aldığım günler vardı. basket oynarken giyerim diye alırdım, sonra bi baktım ihtiyacım olandan fazla tişörtüm olmuş, zaten sabah aynaya bakmadan dışarı çıkan biriyim, bazılarını unutmuşum bile. ayrıca ucuz kıyafet endüstrisine üretim yapan ülkelerdeki çalışma koşulları da artık hepimizin bilgisi dahilinde. geçtiğimiz yılda giymediğiniz kıyafetleriniz, muhtemelen ihtiyacınız olmayan şeylerdir, kurtulun!

    gerçekten bir gün bütün gardırobu indirip giymediklerimi ihtiyacı olanlara verdim. size yemin ederim, hayatta kendimi daha hafif hissediyordum. zaman bulamadığım için oynamadığım playstation'ı sattım, o kadar güzel ki artık playstation'ım olmaması. kullanılmayan elektronik eşyaları satın, bünyeye çok iyi geliyor.

    bir çok insanın evinde kolilerce eski dergi gördüm. kurtulun! okuyacak şeye ihtiyacı olan insanlara ulaştırın onları. siz bir daha okumayacaksınız.

    bir de zamanında ekmek makineleri moda olmuştu, annemler eve aldılar bi tane. cidden çok güzel ekmekler yedik bir dönem. sonra mutfaktaki alt dolaplardan birinde durdu bi kaç sene, üzgün üzgün. bir gün ise gitmişti.. en son 4 sene önce halkapınar metroda yerden ekmek kırıntısı toplarken görülmüş.
  • Bilgisayarda Tır oyunu oynamak için aldığım vites, pedal ve direksiyon setidir.
/ 2 »