düşün ki o bunu okuyor


  • o koltuğa yalnız oturulmuyor. her durakta kapıya bakıyorum. her sokağın köşesinden her an çıkabilirsin, gözümü dört açmalıyım. ummadığım anda yanıma oturabilirsin, elini tutmalıyım.
    her an çıkışımda görebilirim seni, durakta bekliyor olabilirsin veya kapıda kediyle konuşuyosundur.
    arkadaşlarım yanlarına çağırdığında aslında onların yanındasındır da bana sürpriz yapmak istemişsindir.
    belki fotoğraflara bakıyosundur sen de bazen.
    bunların hiçbiri yaşanmadı, keşke yaşansaydı.

    işleri güzel ilerletiyorsun, hayretle izliyorum. tasarımların harika. güzel şeyler satıyorsun ama sadece "fotoğraf çekiminde kullanıldı" yazmanı da anlayabiliyorum.
    ben ilerletemiyorum. bir adım atabilmişliğim olmadı. kapına getiren ayaklarım balkonda seni göremeyince köşedeki marketten sigara aldırıyor. merak etmiyosundur, az içiyorum. öleceğim elbet, sigaradan değil.

    adının geçtiği yerlerde nefesimi kesiyor boğazımdaki yumru. bıraktığın taşı kaldırmaya niyetin yok farkındayım ama bununla da yaşanmıyor.

    kimsesiz değilsin, bunu sen seçtin ne ada ne gece bi' derya etmedi.

    evlenince alacağımız, evlenince yapacağımız hiçbir şeyi yapamayacağım. bir başkasıyla hayal dahi kurulmuyor.

    bir faldan medet umup ömrümü yoluna feda edeceğim gibi görünüyor, görmüyorsun.

    yandığım sokaklardan geçmeyi kendim istemiyorum, rahatsız etmiyorumdur umarım. aramızda bir duvar dahi olsa yakın olmayı seçebiliyorum bazen, çoğu gece.

    kış geldi, ellerin üşüyecek, ellerin üşümesin diye olsa da gelsen olur, ellerin üşümesin.

    misal beni görsen şuan dudakların titrerdi yine. ama kötüyüm demem biliyosun, "genel". ki benim genelim sensin.

    içten içe son defa olduğunu hissettirmiştin o öpüşünün.

    annem beni böyle görse çok üzülür. üzülmesin diye bu saatlere kalıyorum hep. uykum da gelmiyor. mevsim geçişi diyorum insanlara, mevsim geçiyor, eylül bitti de sızın geçmiyor.

    ne zamana kadar sürecek insanların tek sorduğu şey bu.

    ben bununla öleceğim.

    beni sen kurtar.