ayasofya'nın cami olması

  • şahsen desteklediğim olaydır. normalde bu hırsızlardan yana gölgemi bile düşürmem fakat bu durum aslında siyasal islamın da bir yönde bitişine delalet ediyor. bu tür siyasi akımlar belli idealler üzerine kurulurlar. türkiye siyasal islamı için ayasofya 2023'le beraber son adım ve bir zafer nişanesi niteliğinde.

    dünyada siyasal islam biteli uzun yıllar oluyor. sudan'da el beşir turabi'yi hapse attığında, mısır'da mursi devrildiğinde zaten ağır yara almıştı. en son 2016'da müslüman kardeşler ve tunus ennehda hareketi din ve siyaseti ayırma yoluna gideceklerini açıkladılar. aynı yıl 15 temmuz'la türkiye siyasal islamının sacayaklarından fetullahçılar ülke içinde büyük bir yenilgiye uğradılar.

    dünya çapında siyasal islamı bitiren önemli olaylardan biri de elbette el kaide ve ışid gibi radikal hareketlerin yükselmesi oldu. bu hareketlerin siyasal islamcılar tabanında da destek bulması siyasal islama sıcak bakan bizdeki yetmez ama evetçi liboş tayfa gibi seküler kesimlerin de akp'nin esasında kravatlı ışid olduğunu anlamalarına katkı sağladı.

    bugün 2023 hedefleri diye tanımlanan ütopya sağda dahi büyük yara almış durumda. ayasofya açılınca da bir şey olmadığını görecek olan bu light islamcıları bağlayacak hedef ve ülkü kalmamış olacak bu adımla. eğer erken seçim olmazsa -ki bahçeli'nin bu fırsatı vereceğini sanmıyorum- yaş tahtaya bastın reis, geçmiş olsun. bu millet iki aya unutur bu icraatı.
  • şahsen desteklediğim olaydır. istanbul'un fethinden sonra fatih'inin emri ile camiye çevrilmiş ve 480 sene cami olarak hizmet vermiş fethin sembol yapısıdır, ancak fethinden yaklaşık 5 asır sonra müzeye çevrilmiştir, ecdadmınızın kan ve can kaybederek kazandığı ve kendi dinimizin ibadethanesine çevirdiği yapının "sözde" kültürel amaçla müzeye çevrilmesi çoğu müslümanı rahatsız ettiği aşikardır, bu kararın halkın vicdanıyla alınmadığını, kinini 5 asır içinde tutanların zaferi olduğunu biliyoruz, o sebeple bugün alınan kararın akp hükümetine getirisi götürüsü zerrece umrumda değil, karar prangalanmış vicdanlarımızı rahatlatmıştır.

    osman yüksel serdengeçti
  • Bende destekliyorum. Camilerimiz yeterli değildi, insanlar namaz için her yerde cami arardı. Muhteşem oldu. Dünya bizi kıskanıyor!
  • (bkz: dünyanın bu durumu umursamaması)
  • benim gündemim değildir. benim gündemimde ekonomi, geleceğe güvensizlik, sosyal adaletsizlik vs yer almaktadır. zira ayasofya müze kalmış, cami olmuş benim hayatıma herhangi bir etkisi bulunmamaktadır.

    tarihimize, inancımıza saygı ve onları korumamız gerektiği nedeniyle cami olarak kullanılması gerektiğini iddia eden argüman çok. evet haklı olabilirler. tarihe meraklı, inançlara saygılı (elimden geldiğince) biri olarak katıldığım noktalar mevcut. ancak şu soru da kafamı çok kurcalıyor. hasankeyf de bizim tarihimiz değil miydi? ve yahut şile kalesi (yapılan restorasyonla sünger bob'a benzeyen kale), şu linkte görülebilecek restorasyon rezalatlerine kurban giden diğer yerler, zenginlere/yurt dışına peşkeş çekilen-kaçırılan tarihi eserler, tarihi eserken yıkılıp yol, bina veya başka şey yapılan başka tarihi eserler? bunlar da bizim tarihimizdi, bunlara neden aynı hassasiyeti göstermedik? ayrıca bu topraklarda yaşayan türkiye cumhuriyeti sadece osmanlı eserlerinin mirasçısı mıdır? bizans, selçuklu, diğer beylikler, daha önceki dönemlerden tarihi eserler, hristiyanlık/yahudilik ya da pagan dinlerinden kalma eserler, binalar vs bunlara da aynı ihtimamı gösteriyor muyuz? gösterdik mi? sadece şimdiki hükümet özelinde konuşmuyorum. şu anki hükümetin bu yönlerde takdir ettiğim çalışmaları da var.
    şu haberde mesela selçuklu sultanlarının kemiklerini köpeklerin yediğini yazmış murat bardakçı. olay çok eski yıllarda yaşanmış. ve bunun gibi bilmediğimiz ne rezaletler, ne katliamlar yaşandı belki de ülkemizde kaç senedir.

    demek istediğim şu; ayasofya'nın cami ya da müze olması benim gündemim değildir. ben tamamen tepkisiz yaklaşıyorum olaya. bu duruma aşırı sevinenleri/aşırı yerenleri de anlayamıyorum. sevinenleri; yukarda bahsettiğim diğer eserlere karşı olan duyarsızlıktan, yerenleri de sevenlerin hassasiyetlerine duydukları genel bir öfke ve konuyu başka yerlere saptırmalarından ötürü sevmiyorum. la olum, la arkadaşlar şu an gündemimiz bin küsür seneden beri var olan bir binanın, bir eserin nasıl kullanılacağı mı olmalı?

    millet uzaya gidiyor biz hala cami derdindeyiz geyiğine girmicem. ama barbaros şansal'ın dediği gibi bokumuzda boğuluyoruz resmen. ve gündem değiştirme politikalarına, bu olaya hem destek vererek hem de yererek hizmet ediyoruz. biz adam olmayız vallahi.
  • Her zaman olduğu gibi yine ülkeyi ikiye bölen, hukuk organlarının aldığı bir karardır.

    Karar sonrası iki farklı kutup neden olmalı veya neden olmamalı diye tartışıp durmaktadır. Bir kesim kararın yanlış olduğunu, diğer kesim ise doğru olduğunu savunmaktadır. Bana göre siyasetten bağımsız olarak düşünülürse karar doğrudur. Çünkü müzeye çevrilmiş olması büyük bir hatadır.

    Müze fikrini doğru bulanların argümanları için şunu söylerim, “fatih İstanbul’u aldığında, Ayasofya’da müze olacak bir iz bırakmasaydı ve adını da İstanbul cami yapsaydı, biz de şimdi bu anlamsız tartışmalarla uğraşmak durumunda kalmazdık.”

    Onarım yapılırken oldu bittiye getirtilerek birden bire Müze yapılma kararına çevrilen ve bu kararın Atatürk’ün kararı olması benim için büyük hayal kırıklığıdır. Çünkü Atatürk’ün böylesi bir yanlış yapmasını anlamlandıramıyorum. Tabi kararın Atatürk’ün olmadığı yönünde yusuf Halaçoğlu’nun itirazları var ama kanımca, O dönemde Atatürk’ün haberi olmadan böylesi bir karar sahte imzayla alınamazdı diye düşünüyorum.

    Son söz olarak, Fatih ile başlayan kilisenin tamamen camiye çevrilmemesi (fresklerin sökülüp, mozaikle kaplanmaması) yanlışı durumu bugüne taşımıştır.

    Fresklerin sökülüp mozaik ile kaplanması fikrini acımasız bulanlar için tam da o devirde cereyan eden cordoba katedralini (bkz: Kurtuba cami) örnek gösterebilirim.

    Ah Fatih ah senin o Engin hoşgörün bak neler açtı başımıza.
  • tam da siyasal islamcılardan beklenen harekettir. şovdan ve oy aldığı kesime şirin gözükme çabalarından başka bir şey değildir. ülkede adalet, ekonomi, eğitim, ahlak, güven, huzur, gelecek kaygısı, liyakat sahibi devlet yöneticileri, toplumsal barış, işsizlik gibi sorunlar yokmuş gibi davranıyorlar. sanki her şey yolundaymış tek derdimiz buymuş gibi hareket ediyorlar utanmadan. işin kötü tarafı ise tayyip efendi her şeyde olduğu burada da geri vites yapıp ülke itibarını yine sarsacak büyük ihtimalle. utanç verici ne kadar şey varsa bu siyasal dinciler yüzünden yaşıyoruz.
  • Yüksek sadakat kafile
    (bkz: can ne cami çeker neeee kilise)
  • hasankeyfe yapılan zulmün aynısıdır. Siyasal islamcıların şov olarak kendi kesimlerine seçimler için yaptığı hazırlıktır. Acıyorum gerçekten ülkenin başına gelen hallere, daha hasankeyfe gidememişken yok olup gitmesi, defalarca gördüğüm, hayran olduğum ayasofyanın geleceği halin benim için habercisidir. Tranzondaki ayasofyayı ne hale getirmişler, muhtemelen sonu öyle olucaktır. Yazık gerçekten çok yazık.
  • Diğer ülkeler Zaten turist göndermiyorlar artık türkiyeye, üç senedir %60 dan fazla ciddi bir düşüş var bu oran sonbahar ve kış ayları için %90 lara ilerledi. Haliyle Ayasofya’nın müze ve cami olması onları pek ilgilendirmiyor sonucuna varıyoruz. hal böyle iken hemen yanı başında Sultanahmet camisi var, Ayasofya’ya giren oraya da mutlaka uğruyordu, hiç bir sorun yok bunda aynı şekilde Ayasofya ya cami olunca da istedikleri gibi girecekler bundan sonrada aynı durum devam edecek, kimseyi engellemiyorlar buraya kadar düşündüğümüzde sorun teşkil edecek hiç bir şey dikkatimizi çekmiyor peki ne bu kopan lakırdı???
    Demekki bunların derdi bizim egemenlik haklarımız ve tasarruf sahibi olduğumuz şeylerde kendi istekleri doğrultusunda dayatmada bulunmaları, isteklerini dikte etmeleri bu sayede üstünlük taslamalarıymış. Kendi topraklarında bulunan Bizim camilerimizi yıktılar, amacı dışında kullandılar hiç bir şekilde eserlerimizi korumadılar şimdi biz böyle istiyoruz, öyle yapın... Keşke daha önce bu karar alınsaymış.
  • benim anlayamadığım 1453 ten beri cami olan ayasofya'nın 1934 yılında neden müze yapıldığı.

    o dönemki türkiye'nin tek problemi bu muydu?

    orayı müze yapanların amacı neydi?

    kendi manevi değerlerinden bir haberler miydi yoksa kafaları mı güzeldi?

    Ayasofya'nın müze yapılmasında emeği geçen herkesin tarih kitaplarında hak ettiği şekilde yer bulması gerekir.
  • (bkz: https://www.youtube.com/watch?v=euZJ2dZoT_4)
  • tek korkum: içerideki o ruhani hava devam edecek mi?
    çünkü oranın kat kat olmasa da çıkılan merdivenlerinden sonra aşağıya bir defa daha bakmak eşsiz bir tatmindi benim gibi bir müzesever için.
    ya da içerideki ışıklar ve mozaikler onlara ne olacak acaba? diye düşünmeden edemiyor insan.
  • Ayasofya ister camii yapılsın ister kilise benim için fark etmez. Yeter ki orada ki tarih yok edilmesin.