bilmediğini bilmek
-
öğrendikçe bilmediklerim artıyor ve deryada bir damla bile olmadığımı fark ediyorum. -
socrates'e göre bilgeliktir. "bilmediğini bilmenin" mütevazı bir bilgelik olduğunu söyler, savunmasında. kendisinin de bildiği tek şey, hiçbir şey bilmediği olduğu için kendisi de bir bilge durumundadır.
(bkz: sokratesin savunması) -
Öğrenmeye giden yolda ilk ve en kritik adımdır. Bilmediğini samimiyetle kabul edip çaba harcayan için sonrası çorap söküğü.
Öğrenmenin önündeki en büyük engel ise biraz bilmek. Biraz bildiğini düşündüğün dersin sınavına bile çalışmak gelmez içinden söz gelimi. Bakınca biliyorsun gibi gelir ancak bilmiyorsun da gibidir.
Keşke hiçbir şeyi biraz bilmesek. -
çoğu zaman, olması gerekenin aksine geri adım atmaya sebeptir. yeni bir şey öğrenince hem öğrendiğine sevinme hem de bilmediği bir şeyin daha farkına varıldığı için üzülmeye neden olur. ayrıca çok bilgili insanların yanında acayip utanmaya.
(bkz: cahilliğini iliğine kadar hissetmek)
