az bilinen görgü kuralları
-
yenilip içilen her bir şeyi sosyal medyada paylaşmamak. -
Tokalaşma yapılacakken şayet eldiven giyiliyorsa çıkarılır ve eldivensiz vaziyette el sıkışma eylemi gerçekleştirilir efendim -
konuşan bir insanın sözünü kesmemek! -
misal yeni bir ortama sonradan girdiniz insanlarla sırayla tanışma esnasında el sıkışırken öyle ukalaca parmak uçlarınızla değil avuç içleri denk gelecek şekilde el sıkışılır.
2 kişilik bir yemektesiniz ya da bir buluşma ve birinizin telefonu çaldı. önemliyse izin istenir, önemli değilse sessize alınır.
edit:imla -
Kadın el uzatmadan tokalaşmak için erkek el uzatmaz.
Sohbet ortamında sürekli kendinden bahsedilmez.
Misafir kapıya yakın oturtulmaz.
Konuşma sırasında karşıdakinin yüzüne bakılır.
-
iltifat alınca reddedilmez, karşılık da verilmesi uygun değildir sadece teşekkür edilir.
tanımadığınız biriyle konuşurken sen değil siz diye hitap edilir her zaman.
garson tabakları almaya geldiğinde yardım edilmesi asla doğru değildir, garsona "bu işini iyi yapamıyorsun" anlamında mesaj verir.
partnerinizle yemek yemek için gittiğiniz mekanda eğer gerekliyse şarap tadımını kadın yapar fakat erkek seçer siparişi o verir.
başkasının çocuğunu izin almadan sevmek görgüsüzlüktür.
asansöre bindiğinizde veya markete girdiğinizde birileriyle göz teması kuruyorsanız selam vermeniz uygundur.
masa adabı da bunlara dahildir, (bkz: #151547). -
günaydın demek..
valla bizim memlekette çokta az biliniyo, insan insana bi Allah(c.c.) selamını vermez mi yahu. -
Önce kızların el uzatması gerekliliği.bunu bilen gerçekten az insan var ve kimse kimsenin elini tutmak durumunda değil evet bu bazen nezaketen yapılıyor da gereksiz.. -
Telefonu açan kişinin kapatmasını beklemektir.
-
Sıra beklemek -
Birini çok iyi tanımıyorsan lütfen konuştuklarına yola çıkarak yorumda bulunma. İyi uyuyamıyorum diyen kilolu birine o yüzden kilo alıyorsun demek öküzlük bence. Hayat öykümü bilmiyorsun ki -
Aslında az bilinen değil ama yapmayanlar oluyor; misafirliğe giderken bir kutu bir şey alıp eli boş gitmemek. Farklı bir şehre gidiyorsan gittiğin yere ve eşe dosta geldiğin şehre özel şeylerden getirmek. -
insanların gelip geçtikleri yerlerde durup eyleşmemek, kenarda eyleşmek , konuşmak
uzaylı görmüş gibi gözünü dikip bakmamak, afederseniz kadın kadına bile öyle bakılmaz bakmanın bile bir adabı var
toplum içinde yüksek sesle konuşmamak
telefon görüşmeni kalabalık ortamdan ayrılarak yapmak ( kimse dinlemek zorunda değil)
konuşanın sözünü kesmemek
/en çok ihlal edilenler ve şahsen en çok ihtiyaç duyduklarım bunlar
lütfen! -
maaşın zamanında yatırılması -
Kimi insanlar vardır ki doğuştan gelen bir zarafet timsaliyle girdikleri her ortamda dikkatleri üzerlerine çekerek toplumda saygınlık ve hayranlık kazanırlar. İlla ki bu tarz insanlardan olmaya gerek yoktur. gündelik ve iş hayatımızdaki çok basit bazı görgü kurallarına uyarak da medeniyetin ölçüsünü iyi bir izlenim bırakarak üzerimizde taşıyabiliriz. Örnek vermek gerekirse;
yeni birisiyle tanışırken ya da tanıştırılırken her zaman ayağa kalkmak ve gene yeni tanışılan birinin elini güç denemesi yaparcasına sıkmamak
alçak gönüllüğü abartarak size yapılan iltifatlara gereksiz karşılıklar vermek, sadece teşekkür etmek bile yeterlidir
belki de hepsinden en önemlisi, koşullar ya da durumlar her ne olursa olsun, her zaman “teşekkür ederim” ve “lütfen” i kullanmayı unutmamak…
-
gelen mesaja geç cevap vermemek -
Eğer karşınızda ki kişi konuşuyorsa çatalı bıçağı tabağın kenarına nazikçe bırakıp onu dinlemelisiniz.
Şahsen ben yemek yemeğe aşık olduğumdan, yemek yerken kendimi kaybediyorum hahahahxlwjdhsj
O yüzden kendime hakim olmaya çalışıyorum arkadaşımla iken, o anlatıyor sonra yemeğe dalıyoruz ya da tam tersi.. -
herhangi bir park, sahilde bulunan bank veyahut herhangi bir yerde bulanan banklarda oturur iken, yandaki masa veyahut bankta oturulan kişiye (cinsiyeti her ne olur ise olsun) aptal gibi bakılmaz. kendi ülkün /ideolojin /davan/ siyasi görüşün her ne olur ise olsun anlam dahilinde gidip konferans verip, kendini bir aydın görerek doktrinler saçmalayabilirsin lakin bunları dil ve hatta bedensel şekilde karşındaki kişiye aktaramazsın, aktarmaya çalışamazsın.
metro, marmaray, eshot, izban ya da "toplu" taşıtım olarak topluma tahsis edilmiş araçları kendi malınmış gibi kullanamaz yanındaki kimseleri de kullanmaya teşvik edemezsin.
unutmayınız, kadınların sadece bazı kimseler tarafından cinayet ile gündeme getirilen bu ülkede kadınlara, tabiri caiz ise hayvan gibi bakamazsın! âlalade bir sekilde laf atıp da rahatsız edemezsin. hoyratça el haraketlerinde bulanamazsın. "ağh bakğsana yağ ne biçiğm giyinmiş, namussuz" deyip de ahlak ne bilmeyip, etik ne bilmeyip, tabii olduğun oluşum/ din'i morâl veyahut entelektüel olarak saydığın kimsenin arkasına yapışıp, kimseyi yaftalayamazsın. ("oku" denir iken, evren'i ve görüngüyü okunmasının gerektiğini öğrenmek zorundasın)
herhangi bir erkeğin giydiği çoraba, taktıgı ayakkabıya, üzerine geçirdiği t-shirt'e bakıp da "doba bak yağğ" gibi ithamlarda bulunamazsın!
hepimiz gelip geçeceğiz, kimseye kalmayan bu ahir zamanın an'ında kimseyi yaralama lütfen. sevmeye çalışalım yapamıyor isek sessiz kalalım ama kimseyi kırmayalım!
(saymalarımın hepsi "meclis dışıdır" eğer ki üstüne alınır isen, meclis içenidir) -
Birinin yanında osurmamak -
Bir kişiyle yemeğe çıktığınızda o kişi önemli bir şey anlatıyorsa ve yemek yemeyi bırakmışsa siz de çatalı ve bıçağı yavaşça tabağınızın kenarına bırakırsınız ve o insanı dinlersiniz. Bu hareket o insanı önemsediğinizi gösterir. Haldır huldur dalmazsınız yemeğe.
