ağustos'tan eylül'e geçmenin verdiği hüzün
-
şüphesiz ki favori mevsimi yaz olanlar için çok üzücü bir durumdur. 40 dakika öncesi itibariyle girmiş bulunuyoruz artık ve pc nin sağ altında bulunan takvimde ''ay'' kısmında 8 yerine 9 u görmek bir çok kişiye ''ulan bu yaz ne çabuk bitti amk'' sözünü her sene olduğu gibi tekrardan söylettirir. benim en sevdiğim mevsim sonbahar olduğu için benlik sorun yok. -
yaz bitmiştir. deniz de bitmiştir. aslında her şey bitiyorken o sırada eylül de araya girmiştir. öyle garip bir durumdur.
ados'un eylül isimli parçasını akıllara getirir. -
hüzün değildir o tatil dönüşü iş stresidir dediğim hede.. -
Kendimi sonbahar aylarıyla; özellikle de kasımla özdeşleştirmeme ve bu mevsimin sanki benim için yaratıldığını düşünmeme rağmen bende de olan durum.
Önce sarıya ve daha sonra da turuncuya dönüşerek bir bir ağaçları terk eden yapraklar, kurumuş sarı otların yerini yer yer yosunlara bırakması, artık çiçek sezonunun kapandığını belirtircesine yılın açan son çiçekleri olan göç göç ve kasımpatı; aralardan fırlayan hindibalar... Güneşin bile soluk ve soğuk mavi havayla gökyüzünü takas etmesi. Sanki hepsi birer vedayı simgeliyor. Doğanın bile belli bir zaman geçtikten sonra bazı şeylerin bitmesiyle bize geçiciliği çağrıştıran bu mevsimde pek de neşeli ve umut dolu olmak beklenemez zaten.
Geçmiş ve güzel ya da çirkin olan, iyi ve kötü anıları da çağrıştırıyor ayrıca Ağustostan Eylüle geçiş süreci. Sanki çok güzel ve damağınızda tadı kalmış bir tatlıyı bir daha yiyemeyeceğinizi bilip de ağzınızda bıraktığı o buruk aromayı ve hoş çikolata kokusunu son kez belleğinize kazımak ister gibi aynı.
Ay neyse. Sonbahar dedik duygularım depreşti yine.
