anneannelerden öğrenilenler

  • çocuklarını üzmemek için nelere katlandı benim anneannem, güçlü olmayı öğrendim ben anneannemden, sabırlı olmayı, her türlü zorlukta Allah'a sığınmayı öğrendim.
    canım anneannem.'*'
  • Ne öğrendiiiim?

    Akraba ilişkileri nasıl yürütülmez.

    İyi bir tecrübe oluyor bu konuda, varolsun.
  • Tereyağı ve peynir yapmak. Vee bir sürü özlü söz.
  • (bkz: patik örmek)
    Bizimki, bizim eve ne zaman gelse, elimize şiş ve örgü ipi tutuşturuyordu. Sonra hep birlikte bir ters bir düz örüp gidiyorduk.
  • Annecigimizin anneciginden ogrendiklerimizdir.
    Acikcasi kendisinden direkt olarak cok bir sey ogrenemedim. Aslinda hicbir sey ogrenemedim. Hayattayken cok gorusemedik, rahmetli olduktan sonra da gorusmedik neyse ki yoksa aklim cikardi.
    Cok zeki kadindi. Hatta gordugum en zeki kadindi belki de. Ben hasta ve yasli zamanina denk geldim onun lakin saglikli ve genc oldugu zamanlarda yaptigi isleri anlatiyorlar, hayran kalmamak elde degil. Ondan zeki olmayı ogrendim desem olmayacak '*', zekamı kullanmayı ogrendim diyeyim bari. Evet bu daha dogru. O konuda kesinlikle bir idol.
  • Bulaşıkları dizmeye bulaşık makinesinin en dibinden başlamak.
  • Yere kırıntı dökme geliyo terlik
    Şu suyu bardaktan dudağını sarkıtmadan iç. (Lan ergenliğe ilk dudak giriyo napiyim )

    Sert kadındı benim anneannem. Ama 4 çocuk yetiştirdi. 2si mühendis 1i öğretmen ve biri de maliyeci...

    Eski kadınlardan şimdiki zamanın yumuşaklığını beklemek yanlış olmaz mı zaten.
  • Beş cağ ile çorap örmek.
    En iyi çam Sakızı hangi ağaçta nasıl bulunur.
    Yaylacılık 101.

  • genelde yol kenarlarında ve kırlarda bulunan ince gövdelisinden kalın gövdelisine çeşit çeşit bilimum yeşil bitkinin neresinin nasıl yendiğini ve neye iyi geldiğini.
  • *Vefatına kadar kendi işini kendi gördü. Ne oğullarının ne de kızlarının evinde kalmadı.

    *Kalmaya geldiği zaman ikinci günden sonra “ben gideceğim.” derdi. Çekinirdi.

    *Her geldiğinde bana, abime veya ablama mutlaka 5-10 lira da olsa harçlık verirdi.

    Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.

    Dipçe: bazen olay anlatırken “kopiyenin dölü” derdi. İt oğlu it anlamına gelir.
  • Sabretmek.

    Çok sabretti. Onu tanıyan çoğu kişi "cennetlik kadın, nasıl senelerce uğraştı kocasıyla, kaynanasıyla" der. Artık elden ayaktan düşmüş olan kaynanasına hâlâ bakar. Sabır önemli.
  • Annanemi görmedim, yangında kaybettik. Fakat sabırlı, metanet li , halim olduğunu işittim. Hem komşularından hem annemden.
  • kadın 73 yaşında ve her ayrılığımda ağlar zırlarken ben "eskisi mezarda yenisi pazarda, ağlayıp durma. git yenisini bul" der.

    ananem erken doğmuş. kesinlikle bu devirde en yakın kız arkadaşım olup beni gaza getirmeliydi.
  • İnsan ilişlilerini öğrenebilirdim. Ama ne onun dönemi kaldı ne de onun döneminden insanlar. Ben yine de şuraya biriki tane aklımda olan anane lafı bırakayım, lazım olan şifa bulsun efendim.

    Çağırılan yere ar eyleme, çağırılımayan yeri dar eyleme.
    Yararlıysan bırakmazlar peşini, yaralıysan bulmazlar leşini.
  • İyi insanların nadir görülen varlıklar olduğu, bu dünyanın onlar için döndüğünü ölene kadar söyledi hep.
  • Birini sev(e)meyince öldüğünde de üzülmüyorsun...
  • İnsan neden susar?
    Etrafımdakileri tanıdıkça öğrendim, öğretti.
  • Bir çocuğun 6 yaşına kadar edindiği bilgilerin Önemli bir bölümüdür. O kadar çok şey öğrendim ki hangisini söylesem.
  • kadın romence konuşuyordu anlamıyordum ki bir şey öğreneyim.
    sabah daha yeni kalkmış gözümü ovuştururken, elinde şişeyle gelir yalvar yakar palinka'*' içirirdi . yüzümü yıkarken yüzümü ıskalardım rahmetli sağ olsun.
    son cümlede rahmetli sağ olsun dedim evet.
  • sabır ve nasıl güzel yemek yapılır.
    Sözlü halk geleneğinden gelen bütün öyküleri dinlemek inanılmaz keyif verirdi bana...
/ 2