ankara'ya gelince hissedilenler
-
ilk hissedilen beton kokusu, ardından hasretin surata çarptığı iki avuç soğuk su. -
Gittiği düğünü beğenmeyip de komşularına anlatacak +60 teyzenin hisleriyle aynı olandır -
okulum, öğrenciliğim,gençlik,Beytepe ve kulaklarımı kesen soğuğun adıdır. -
Eğer ankarayla ilgili hikayeler okuduysanız ve yine okuduğunuz romanlarda olayların geçtiği mekan ankara ise kirinin , pasının , soğuk havasının verdiği huzur hissedilmesi muhtemel hislerden, duygulardandır. -
Herhangi bir bankta oturup insanları izlediğim zamanları hatırlıyorum. Doğduğum şehrin bana ne kadar yabancı olduğunu düşündüğüm an carpilmistim sanki. Ne zaman ankara'ya gitsem yıllar önce takıldığım o izbe barlara gidesim gelir. Sanki maltepe pazarında gezebilsem yeniden mutlu olurmusum gibi... O bir daha yerini de sokagini da bulamadığım midyeciyi arıyorum. Oyle iste... -
is, pas, kir, kömür, plastik, çöplük, lastik, egzoz, esrar.
(bkz: ezhel) -
Ankara'ya ilk kez üniversiteye kayıt olduğumda gitmiştim. Üniversite kayıt dönemi olması sebebiyle aşti diye adlandırılan o meşhur otogarda, milletin birbirini ezdiği bir kalabalıkta, üniversite kaydına geldiği belli olan kimi mağrur kimi heyecanlı çocukları, bir de ellerinde üniversite adlarının yazılı olduğu tabelayı tutan pazarlamacıları, badem bıyıklıları hatırlıyorum. Balkon duvarına işeyen sarhoş da hala gözümün önünde. Otobüsten inene kadar hiçbir şey hissetmememe rağmen, bu tabloyla karşılaştıktan sonra ister istemez heyecan sarmıştı benim de her bir yanımı, bunu hatırlıyorum. Titremeye başlamıştım hafiften. Bütün bu kalabalığın arasına nasıl karışacağım tedirginliğini yaşamıştım. Tanıdık bir yüz görmek umuduyla her bir yanı telaşla taramıştım ama nafile. Beni izleyen düşünceli gözlerden başka hiçbir şey bulamamıştım. Korktum ankaradan daha ilk gelişimde. Aştiden, o kalabalığın arasından çıkana kadar da geçmedi o korku. En son kendimi emek tarafına atabilmiştim. Sabah yedi soğuğunu yedikten ve büyük ağaçları olan o dar emek sokaklarında dolaştıktan sonra ancak kendime gelebilmiştim.
İşte böyle yer etti bende o ilk geliş. Sonraları sıradanlaştı elbet, ankaraya gidiş geliş. Ama yine de her aştiye indiğimde, hatrıma gelir o ilk karşılaşmamız ve o an hissettiklerim. Hızlıca hissederim her seferinde. Ve her seferinde emeğe çıkıp dar sokaklarda büyük ağaçların altında yürüdüğümde aynı huzuru duyarım.
Seviyoruz ankarayı. O kadar şehir arasından bir ankarayı. O kadar semt arasından, o yokuşlu cebeciyi seviyoruz. Belki en çetin kavgalarımızı orada yaptığımızdan, en derin ihtiraslarımızı orada yaşadığımızdan, aşkımızı orada bıraktığımızdan, ne bileyim. -
ne kadar berbat bir şehir olduğu... -
(bkz: özlem)
(bkz: hasret)
(bkz: aşk) -
olm denizi yok nasıl yaşıyonuz? aga gece 11 de açık mekan kalmıyor yaaa... çok kasvetli bu ne be üff..
lan andaval. sen bu şehrin hikayesini, bu şehrinin özünü bilir misin? bozkırda hayat nasıl bilir misin? ulus gardaki gülcü ablayı, kokoreççi emmiyi, ali imdatı tanır mısın? sen ülkede çayyolu kadar elit bir yer gördün mü? ya da yenidoğan kadar varoşunu? sen hiç tunalıda sabahladın mı? seğmende iki tur attın mı? dikmen yokuşunu çıktın mı? 06 gülsarayda oynadın mı?
karanfil de müzik dinledin mi? dostun önünde arkadaşını bekledin mi? maç günü ankaragüçlü bebelerle marş söyledin mi? hamamönünde mantı yedin mi? türkü barlarda feleğe çattın mı? neşet ciğerini yaktı mı?
sincan otobüsünde uyuyakaldın mı? şubatta kayıp kafayla çıkıp da soğuğu yiyip ayıldın mı? yükselde odtülü solcuların eylemlerini gördün mü? sen hiç 19 mayısta maç izledin mi? markopaşada yemek yedin mi?
diyelim bunları yapmadın. peki polatlıda kurtuluş savaşı müzesini de gezmedin ulusun kurtuluş hikayesini koklamak için eski meclise de mi lan anıtkabiri de mi görmedin?
bakale gardaş.
sen istanbulda izmirde falan yaşa. aman gelmeyelekoy angaraya burası öyle turistik bir yer değil.melankolik,kasvetli,soğuk bi de gri. moda,alsancak falan da yok baktığın zaman.ama burası ankara öyle her elini kolunu sallayan gebeş giremez yanı ayık ol.
biz angarayı yolları boğaza çatana kadar değil, sokakları denize çıkana kadar sevecez.
rap
rock
reggae
blues
türkü
metal
-
Soğuk -
sevdiğim ve yaşadığım şehir için diyebileceğim şeyler : beton, gri ve soğuk. ama bunların hepsin absorbe eden tek şey; evine varmak. -
akşamları ışıklar açıldığında güneş gibi parlayan Anıtkabir. -
ailemden dolayı hasret giderilme hisleri. yoksa yazılanlarla ortak. -
Doğup büyüdüğüm ve asla başka bir şehirde yaşayamam dediğim yer.. yukarıda gezergah arkadaşımız çok detaylı ve güzel yazmış, üzerine fazla bir şey eklemeye gerek yok. Sizin soğuk dediğiniz yer aile ve dostlarla ısınıyor :)