ayıp olmasın diye yapılan şeyler
-
"Nasılsın?" sorusunun bir formalite olarak sorulma zorunluluğunun hissedildiği ortamlar. -
yaşamak anasını satayım. sırf ayıp olmasın diye yaşıyorum.
çok derbeder oldu, ama şuan böyle hissediyorum. -
Sırf diğer insanlarla tokalaşıldı diye Sevilmeyen insanla da tokalaşmak, yetmezmiş gibi yanakların birbirine değdirilmesi. -
Bir arkadaşın yalan söylediğini bildiğin halde doğruyu söylüyormuş gibi inanmaya devam etmek. -
birine verdiğin borcu isteyememektir. -
aslında saçları gayet de berbat olan arkadaşa "çok yakışmıış hava katmış" demek.
-
sosyal ağlarda arkadaşların fotoğraflarını beğenmek -
karşındakini kıramamak. -
"Falanca geri dönmeden görüşelim"
"Onun da selamı var"
Bir de şu gereksiz ısrar konusu var ki ifrit oluyorum. Israr edilince mecburen kabul ediyorsun bu seferde kabul ettin diye minnet altına sokuyorlar. Misal tanıdık bir kitabevindesin, bir kitap aldın eline ve kitapçı ısrar ediyor kitap hediyemiz olsun diye almazsan gönül koyuyor, alırsan da rahatsız hissetmene sebep oluyor... -
görgüsüzlere görgüsüz olduğunu söyleyememek. -
(bkz: ver bi merhaba diyim hadi ) -
Nezaket icabı gülümsemek -
Çok samimi olmayıp ama arada birbirimizi görüyoruz diye sosyal medyada takip edince ayıp olmasın diye geri takip yapmak. -
Yaşamak -
misafirlikte tabağa konulan yemekleri bitirmek.
-
Yaşamak, bazen birine ayıp olmasın diye yaşarsın -
Sevmediğim akrabalara annenin rica minnet zorla yapılan bayram ziyareti. Hatta annem diyor ki eşeğin hatrı yoksa sahibinin de mi hatrı yok. -
tanımadığım bir misafir geldiğinde yanlarına gitmek. misafirinde anlamsızca "ben senin şuyunum!" demesi üzerine, anlamsız yüz ifadeleri ortaya saçmak, yoksa ayıp olur, annem terlikle kovalar. -
Telefona cevap vermek.Mesaj atsalar daha rahat olur. -
Misafirlikte;
-gel bir iki lokma bişey ye evladım
+yok abla tokum ben
-ye evladım bak ellerimle yaptım
+tamam abla azıcık yiyeyim (evi yedi)
