ben
-
afrika'da çalışan bir antropolog yerli kabilenin çocuklarına bir oyun oynamayı öğretir.
ağacın altına koyduğu meyvelere ilk ulaşanın ödülü, o meyveleri yemek olacaktır.
onlara "haydi, şimdi başlayın! birinci olan alacak!" dediğinde tüm çocuklar el ele tutuşarak koşmaya başlarlar.
ağacın altına beraber varırlar ve hep beraber meyveleri yemeğe başlarlar.
antropolog neden böyle yaptıklarını sorduğunda şu cevabı verirler:
"biz, ubuntu yaptık. eğer yarışsaydık, yarışı kazanan bir kişi olacaktı. nasıl olur da diğerleri mutsuzken yarışı kazanan bir kişi ödül meyveyi yiyebilir? oysa ubuntu yaparak meyveleri hepimiz yedik."
sonra antropoloğa ubuntunun anlamını açıklarlar:
ubuntu: " ben, biz olduğumuz zaman ben'imdir." -
onun benden beklediğini sandıklarıma göre kurguladığım konumumdur.
özdeşleşme dediğimiz şey yabancılaşma bir yanıyla. ben ötekidir. -
(bkz: İzzet altınmeşe) -
türkçe anlamı benlik, bencillik olan enaniyet(arapça) kelimesinin, kökü olan ene nin türkçe karşılığı.
(bkz: tamlama gibi tamlama) -
kendisine bir yer tayin ederek, her sözünün başında kendini gösteren, işaret eden. denizde bir damla, ama deniz muamelesi görmek istiyor, gibi. -
sürekli bkz verdiğim başlık -
ENE,kendim de kullanılabilir. -
Kibri tavan yapmış bir insanın, egosunun sponsoru şeytandır. -
(bkz: hiç ) (bkz: ego) -
Ego kasma başlığı.
(bkz: ego) -
istisnasız her insanın hayatı boyunca en çok kullandığı kelimedir.
Latince (bkz: ego) -
şu günlerde ben deyince aklıma tek bir video geliyor Ben Anadolu'yum -
(bkz: birinci tekil şahıs) -
yalnızlık = ben -
Melanosit hücrelerinin kümecikler oluşturmasıyla vücutta oluşan lekelere verilen ad. -
polis koleji sinavinda elenme sebebim -
Latince kökenli ego kelimesinin türkçesidir. -
(bkz: ben affleck) -
ingilizce'de erkek ismi -
tekil birinci kişisi. aynı zaman da kara lekede diyebiliriz. bide sırf bu lekesi olup çekici göründüğü iddaa edilen bayanlar var. tam da bunların karşılığı işte.