askerlikte ilk gece
-
zamanla alışılan gecelerdir. -
ankara, ağustos ayı..
izmirden gelmişiz, yaz sıcağından delirdiğimiz zaman, sabah indik işte otogara, neyse merkez jandarma komutanlığı nerde falan, bulduk geçtik sıraya.
sabah 8, önümde 400 kişi var, aileler ağlaşıyo falan, ben bi sırt çantasıyla dibek gibi dikiniyom orlarda, neyse sıra geldi, komutan giysileri dağıttı falan. bot bağlamayıda bilmiyoz, dedeler(üst devreler) geldi, ilk gün yangın tüpüylen bot döğdürttüler bana, bi yandan sigara içip bi yandan gülüyolar, bilmiyozda ortamı, hepimiz mal mal bot döğdük..
nerde sigara içiliyo, hangi gomtana görükmemek lazım falan hep anlattılar işte..
sonra koğuşlara dağıldık.
hani hep maphus şiirlerinde falanda derler ya, koğuş soğukluğu diye, o an anladım ne dediklerini..
yüz tane demir yatak, yüzüde birbirinden sevimsiz yatak, seççez birini.
seçtik, çarşaf serdik, yattık.
uyku uyumak mümkün mü, düşünüp duruyon, hıçkıranlar oluyo gizli gizli, ee erkekliğede laf ettirmicez, kafama yastığa bastırdım, dedim bu kötü bi rüya, uyanınca geççek..
18 ay sonra son gecede aynı şeyi dedim ve geçti. (bkz: swh)
velhasılkelam, zor iştir, adam olunan gecedir. -
41 kısa dönem bir kogustaydik. Yaş ortalamasını yükselten ben dahil 5-6 kisi vardı. Ülkenin dört bir yanindan gelen birbirinden farklı üniversite mezunu insanlar... Birbirlerini tanımaya çalışanlar da var, kahvaltı servisi kacta gelecek ki acaba salakligini yaşayan da... İlk gece vurdum kafayı uyudum. Yastığa 5 cm kala uyumayı askerde öğrendim ben. İlk gece bir kaç hıçkırık duymadım değil. Güldüm içimden hatta dalga geçtim. Esek kadar adamlar. Hiç mi yalnız kalmadiniz lan? Ayıptır dedim. Zaten neyi böyle ağız dolusu söylesem .ötümde patlar. Nizamiyeye girisimizin 5 ay sonrasiydi. Artık son nöbetleri tutuyorduk. Akşam 9 civarı nöbetten geldim soyundum ve ranzama daldım. Tam uykunun yoğun Sisi içinde kaybolacaktim ki Sivaslı Serdar yanık sesiyle ay buluta girmiş diye bir başladı ama içimde birikmiş tüm özlemi tüm yalnızlığı gözyaşlarım dışarı atiyor, sesimi dislerimin arasında ezdigim yastigim boguyordu...
Biraz kendimi toparlayip el yordamıyla sigaramı buldum. Kendimi bina dışına attigimda buz gibi soğuk terlik icindeki çıplak ayaklarımı ve gozyasiyla ıslanmış yanaklarimi donduruyordu. Çok sigara içtim orada....
İlk gece koymuyor da biriken özlemin üzerine bir hasret türküsü hirpaliyor... -
daha öncesinde evden ayrılmış, görmüş geçirmiş, kendi işini kendi görmüş insanlar için eğleceli ve gözlem açısından oldukça zengin bir gecedir. zira ana kuzusu ve baba parası kavramlarıyla büyüyen bebelerin, saat 20:00'a koro halinde "annecccciiiğiimm" diye ağladığını görmek ciddi bir ibrettir. -
İdari işler, ayakta bekleme, tanışma ve yatış safhalarından oluşur.
Çok güzel ve sıkıntılı anıların, anların başlangıç günü. -
Hiç bir şey olmaz.
Saat 5'e kadar kayıt yaptırman gerektiği söylendiğinden o saate kadar bekler ve giriş yaparsın. Kaydın yapılır, kıyafetlerin verilir, traşın yapılır. Yaklaşık 3-4 saat ayakta kalırsın. Sonra bölüğüne doğru yol alırsın ve bölüğün çevresinde de yaklaşık 1 saat ayakta beklersin. Bölük yazıcısı ile bir takım evrakları doldurursun ve bu da yaklaşık oturarak yarım saat sürer.
Yani eğer ceza almazsanız (çömel kalk gibi) birliğe teslim olduktan sonra (resmiyette katılış deniyor) yaklaşık 5 saat çoğunlukla ayaktasınız. Yol yorgunluğunun üstüne eklenince peltiniz çıkmış olur. Muhtemelen hava karardıktan sonra koğuşlara sokarlar. Nasıl yattığını, nereye yattığını, yattığın yataktaki varolan yeni ve eski lekeleri bile göremezsin. Sizden önceki devre temizse yatak üstünde mastürbasyon yapılmamıştır, burun tarafından üretilen vücut sıvıları ve katıları yoktur, işenmemiştir. Ne mutlu size.
Anneyi düşünmeye başlarsınız, "anne" dedikten sonra sonuna "m" yi getirmeden uyuyakalırsınız muhtemelen. -
pek hızlı çöken gecedir. tüm gün içeri girer girmez başlayan işlemler ve aradaki bekleyişlerle, apar topar yenen yemekler, giyilen üniformalarla geçer ve koğuşta içtima alınır alınmaz belki temiz belki eski çarşaf takımıyla bir ranzanın alt ya da üst kısmında, "ben burada bu 30 40 herifle napıyorum" bile demeye güç bırakmadan uykunun ulaştığı gecedir. -
nereye geldiğini düşünerek geçen dakikalar sonra yorgunluğun üzerine uyuyakalmalar. neyse ki her durum kendine özgü. --- spoiler ---
güneş doğarsa eğer 199
--- spoiler --- -
Gerçekten garip olan bir gecedir. Bir yandan bir gün azalırken, sabah nasıl uyanacağını bilmediğin gecedir. -
nedenini bilmediğim bir şekilde ilgimi çeken konu.
daha anlatılmadan duygulandım.
gelecekteki oğullarımın '*' askerliğin ilk gecesinde soğuk koğuşlarda ''anne anne'' diye ağladıklarını, fotoğraflarımıza sarıldıklarını hayal ettim bi' an. benim selvi boylu yakışıklı oğullarım. ananız sizi verene kurban olsun.
allahım bu anaçlıkla nasıl yaşayacağım.
