bir güzellik bırak
-
sokaktaki köpeğin başını okşamak. -
kamyon şoförlerine el sallamak.. bunu asker arkadaşımdan öğrenmiştim. kesinlikle, istisnasız hepsi karşılık veriyor. denedik çarşı izninde. kimi selektör yapıyor, kimi korna çalıyor, kimi de sizin gibi el sallıyor. deneyin. hayata dair güzel bir detaydır. -
çok güzel ama oyunun içine sıçtılar resmen. elmas 1 eloda bile hem oynamayı bilmiyorlar hem herkes toxic. -
Sophie HUNGER -
demli bir çay isteyip parliment sigarası yakmak -
1.000.000 $ -
kesinlikle budur »
(bkz: legolas)
(bkz: lord of the rings) -
ben -
Aklıma bu şarkıyı getiren başlıktır... Bir güzellik yapsana -
yavru kediler -
daha demin migrosda bir hanım, jet kasayı kullanamıyordu. tam görevlilere seslenirken evet! ben geldim ve olaya acil müdahale ettim. ebele hübele şeklinde teşekkür ederken, ben hiç bir şey demeden kapıya doğru elimde çikolatalarımla yöneldim ve çıkışşş yaptım. alkış kıyamet görmelisiniz.. -
mit... ah burada okusam... -
peki siz istediniz -
kendinle santranç oyna.
sen oyna anlarsın beni. -
gülmek için adeta sebep arayan dört yaşındaki kız kardeşim,
annemle üniversiteyi kazanıp gitme ihtimalimden konuşurken bir anda ağlamaklı hale gelen ve "ablam evde olmazsa ben korkunca kimin yanında yatacağım?" diyen sekiz yaşındaki kız kardeşim ve "oooh bilgisayarın bana kalacaaaak!" diye sevinen on yaşındaki erkek kardeşim. -
Ada'da gece uçurumda şarap içmek -
hayata gülümsemek.
anlayışlı ve hoşgörülü olmak.
canlıları kandırmamak.
doğaya saygı göstermek. -
ufak şeylerden zevk alabilmek.
lüks yerine zarafet aramak.
saygı beklemek yerine değerli olmak.
zengin olmak yerine kimseye muhtaç olmamak.
sıkı çalışmak.
sessizce düşünmek ve dürüst konuşmak.
yıldızları, kuşları, bebekleri ve bilge insanları açık kalple dinlemek...
işte benim güzelliklerim. -
Okuduğum kitapları bank, park, bahçe, otobüs koktuğu gibi yerlere bırakıyorum. İçinde de "yaşadım, güldüm, sevdim" diye not yazıyorum.
Umarım bir gün karşılaşırız. -
Sabaha karşı denize girmek.
