aşk
-
Bukowski'ye soruyorlar bunu.
- sizce aşk nedir?
-Gün doğmadan uyandığınızda bir sis görürsünüz ya.. Kısa bir süre orada durur ve birden yok olur gider…
-Ciddi misin? Yok olur gider mi dediniz?
-Kesinlikle! Hem de çok hızlı bir şekilde… Aşk, gerçekliğin ilk ışıklarında yok olacak olan bir sistir. (Sigarasını söndürür.) -
buraya yazılacak kadar küçük bir tanım değildir. hatta roman olur aşk'ı anlatırken. yalnız herkesin romanı'da farklı olur aşk için.. -
aşkın tanımı yoktur. herkesin aşk tanımı sevdiğinin gözleri ve ellerinden ibarettir. -
Beğendiğiniz bedenlere, hayalinizdeki ruhları koyup, bunu aşk sanıyorsunuz.
shakespeare -
bir sanrı. -
yanıltmacadır, onu kutsal kılan harmonidir. iki kişinin ruhu aynıysa o zaman aşk ortaya çıkar. Ama aşk kendi kendine var olamaz. -
kimsenin doğruca tanımlayamayacağı duygu. beyni allak bullak eden hislerin başını çekendir aynı zamanda. bir kuşa da benzetilir, suya, benzetilir ama tanımlanamaz. kalbinizin yerini öğretir size, büyükseniz tekrar çocuk olursunuz, çocuk gibi sevmeyi öğretir. nefes aldığınızı gösterir, mutluluğu da öğretir hasreti de, sevmeyi de öğretir sevişmeyi de, insanlığın asla değişmeyen ve değişmeyecek duygularından biridir, saflıktır, acizliktir. -
"bedenim sağlam bulunmuş, yüreğim paramparça." -
Eski ben buraya bu konuyla alakalı sayfalarca yazı yazardı ama şimdi ki ben'in ağzını bıçak açmıyor bu konuda. Aynen böyle. -
Çok az kalan ... -
Söylemlerin son bulduğu, eylemlerin ise kontrolünü kaybettiği,
Doğru kişi ise cenneti
Yanlış kişi ise cehennemi yaşayacağınız bir durumdur. -
Özlemek demek aşk -
Shakespeare de "beğendiğiniz bedenlere, hayalinizdeki ruhları koyup adına aşk diyorsunuz" der. -
Flaubert'in aşk tanımı; “Merak.Birine karşı, ansızın, bir merak duymaya başlarsınız, korkunç bir merak. Onu tanımak, onunla doğmak, dünyaya onunla yeniden gelmek tek amacınız haline gelir. Aşk a en uzak cümle, senden nefret ediyorum değil, bilmek istemiyorumdur.” -
Her gördüğünde kalbinin attığını hissetmek. -
Aşk dediğin laftır derler sakın kanma onlara
Yalnız sevilmekle kalma birde sevmeyi ara
Çok çabuk geçer bu günler çevren boşalır sona
Aşk dediğin laftır diyen güler karşında... -
Var olmayan şeylerin başlığını açmayalım lütfen. -
Tüm hayatın boş muydu ki buralara düştüm dedirten şey. -
Nefes aldığını hissetmek -
duygusal bir pan’oramadır.
pan’ın labirentinde,
pan’dora’nın kutusunu arayan bir tipin,
kutuyu açtığında hayatının pan’ayıra dönüşeceği beklentisi içinde olması,
nasıl bir tezatlık olabilir?!
bir nevi
kutunun dibindeki “umut” uğruna pan ’a karşı verilen duygusal bir mücadeledir.
şehvetin, arzunun, tutkunun efendisi olan
yabani ruha karşı..
neverland’ın sonsuzluğunda
nefsine hakim,
bir o kadar da değil!
hayal ile gerçeğin arasında savrulmadan
pan’oyu doğru yerleştirmek,
göz zevki açısından karşı konulmaz bir haz olabilir.
