aşk
-
böyle bir şey yok. ama olabilir de -
Kapımızı bir türlü çalmayandır. -
eyedeaa&abilities-burn fetish şarkısında r.i.p eyedeaa'nin dediği gibi;
"and love is just a chemical by any other name" yani "sadece bir kimyasaldan ibarettir. -
ses tellerin ağlayana kadar bağır. seviyorum seni! -
Topla saçlarını kadın; seni görünce tehlikeli şiirler yazasım geliyor,
Tutup dünyayı yüreğinden öpesim,
Benden gidenlere teşekkür edesim geliyor,
Kaçak bir çay demleyip, yaralı türküler dinleyesim, Yazılan şiirlerde boğulasım,
Bütün şaairlere seni nereden tanıdıklarını sorasım geliyor.
Topla saçlarını kadın; seni koynuma alıp yüreğimde yatırasım geliyor...
İşte böylesine küçücük ama bir okadarda kacaman bir his.
içine düssende, dışında kalsanda... -
sadece insana değil canlı cansız tüm varlıklara duyulan karşılıksız sevgidir -
aslında sadece ilahi manada olandır. gerisi yanılsama. insanlar arasında aşk olmasa da olur ama merhamet ve saygı olmak zorundadır.
dünyayı sevgi veya aşk değil, merhamet kurtarır. sevmek zorunda değilsin örümceği ama merhamet duymak zorundasın. -
yaşadığımızı hissettiren en naif duygu. -
aşk, normal insanlardaki anormal ilgi daralmasıdır yani birine aşık olduğunuzda tüm ilgi ve dikkat aşık olunan kişiye odaklanır, göz başka kimseyi görmez.
aşk, seçici bir odaklanma halidir yani birine aşık olduğunuzda onun olumlu yönlerini abartırken olumsuz yönlerini küçültür, görmezden gelir ya da görseniz de aldırmazsınız. çünkü nasıl olsa aşk her şeyin üstesinden gelecektir.
aşk, takıntılı bir düşünce biçimine sahip olmaktır yani her yerde ve her koşulda aşık olunan kişi düşünülür. tekrarlayıcı bir biçimde yineleyen bu düşünceler takıntılı bir hal alır. uyanır uyanmaz ilk akla gelen yine aşık olunan kişidir. aşkı takıntıdan (obsesyondan) ayıran tek fark, takıntıda kişinin istemediği bir şeyi düşünüyor olmasıdır.
aşk, coşkulu bir yükselme (mani) halidir yani birine aşık olduğunuzda enerjinizde belirgin bir artış olur. enerji artışıyla birlikte uyku ihtiyacı azalabilir, iştah kaybı görülebilir ama buna rağmen bir şehri baştan başa dolaşacak kadar da güçlü hissedilebilir.
son olarak aşkta talepler ve arzular vardır; sevgide ise paylaşım...sevgi vermesini bilir, aşk istemesini...aşk başınızı; sevgi ise dünyayı döndürür. -
aşk’ ın sözlük anlamı, aşırı sevgi ile bağlanma, şiddetle sevme, şiddetli ve yakıcı sevgi olsa da kelime kökenini incelediğimizde farklı dillerde farklı anlamları olduğunu görürüz.
etimolojik olarak incelersek ; arapça “aşaka” , sarmaşmak, sıkıca sarılmak, sarmaşık anlamına geliyor. bazı kaynaklarda ise farsça’ da, avesta dilinden , ‘işka/işk’ kelimesinden geldiği ve anlamının “istemek, şiddetli muhabbet, candan sevmek” olduğu yer almaktadır.
farsça aşk sözcüğü “eşgh”olarak okunmaktadır. türkçe’ ye de “aşk ” olarak geçmiştir.
herkes aşkı kendine göre tanımlar...
eugene delacroix"aşkı anlatabilmek için yeryüzünde var olan dillerden başka bir dil gerekir... "
fuzuli “aşk imiş her ne var âlemde. ilm bir kıyl ü kâl imiş ancak.”
şems : “mum gibi erimiyorsa insan, yanıyorum dememeli. yanmaktan korkuyorsa kişi, aşk kapısından girmemeli. ya kor yürekli olmalı insan, ya da kor barındıracak yürekli.”
peyami safa “gerçek aşk sevgilinin bütün kusurlarını görür ve sever. aşk inanmanın şiiridir. aşk şüphe etmez. aşk kıskanmaz. aşk iğrenmez. aşk çirkin bulmaz.”
charles bukowski “aşk güneş doğmadan önce görülen bir sise benzer. bir süre devam eder ve hemen ortadan kaybolur. aşk gerçekliğin ilk gün ışığıyla yok olup giden bir sistir.”
paulo coelho “aşk evcilleştirilememiş bir güçtür. onu denetlemeye çalıştığımızda bizi yok eder. onu hapsetmeye çalıştığımızda bizi köleleştirir. onu anlamaya çalıştığımızda bizi arkasında aklı karışmış bir şekilde bırakır.”
haruki murakami “aşık olan herhangi bir kimse kendi içindeki kayıp parçaları aramaya koyulmuştur aslında. bu yüzden aşık olan kişi, aşık olduğu kişiyi düşündüğünde bir hüzne kapılır. çok uzun zamandır görmediğiniz anılar dolusu bir odaya adım atmak gibidir bu.”
herkes aşkı farklı yaşar ve aşkın tanımı da kişiden kişiye göre değişir elbet.
edebiyatımızdaki aşk destanlarını incelediğimizde kahramanların Hak Aşıklığının ön plana çıktığını görürüz.
yunus emre'nin gönlünde ilahi aşk’tan başka’ya yer yoktur...
Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dünü günü
Bana seni gerek seni
Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni… -
aşkın kendisi geçicidir. onu kalıcı yapan harmonidir. -
Aşksız bir romanın ilginç ya da başarılı olması neredeyse olanaksızdır… Çünkü aşk herkesi ilgilendiren ya da ilgilendirmiş bir tutkudur. Herkesin yaşadığı, yaşamış olduğu ya da yaşamayı umduğu bir tutkudur.... Anthony Trollope -
" yanında cüce kalırım, sana aşkım devdir." -
budur -
son yüzyılda içi boşaltılan bir kavram oldu, üç günlük ömüre beş asırlık duygu sığar mı hiç!? Sığmaz, neden onca şair aşk’ı tanımlamaya uğraştı sanıyorsunuz? Romanları aşan bir duygu bütünüdür çünkü bu, kalbin anlatsa dilin çözülmez ki. -
mübalağa sanatıdır. ABARTIN -
bir tanım yapmanın zor olduğu hadisedir.
şiirler yazdıran, şarkılar dinleten, acı çektiren, gözlerini kör eden midir bilemem ama kalıplara sıkıştırılmasını hoş görmediğim 'kelime' dir. zaten bakıyorum kelimeden öteye geçemeyen bir olaya dönüşüyor kimileri arasında.
bir aşama değildir, katedilmesi gereken bir yol değildir, bir süreç değildir. yani 'ne olmadığını' çok iyi bildiğim fakat ne olması gerektiğine karar veremediğim bir şey aşk. üzerinde çok düşünülmemeli. yaşayacağım diye önüne her gelende dile getirilmemeli. zorlama kelimeler ve ilişkiler tarafından şekillendirilmemeli. aranmamalı. -
Flaubert'e göre aşk :
"Merak. Birine karşı, ansızın , bir merak duymaya başlarsınız, korkunç bir merak. Onu tanımak, onunla doğmak, dünyaya onunla yeniden gelmek tek amacınız haline gelir. Aşka en uzak cümle senden nefret ediyorum değil, bilmek istemiyorumdur. " -
#152220 şu entryde belirttiğim şarkı sözündeki gibi kimyasal bir süreçtir, kimyasal bir olaydır. sevin ya da sevmeyin oytun erbaş beyfeni şurada güzel açıklıyor bu şeyi.
hem kimyasal bir süreçtir, hem de yetiştiğimiz kültür ile alakalıdır. Romantik şeylere, özlü sözlere gerek yok. -
ferit edgü, ah min-el aşk, aşk üstüne (yeniden), syf.101.
ferit edgü'nün, ah min-el aşk adlı kitabının, aşk üstüne (yeniden)adlı bölümünde yer alan; numaralandırılmış hâller şeklinde belirtilen betimlemelerin beğendiklerimi sizlere aktarmaya çalışacağım.
1.
değişmeyende değiştim,
aşkta değiştim.
2.
aşk pişmanlık bilmez.
3.
a. dedi; "aşkın önünde siliniyorum.
içine girmeye çalışıyorum aşkın.
tüm dileğim,
aşkın ve ben'in tek bir varlığı oluşturması."
9.
bir uzakdoğu dilinde
aşk ve tanrı için
aynı sözcüğün var olduğunu söylediler bana.
inandım,
birine inanıp, öbürüne inanmayan ben.
10.
aşkın kuramı olmaz
yalnız eylemi vardır.
12. öyle aşk ozanları tanıyorum ki
tek bir mısra yazmadılar aşk üstüne.
23.
aşkın psikanalizi yapılmaz.
