aşk
-
Kökeni aslında arapçadaki "aşeka" kelimesine dayanır. aşeka da bir ağaca sarılarak besinini ondan sağlayan zamanla ağacı zehirleyerek "kurutan ve öldüren" bir sarmaşık demekmiş -
Beyni uyuşturan, mantığı arka plana iten, ancak yaşanılınca anlaşılan ama tarif edilemeyen duygu. -
blogumda ki bazı yazıların kaynağı -
halkta başlayıp, hakk'a teşrif etme hali. -
"Aşk kalbimi yakan bir volkan gibidir, en sevdiğim tatlı kazan dibidir."
(bkz: Kemal Sunal)
(bkz: Tosun Paşa) -
(bkz: sevgi) -
Karşısına güzeli ya da yakışıklı olanı çıkana kadar şuanki kişiye duyulduğu sanılan his. Zamanın aşıkları ya paraya ya karaya.
(bkz: duygular bel altı) -
yaşanması gereken harika bir olduğur. tabii ki edep çerçevesinde. -
varlığına inanmadığım bir takım vücut içi kimyasal tepkime. -
İnsanın yüreğini terbiye etme durumu. -
Sahibi ulu tanrı olan Yüce olgudur. Yeryüzünde değil alemde aranacak muhabbettir. -
beğeni anında yaşanan duygu karmaşasına verilen kısa isimdir. aslı astarı yoktur. aşk kötü.
