15 temmuz'da neredeydiniz
-
şu anda adalet yürüyüşü yapanlara sorulması gereken kapakvari söz. -
Levyeyle f-16, terlikle tank kovaliyordum.
69 yaşında bi adamın yürüyüşünü hazmedemeyenlerin son çırpınışları. -
(bkz: sinerji) der ve susarım.
edit: yanlış anlayanlar olmuş. Sinerji:bol bol dua etmek manasında. -
cafede twittera bakan arkadaşımın ilgili köprü kapatma videosunu izlerken işte bu be dediğimiz ve sevince boğulduğumuz gündü. sabahına hüsran aslında bir rüyaymış gibi kalktık. şehitler verilmemiş olsaydı güzel tiyatro olduğuna kesin kes inanacaktım.. -
Aynen canım bir tek siz vatanınızı düşünüyorsunuz hepimiz vatan hainiyiz. Oldu mu, tatmin oldun mu?
Bu ülkede farklı siyasi görüşler vardır ve tek tük istisnalar haricinde herkes ülkesinin geleceğini düşünür. Kimsenin amacı vatanını satmak veya vatan hainliği değildir. İşte bu yüzden farklı siyasi görüşlere ve her ne kadar tasvip etmesek de bu görüşlerin eylemlerine saygı duymalıyız. Bu şekilde saçma sapan laf sokup veya birbirimizi vatan haini diye yaftalayıp bir nefret ortamı oluşturarak elde edebileceğimiz hiçbir şey yok. Sen a partisini desteklersin çünkü onun bu ülkeye faydalı olduğunu düşünürsün ben a partisini desteklemesem bile buna anlayış gösteririm. Ama sen çıkıpta b partisini destekleyenler darbe günü neredeydi diyerek b partisi üyelerini vatan hainliğiyle zan altında bırakırsan kusura bakma canım ama insanların gözünde daha farklı görüşlere bile hoşgörüyle yaklaşamayan düşünce yoksunu bir insan olmaktan öteye gidemezsin. Kaldı ki adalet yürüyüşünün bir parti bünyesi altında yapılmadığı bas bas bağırıldı. Ancak bunu algılayabilmen için öncelikle kendi görüşünden olmayanlara nefretle bakmaman ve dışardan duyduğun iki üç lafla insanlara saldırmaman gerekir ki bu da sizin gibiler için kısa vadede zor gözüküyor. -
akşam haberlerini izlerken işten geç çıkan arkadaşım köprüde tank olduğunu söyledi, "laa bi git" dedim tabi fakat aklımda da hep "ulan suriye'ye girdik de istanbul'daki tankları mı götürüyorlar" düşüncesi de vardı. sonrasında sosyal medyadan gelen "sıkı yönetim ilan edildi, evlerinize gidin" sözlerini içeren videoyu görünce ağız dolusu küfürler saydırmaya başladım. neden sonra konu hakkında bilgi sahibi olabileceğini düşündüğüm, gazeteci, asker, emniyet mensubu arkadaşlarımı bir sıradan telefon trafiği yaptım, sonunda kabullendim ki darbe denen moron icadı şey icra ediliyordu.
sosyal medya ve whatsapp üzerinden organize olmaya çalışırken yurtta sulh konseyi denen embesil sürüsünün bildirisini dinledim, "sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir" sözünden sonra yedi cedlerine söverek dışarı çıktığımı hatırlıyorum. bulunduğum semtin ilçe emniyet müdürlüğünün önüne gidip, oradaki kalabalığı gördükten sonra "bu sefer değil üniformalı hainler sürüsü, bu sefer darbe denen şeyi bu memleket yemeyecek" demiştim. şükür ki yemedi. -
2016'nın 15 temmuzunda taksimdeydim, buzlu bardaklarda elliliklerin ardı arkası gelmiyordu ve bu sene de aynısı yapmasını planlıyorum diyerek vereceğim cevaptır. taksim olmaz da moda sahil olur belki. pek de her ne kadar kişiyi ya da partiyi desteklemesem de adalet yürüşünü destekleyen biri olarak kapak olamadım sanırım. ulan hepiniz oradaydınız be! -
Komşu kızının nişanındaydım. Eve gelince arkadaşım aradı hemen televizyonu aç darbe oluyormuş köprü kapanmış dedi. Hemen açtık ve şok olduk.
Hayatımda hiç kimsenin düğün, nişan gibi önemli günleri bilmezken komşu kızınınkini hiç unutmuyorum. -
Demokrasi nöbetçilerinin adalet yürüyüşçülerine sorduğu soru. He bunu kapakvari söz diyosan eğer yarın öbürgün "adalet" lazım olduğunda sızlanmıcaksın. "Adalet yok mu bu ülkede" demiceksin. Demokrasi nöbeti ne kadar vatan içinse adalet yürüyüşü de "en az" o kadar ülke için. He bu arada ne demokrasi var bu ülkede ne adalet. İkisinin içinide boşalttılar parayla doldurdular. Paran kadar varsın. -
Evde patlamış mısır yiyerek olup biteni tv'den izledim.
Ya ne olacağıdı?
