atarlanma günlüğünde bugün
-
Aslında hiç sorunumuz yok sözlük, kendimize manuel sorunlar yaratıyoruz.
yahu belki ömrümde hiç karşılaşmayacağım bi insan; ya da karşılaşsam da bu 2-3 dakikalık eğreti bi muhabbeti geçmeyecek. Böyleyken Bilincimi işgal etmesin sözlük bilinçlerimize gelip hık diye oturmasın.
bak ben onu tanı mıyordum. X şahsiyetini. Kendisi karşıma çıktı ve sonraki her hareketinde sanki bir mesaj vermeye çalışır gibiydi.
yahu hatun mesajını da al, eteğini topla da git diyesi geliyor insanın.
ve bu entry'den sonra ona karşı hiçbir antipatik his de kalmayacak biliyorum içimde. Ama yine de bunu buraya yazıyorum. Bir çeşit (bkz: bilişsel terapi) diyebilirsiniz.
o yüzden kimse darlanmasın da yazmam gerek. Ben yazarım hocam yapacak bir şey yok.
belki "16 eylül hatun vakası"ndan daha vahim travmaların kıskacında yoğrulacaktı ruhum.Fakat acılarımı ben hep yazarak tedavi ettim.
o yüzden bu son entry'mle söz konusu hatunu usulca, sevgiyle, merhametle buraya bırakıp işime gücüme devam edeceğim.
sıkıntı yok her şey yolunda ok?.. -
insanlar cehaletlerinden yapıyor bunu biliyorum. onlar hakkında kötü düşünmek istemiyorum.
tam da bu noktada, "onlardan uzak durmalısın" diyen üstada karşı çıkıyorum. hayır. onlardan uzak durmayacağım. keza üç senelik bir yalıtılmışlığım var onlara karşı ve bu hiçbir şeyi çözmedi bizim açımızdan.
"bundan sonra ne yapmalıyım" sorusu güzel. sahiden...
bana, bize, yakın çevremle ilişkilerime faydalı olabilecek bir soru bu.
bundan sonra onlara "cahil" ve biraz da ""zayıf" gözüyle bakacağım.
hani hastalık mefhumu var ya. her savunma mekanizmasının kabul edilebilir derecede bir hastalık oluşu. işte, tam da ondan bahsediyorum.
ya da şöyle diyeyim. cehaletlerini uç hareketlerle telafi etmeye(ödünlemeye) çalışan bir grup insan.
söylediklerim anlaşılıyor değil mi?
kaçmak, uzak durmak çözüm değil.
her ne kadar tahribata maruz kalınması gibi bir tehlike de olsa onların arasına karışmalı, ancak daha yapıcı stratejiler izlemeliyim.
üff yine uçtum.
güzel bir hafta sonu diliyorum. kocaman sevgiler (*swh) -
(bkz: sadece bugün değil, her gün)
mideme atarlanıyorum. çünkü doymak nedir bilmiyorsun, seni yerin on beş metre dibine inen belediye konteynerı. -
"insanlardan bir şey bekleme" diyen üstat haklıydı.
çevremdeki insanlara bu kadar çok içerlenmemin sebebi bu belki de. Onlardan bir şeyler bekliyorum /ya da hiç beklemediğim bi hareketlerini görüyorum. Ve ardından hayal kırıklığı.
bir de içsel konuşmalarımı yeniden yapılandırmalıyım. "nerede hata yaptım" yanlış bir soru mesela. Bu zamana kadar kendime hep bu soruyu soruyor ve "hiçbir yerde" cevabını alınca muhatabıma haliyle 2 kat öfke besliyordum.
ancak bundan sonra "peki bundan sonra ne yapmalıyım" diye soracağım. Umuyorum bu ikinci soru, insanlardan beklentilerimi hiç düzeyine indirgememe vesile olur.
Allah büyük be sözlüğüm. Kırıla kırıla öğreniyoruz hayata tutunmayı ve kırılmamayı öğrendiğimiz noktada büyüyor, olgunlaşıyoruz. -
Tüm teknolojik sorunlar ve emek hırsızlığı yapan çapsızlar sayesinde atar üstüne atar yaptığım, hepsini haykırıp tokatlamak istediğim bir gün. Detay anlatırsam, önüme ilk gelene bolca sevgi gösterisinde bulunmayacağım çok açık. Derin nefeees ve kaç. -
sivrisinekler lütfen evinize gidin, yoksa şiddet kullanma hakkına sığınırım. -
benimde diğer sözlüklerde yazılan şeyler hakkında yazma özgürlüğüm var. Yok neymiş orada açılan başlık blog sözlükteymiş. Yok efendim diğer sözlüklere çalışıyormuşuz. Yok öyle bir şey. Dİğer sözlüklerde hesabımız yok diye burada o konu hakkında yazamayacak mıyız? İşte benimde atarlanma günlüğümde bugün bu var. Kimse kimseyi burada zorla tutmuyor. Bunu yazarlar olarak kavrayabilsek her şey daha güzel olacak. Yani demem o ki, istediğim başlığı açar istediğimi yazarım. Paşa gönlüm bilir. -
Bir de şuradan devam edeyim atarıma.
Artık ciddi anlamda ekşisözlük e çalıştığımızı düşünüyorum. Nasıl oluyorsa artık.
Düşünsene, ekşisözlük deki en aptal başlık, bir kişinin altına basit bir kelime yazmasını bekliyor blogsözlük'ün malzeme şeysinde.
Ve bunu bir tek (bkz: arif) dile döküyor. Yakındır şutlanması (bkz: arif)'in. Bence arif'e sahip çıkalım. Onu koruyup (bkz: hamburger) ile beslemeliyiz.
Winter is coming. -
Bugünün atarı ne biliyor musun sözlük?..
yurtta pedofili vakaları artıyor. Ama asıl canımı sıkan ebeveynlerin bu durum karşısında takındığı sorumsuz tavırları.
yahu anne kadını!.. Yalnız başına Gönderme çocuğunu dışarı. Benden çok izliyorsun çocuk kaçırma vakalarını tv'de. Benden çok evhamlanıyorsun.
hal böyleyken salma çocuğunu sokağa ya salma ya salma!.. Salma!...
anne kadını cevap veriyor: "bakkala markete de mi göndermeyelim"
gönderme kardeşim. Yazın sıcağı kışın soğuğu demeden ayşe kadın gezmelerine gidiyorken, üşenme. Bakkala da sen git. Ya da söyle aileden başka birisi gelirken alsın.
çocuğunun kıymetini bil.
allah akıl fikir versin..
Sinirlenme diyorsunuz. Bu manzaraları görüp sakin kalmak elde mi?.. -
arka arkaya sipariş gelince açamadığım, sosyalith'e müteşekkir olduğum başlık.'*'
bugünlük atarımı yaptığım için sonraki günlerde bu başlık altında birlikte olmak ümidiyle, esen kalın. (bkz: sofradayken birinin yesene demesi) -
Açılması gereken, hatta geç bile kalınan başlıktır.
ilk atarı yazarak başlıyorum:
apartman sakinleri özellikle de bayramda, evsel atıklarını 50 santimetreküp hacmindeki sarı çöp kovasına tıkıyorlar.. Çöp doluyor ama onlar tıkmaya devam ediyorlar.
Oysa onun yerine 10 adım daha yürüyerek az ilerideki çöp konteynırına bırakabilirler - ki bakkala çakkala giderken illaki önünden geçiyorlardır.
onların bu duyarsız davranışı yüzünden apartman girişi her dem mis gibi metan gazı kokuyor. itici bir görüntü de cabası. Hiç hoş değil (*swh)
(bkz: allah akıl fikir versin)
(bkz: allah aydırsın)
