alım gücü düşük olanların lüks tüketim yapma merakı

  • https://www.youtube.com/watch?v=PV8_Iucry9Q

    bu videoda amerikalıların iphone 5.000 dolar olsa alır mıydınız sorusuna verdiği yanıt var.

    genelde hayır cevabı hakim. olması gereken de bu.

    şimdi şu bir gerçek ki türkiye üretim yapmadığı ve fazla vergi aldığı için fiyatlar her daim yüksek.

    otomobil de böyle, telefon da böyle, diğer elektronik ürünler de böyle. üstüne bir de kur farkı eklendi mi hepten sıkıntı oluyor.

    peki alım gücü düşük kesim neden harcamalarında sürekli tüketim odaklı?

    sadece teknolojik aletler veya ihtiyaçlar için konuşmuyorum. neden her şeyin en iyisini, en pahalısını elde etmek istiyorlar. bunu birçok kişide de gözlemledim. bankaya tonla borcu varken daha da borçlanan ve bunu normal gören bir topluluk oluştu. özellikle genç nesil üretmeden tüketmenin zevkini çok aldı. pahalı mekanlarda olmaktan, oraya ait olmadıklarını bilmelerine rağmen tüketmekten keyif alıyorlar. bunlar geçici zevkler tabii. sonuçta senin ve ailenin durumu belli. fakat yılmak yok yola devam diyerek hiçbir geri adım atmıyor ve bu çılgınlığa devam ediyorlar.

    çok ilginç. bunun yanında kendilerini geliştirmek için harcama yapanlar çok düşük oranda kalıyor. spor, kitap, seyahat, sağlıklı yiyecek gibi harcamaların temel alınması gerekirken bunlar arka planda kalıyor.

    tamam ortadoğu ve sovyetten dağılan ülkelerde bir lüks merakı var fakat ülkemizde çok fazla.

    ve işin daha ilginç yönü ise bu insanlarla oturup biraz lafladığınızda dedikodudan, kıskançlıktan ve gösterişten bir adım ileriye gidemediklerini görüyorsunuz. daha da kötüsü çoğu mutlu değil.

    bu durum sadece alım gücü düşük olanları kapsamasa da ne yazık ki alt gelir grubunda daha fazla görülüyor.
  • Reklamların gücünün en büyük örneğidir. Bunun pekçok alandan örneği verilebilir. Üretimi olmayan bir milletiz ne yazık ki. Toplum olarak da niye üretmiyoruz diye sormuyoruz. Ne yazık ki bir şeyler ortaya koyarak kendi çizgisini oluşturamayan kişiler son çıkan teknolojik aletleri alarak ke. ndini kanıtlama çabası içine giriyorlar. Bir de bir türkü tutturmuş gidiyoruz. (bkz: gevur yapmış) evet gevur yapıyor. Gevura okulda ezberci bir sistem dayatılmıyor. Gevura bir iş için yandaşını,emmioğlunu,bibisigilin kızını işe başlatma hakkı tanınmıyor. Adamların kelimelerinde torpil yapmak bile yoktur belki de.
  • birilerinin çözüme ulaştırmak için üzerinde uğraşması, uğraşmaya çalışması gereken konu. bu kişiler bizler de olabiliriz. girişimci ruhumuzu ortaya çıkarmalı ve diğer insanların da çıkarmaları için çaba sarf etmeliyiz. ya da söylenen bu konuda detaylı bir araştırma yapıp, bunu yayınlayarak çözüm bulunması konusunda bir adım atılması olabilir.
  • alım gücü düşük bireylerin lüks tüketim yapma gibi bir merakı yoktur. bir memur çocuğu üzerinden Türkiye okuması yapalım. üniversite sınavında matematik bölümü kazanmış ve ailesinin yaşadığı şehirden uzaklaşarak eğitimini tamamlamıştır. eğer öğretmenlik mesleğini kamu kurumlarında icra edebilirse gelecek kaygısı yaşamayacaktır. fakat biz ülkemizde atanamayan öğretmenlerin çok sayıda olmasından dolayı, bu kişiyi asgari ücretle bir eğitim kurumunda çalıştıralım. bu çalıştırma sürecini de kolaylıkla iş bulabildiği varsayımı üzerine kuruyoruz ki aşamada biraz desteklemiş oluyoruz. asgari ücretle çalışan üniversiteyi bitirmiş bir birey ailesinden bağımsız yaşamak isterse borçlanmak zorundadır. evlilik yapmak istese borçlanmak zorundadır. arabalardan hoşlanıyorsa borçlanmak zorundadır. seyahat etmekten hoşlanıyorsa borçlanmak zorundadır. örnek vermek gerekirse bir ramazan günü iş arkadaşları için sofrasına et almak istese muhtemelen ay sonunda arkadaşlarından borç istemek zorunda kalacaktır. açıkça görülmektedir ki insani temel ihtiyaçları karşılamak için borçlanmak gerekmektedir. bu baskıcı yaşam tarzında uzun süre maruz kalınca insanların sıkılması, temel ihtiyaçlarını karşılamak için borçlanması gayet anlaşılabilir bir durumdur. çözümü de çok basittir. herkes bunun bedelini ödemeye razı gelecektir. ne yazık ki köklü değişiklik yaşamadan bu durumu aşmak mümkün değildir. bireyler borçlarından kurtulabilmek için ellerinden gelen her şeyi yapacak, bunun doğal bir sonucu olarak, ülke ekonomisi hızla bozulacaktır. bu bedellerin ödenmesi ve bir ekonomik plan çerçevesinde gerçekten lüks harcama yapabilecek bir konuma gelebiliriz. peki bedel ödemeye hazır mıyız...