blog sözlük itiraf


  • uzun zamandır böylesine hisli bir şey yazmaya oturduğumu hatırlamıyorum hikaye olarak. anlayamadığım bir şekilde bu yöne kaymaya başladım. şüphe, ışık, derin, az-rail, koku, temiz derken şimdi de motus.
    motus diğerleri gibi aniden çıkan fakat bu sefer çıktığı yerden devam eden bir hikaye.
    eski ben olsaydım bir günde 10 hikaye yazardım dönüp arkama dahi bakmazdım fakat şimdi bir oturuşta en fazla 500 kelime yazabiliyorum.
    çalışmam gereken şeyler ve şekillendirmem gereken bir gelecek var.
    bu karmaşa arasında motus da 350 kelimeyle yer buldu beynimde başlangıçta.
    şu an 700 kelime kadar kendisi.
    bölüm bölüm yayınlarım diye düşünüyorum.
    seçtiğim isimlerin hiçbiri Google aramalarına düşecek tarzdan şeyler değil ki olsalar belki daha çok okunurlardı ama istediğim şeyi, içeriği yansıtamazlardı.
    ben zaten okunmak istesem blogger başlangıç ipuçları, beş adımda fazla hit alma rehberi, adsense için altın tavsiyeler falan yazardım.
    ben, ben olduğum için 300 kelimelik hikayeler de ben oluyor.
    ben, ben kaldıkça onlar da ben kalacak.
    kalsınlar.
    burada da motus'tan bir bölüm kalsın;


    insanım ben efendim. şu ahşap evde kalıyordum tek başıma. çay içmeyi sevmezdim ve taze ekmeği.
    bayat ekmek ve küflenmiş peynir yerdim.
    ''dalga mı geçiyorsun sen benimle? bak ben, diğerleri arasında en anlayışlısı sayılırım. benden sonra böyle muamele görmeyi bekleme.''
    efendim ben pek bir muamele göremeyeli çok oldu zaten.
    geçen ilkbaharda dediğiniz şeye şahit oldum onu diyebilirim.
    umutsuz bir anımda ağlayacak oldum ve şu an göremediğiniz fakat öncesinde sapasağlam orada duran toprak yığını bütünüyle aşağıya düştü sarsıntıyla.
    fakat heyelan dediler benim bir suçum yok.