apartmanın giriş katında bakkal olması
-
Evin tek çocuğuysanız veya en genç üyesiyseniz küçüklüğünüzde en çok imrendiğiniz şeylerden birisi bu olabilir. Dışarı çıkıp bakkala gitmek yerine sepet salıp sadece "bakkal amca" diye bağırmak fazla lüks gibi geliyodu herhalde. -
how i met your mother izlerken hep, "evimin altında bir bar olsun maclaren's bar gibi; iş çıkışında gideyim bir bira yuvarlayıp öyle eve çıkayım." filan diye hayaller kurardım. son 4 yıldır evimin altında bar var. iyi müzik de yapıyorlar toplamda 4-5 kez inmişliğim ya vardır ya yoktur.
belki de o dürtünün, o duygunun tatmin olması; o dürtüye olan isteğinizi tamamen yok edebiliyor, kimbilir.
(bkz: komşunun bahçesindeki çimen her zaman daha yeşildir) -
bir bu bir de kapıcı olayına çok özenirdim. mahallede bazı arkadaşların apartmanlarında kapıcı vardı. hep derlerdi ''bizim öyle bir derdimiz yok ekmeği kapıcı getiriyor''. ben de ''ya olum o bayat getiriyordur ben gidip kendim seçiyorum.'' diye avutuyordum kendimi. yıllar geçti, hâlâ ziyaret ettiğim bir tanıdığın apartmanında kapıcı varsa eğer ''ooo hadi yine iyisin'' gibi cümleler söylerim. hâlâ lüks geliyor çünkü bana 21. yüzyılda apartmanda bir kapıcının olması. çöpleri atıp, istediğini getirmesi falan. -
Dev kıskandığım bir olay.Çünkü benim evimle bakkal arası taksi 30 lira yazıyor -
Benim kapılardan geçememe sebebim olurdu herhalde
