ankara'da yaşamak
3 entry daha
-
geceleri kızılaydaki evimden çıkıp şöyle tunalı'yı sessiz sedasız yürüyerek bestekâr'a inip birkaç bira yuvarladığım ve pek sevdiğim şehir. diyorlar ki, her yazarın yolu mutlaka ankara'dan geçiyor. -
4 senemi geçirdiğim üniversite şehrim. şu karantina sürecinde insan bir çok şeyi özlüyor ama ankarayı her daim özlerken şu an kat be kat özlüyorum. karantina bitsin virüsten kurtulalım ilk işim ankaraya gitmek olacak.
o kadar çok anı, o kadar çok özlem var ki oraya dair hangisini yazsam birini unuturum. tam manasıyla ergenliğim, kendimi bulma çabam, barlarda sabahlayıp, sabahına tövbeler edip sonra yine aynı hataları tekrarladığım, hatalarımdan ders almadığım ve kendimi geliştirmem lazım diye dört nala koştuğum, dersleri ise götüme takmadığım, acaba ne seviyor bu kızılbüyü adı altında operasından, tiyatrosuna, dans kurslarına deliler gibi koştuğum güzel yıllar. hataların bile bir başka olduğu ve eninde sonunda sana dönücem dediğim şehrim. -
üniversite hayatımı hep ankara'da geçirdiğimi hayal etmiştim fakat ne yazık ki olmadı.
benim için apayrı bir şehir. griliğini, kalabalığını, düzenini seviyorum. metrosunu bile seviyorum. allahtan sık sık gidip gelebildiğim bir şehir (normal zamanlarda tabi).
velhasıl; ankara'da yaşıyorsanız veya okuyorsanız kıymetini çok iyi bilin. sıkılmayın. ruhunuza dokunacak bir köşesini illa ki bulursunuz, yeter ki ön yargılı yaklaşmayın bu şehre. -
Yaşadıkça sevdirir kendini, vazgeçemem dediğiniz büyüdüğünüz şehirden bile vazgeçirir. Bahçeli sokaklarını gözyaşınızla sulamadıysanız, tunalı civarlarında mutlulukla karışık sarhoş olmadıysanız sevilmemesi normaldir belki de. -
Gerçekleştirdiğim eylem.
Ulaşımım rahat, metro dibimde, gerekirse dolmuş var.
Şehrin en büyük sıkıntısı hayatın çok erken bitiyor olması.
3 entry daha
