asla iyileşmeyecek çocukluk yaraları

  • şuan o moda girmek istemediğim için başlığı anlamamış gibi yapıp kaşımdaki 8 dikiş yarası diyeceğim.
    belki bi ara editlerim.
  • Üstteki sayın yazar gibi bende anlatamıcam ama sırtımdaki o 2noktalı kanca izini ve o 3 kişiyi unutumam.
  • Almanya'da bir akrabamın olmamasıdır.
    Lahana bebek , hani kokulu saçları olan bebekler var ya. Çocukken hep onlardan bir tane almayı hayal ederdim. Yaşadığımız şehirde yoktu ondan. Arkadaşımın akrabaları almanyadan getirmişlerdi bir tane. Arkadaşımın evine gidip onunla oynamaya bayılırdım. Evcilik oynadığımızda hep o benim kızım olurdu. Saçlarının kokusunu içime çeker, sarıp sarmalardım hep. Aradan yıllar geçti ve kız yeğenim oldu. Benim de ona aldığım ilk hediye çilek kokulu saçları ile kocaman bir lahana bebek oldu. Ve yeğemin de bebeğini çok sevdi.
  • Babanın maddi durumu belli, sırtından geçinmek isteyen kardeşler ise fazla. Kendi ailesini kuran ama kendi ailem var demek yerine daha çok çalışmayı seçen baba kişisi tüm yaralarımın müsebbibidir. Anlaştığı kaç işten parayı eksik veya geç aldığını bilmez. Yada kaç defa babasına kızdığında beni dövdüğünü de. Ben bilirim. Siz de bilirsiniz. Kırıklarını sayın kalbimin şu çocuksu pırıltıları içerenleri. Hani şu pembeli morluları. Ve ben sadece yaşı çocuk kendisi büyük kaldım o kırıklarda. Ve ben sadece kalbimde çocuk olacak kalacağım o kırık parçalarda.
  • babamın patenlerimi yakması
    o gün bir kez daha nefret etmiştim ondan
  • Yalnız bir çocukluk geçirmiş olmam... Basbaya yalnızdım.tektim. Bir başımaydım.

    Ancak o yalnızlığın içinde kocaman bi dünya kurmuştum kendime. Neyse bu uzun hikaye.

    kısaca arkadaşlar, büyüdüğünde benim gibi sosyalizasyon sorunları yaşamasını istemiyorsanız çocuklarınızın akranlarıyla kaynaşmaları için ortamlar yaratın. Bu çok önemli bir mesele.
  • Babamla bir maça gidemedik onca yıl tenis oynadım sayısız madalyam var birini dahi izlemeye gelmedi.ulan halısaha maçı yapıyoruz mahallede bari onu izlemeye gel.
  • annemin hep yalnız, hüzünlü ve çaresizce iç çekmesi...
  • hiç unutmam yaşım 8, annem kardeşime hamileyken depresyona girmişti birkaç sebepten dolayı. doğum sonrası hastanede 1 ay kalmıştı. bir gün annemi çok özlemiştim ve babamın kucağında ağlayarak annemi özledim demiştim. babamın tepkisi ise beni kucağından itip odana git diye bağırmıştı. sadece bu konuda onu affetmedim, düşündükçe kalbim sızlıyor ulan.
  • 12 yaşımda kendi kanımdan olan birini kendi kanımdan olan birinin dayağından korumak zorunda kalmak, 22 yaşında herkesin ortasında babadan yenilen yumruk.

    şu karikatürü de şöyle iliştireyim özet olarak
  • 12 yaşımda 30 yaşında birinden feci dayak yedim 35 yaşımda dayak atan yanımda çalışmaya başladı 2 yılın sonunda feci dövdüm ve işten attım
  • en güzel duygularımın nefrete dönüşmesine yol açtılar.
  • kafamın arkasında 2 3 cmlik bir kırık yarası var ama neyse ki kafam büyüdükçe izi iyice silinen yaradır. yatağın üstüne çıkıp bisiklet süremeye çalışarak kafamı kaloriferin köşesine indirmiştim.
  • (bkz: istismar)
    Duygusal, Fiziksel ya da cinsel farketmiyor.
  • çok fazla şiddet görüp, alay edilip, küçük düşürülmek benim fazlaca yaralı olmama zemin hazırlasa da kendime öğütlediğim şey şu oldu: 'asla çocuklara zarar verme, onlar için yaşa, oku , güldür. tek amacın bu!' evet aynen böyle. şu yüzden kızıyorum geçmişime çok çok daha ağırları oldu ve olaylar yüzünden kimsenin asla sevmediği, kırılganlığını çekemediği bir kadın oldum ahahhahahah
  • ailemle geçiremediğim vakitler. hep özenmişimdir, çocuklarıyla birlikte mutlu mesut yaşayan ailelere.
  • .....
  • içimde ukde kaldı şu elektrikli scooter'ım olmadığı için. neyse bir tur versene
  • en sevdiğim meşemi mahalle parkında tek başıma oynarken kaybetmiştim ve o an şunu demiştim kendi kendime ; "gitti işte bi daha asla bulamayacaksın." o küçücük aklımla yaşadığım üzüntü ve kendimi böyle telkin etmem beni hala şaşırtır.
  • buralarda işi yok onun.
/ 2