ansızın gelen ben ne okuyorum hissi
-
Ansızın gelen "ben burada ne yapıyorum" hissiyle hisdaştır. Bilimsel olarak şöyle bir açıklama yapmak mümkün olabilir: "zihnin, istemli ya da istemsiz olarak başka uyarıcılara yoğunlaşması sonucu dikkatin önce bölünmesi sonra da tamamen kaybolması durumunda yaşanan histir." -
(bkz: gazte)
bu ülkede haber okurken bile delirebilceğinizin ispatıdır bide. -
Bunun bir başka versiyonu çizgi roman okuyucularının başına gelir. Gece yatmadan önce vakit ayırabiliyorum çizgi romana, uykumdan feragat edip okuduğum şeyin en azından aklımda kalmasını isterim. Ama sektör öyle bir hale gelmiş ki, prim yoluyla satması beklenen leş gibi seriler, "oku / unut" formatında yazılan, okuyucusuna bir şey katmayan sayılar, abartılmış kurgular, karakterin kökenine uymayan ve ileride "muhtemelen" yok sayılacak hikayeler...
Böyle anlarda hemen Watchmen, tdkr filan okuyorum da kendimi resetliyorum allahtan.
Edit: imla -
en son her sayfasında başıma gelince, okumayı bıraktığım selim ilerinin her gece bodrum romanında yaşadım bu durumu. -
Başlığı görünce üniversite bölümü olarak ne okuduğunu sorgulama hissinden bahsediliyor sandım. Her insan kendine yakın olan çağrışımı seçiyor işte :( -
franz kafka okurken çok başıma geliyor -
tolstoy un itiraflarını okurken çok oldu ben de kafadan kafaya girmistim. -
aklınızı meşgul eden çok başka durumlar olduğunu gösteren his. Bir de okul hakkında gelebilir, o fena.
