engelleme seçenekleri



yakaza kullanıcısı size özel mesaj gönderemez.


yakaza kullanıcısının yazdığı hiçbir entryi görmezsiniz.


yakaza kullanıcısının açtığı hiçbir başlığı görmezsiniz.
not: bu engelleme türü önerilmez (bkz: #46343)


entry akışı (yeni)
klasik görünüm
  • memur kalitesinin artması için çözüm önerileri

    1. performansa göre maaş verilsin (diyeceğim ama bir kuruma biri kapağı attı mı, yurt dışına giden akraba gibi tanıdığı kim varsa yanına alıyor. falanca köy yardımlaşma ve dayanışma derneğine dönüşüyor kurum. bu yüzden bu yemez.)
    2. yeni memur olacaklarda aranan kriterlerin, sınav yöntemiyle mevcut memurlara da uygulanması (diyeceğim ama yine 1 numaraları maddedeki engele takılırız.)
    3. memuriyette(görevde) yükselme standartları yıllara göre değil de performans ve bireysel yetkinliğe göre yapılsın (diyeceğim ama 1 numaradaki engele takılırız.)
    4. personel yönetimi özelleştirilsin (diyeceğim ama biliyorsunuz artık 1. maddedeki engel ne diyor.)
    5. daha bir sürü şey sayılabilir. birinci engeli aşmadan hiçbir şeyi aşamayacağımızı anlatabilmişimdir umarım.

    son söz: bu ülkeyi öyle ya da böyle diplomalı cahillerin elinden almalıyız. yaklaşık 20 yıllık eğitim ve öğretim hayatında sadece öğretim kısmından faydalanılan, eğitim anlamında insana hiçbir şey katmayan bu saçma sistemi değiştirmeliyiz. liyakat ve adaleti bir şekilde yeniden tesis etmeliyiz. önce dürüst bir insan yetiştirmek için çabalamalıyız. bilginin amacı da tam olarak budur zaten. bilgiye ışık hızında erişebildiğimiz bu dönemde öğretim her zaman ikinci planda tutulmalıdır. eğer bunu başaramazsak sonuç hep fasit daire olacaktır.

    (bkz: yüzyıllardır neden bocalıyoruz)
  • atv'nin mia khalifa'lı 10 years challenge haberi

    proje gereği yapıldığını düşündüğüm haber türlerinden birisidir. birazcık arşiv araştırması ile çok daha ilginç örneklerine de ulaşmak mümkündür. televizyon yayıncılığının can çekişmekte olduğunu hepimiz az çok biliyoruz. bu yüzden bu tarz haberlerle etkileşim kasıyorlar bence. yoksa binlerce çalışanı olan bir yayın organında bir kişinin bile mia khalifa gibi birini tanınmama olasılığı yoktur.
    (bkz: türkiye'de televizyon yayıncılığı)
  • şibumi

    Gerçek adı rodney william whitaker olan yazarın kitabı. kitabın orjinal adı için (bkz: shibumi) (bkz: trevanian) (bkz: rodney william whitaker)
    felsefe, filoloji, tarih, siyaset, toplumsal eleştri, sex, sanat, militarizm... ve saymayı unuttuğum bir çok konuda yetkinliğini ortaya koyuyor yazar. ayrıca kitabın çevirmeni "belkıs çorakçı" mükemmel iş çıkarmış. "nicholai hel'in yüce gavgavları adına" . bu "gavgav" çevirisi ile gönlüme taht kurmayı başarmıştır kendisi. (bkz: belkıs çorakçı)

    -spoiler-

    kitapta kahramanımız "nicolai hel" bazı bölümlerde çıplak elle öldürme teknikleri kullanmaktadır. ancak yazar bu tekniklerin detaylarını açıklamamaktadır. bunun sebebini ise şöyle veriyor: daha önce kitabında bahsettiği bir müze soygunu, tam da "trevanian" amcamızın tarif ettiği şekilde gerçekleştirilmiş ve "milano müzesi"nden tablolar çalınmış. tekrar ele geçirilen tablolar tamiri mümkün olmayan şekilde hasarlıymış. iddia odur ki bu soygun yöntemi "eiger sanction" kitabında anlatılıyormuş." (bkz: the eiger sanction) bunun dışında bir de tehlikeli bir dağa tırmanış yöntemi anlatan yazarımızı dinleyen bir dağcı başarıya ulaşamayıp yere çakılmış ve hayatını kaybetmiş. işte bu bu sebeplerle bazı noktaların detaylarını "sosyal bir sorumluluk" hissederek açıklamıyormuş. aynı şekilde enteresan sex tekniklerinin detaylarını da vermiyor.

    şibumi nedir? (yazarın dilinden)

    "şibumi; sıradan, olağan görünümlerin ardında yatan gizli üstünlükleri anlatır. Şöyle düşün: o kadar doğru bir söz ki cesaretle söylenmesine gerek yok. o kadar dokunaklı bir olay ki güzel olmasına gerek yok. o kadar gerçek ki sahici olmasına gerek yok. şibumi demek bilgiden çok anlayış demek. ifade dolu bir sessizlik demek. kendini kanıtlama gereği duymayan bir alcakgönüllülük demek. sanatta 'şibumi' zarif bir basitliği ifade eder. Felsefedeyse kendini 'wabi' olarak gösterir."
  • kopmaca.co

    yüzlerce makale hazırlanmış olmasına rağmen adam akıllı kurgulanmış tek bir cümlesi olmayan site.

    herkese açık iletişim bölümünden bir örnek:
    " (.......) olarak etkili takipçi ve size özel içeriklerim ile sizlere hizmet sunmaktayım. Reklam sayfamda olduğu gibi Reklam teklifleri ve bana sormak istediğiniz her şey için iletişime geçebilirsiniz. İletişim sunduğumuz e posta 7/24 hizmetinizdeyiz."
    (bkz: magazin forever)
  • antalya

    Yaklaşık 5 yıl yaşadığım şehir. geleceğin istanbul'u olacağına inanıyorum. ama neden?

    1. antalya en az istanbul kadar kozmopolit bir şehirdir. ilköğretim düzeyinde dahi bir çok milletten çocuk öğrenim görmektedir okullarında. yanlış hatırlamıyorsam benim yaşadığım dönemlerde oran %10 civarlarındaydı. muhtemelen bu oran da artış göstermiştir.
    2. en az istanbul kadar köklü bir tarihe ve tarihi eserlere sahiptir.
    3. şehir, orta toros dağlarının denize yakın olması nedeniyle sahil şeridinde dar bir alana sıkışmış durumdadır. artan nüfus yakın zamanda trafiği istanbul'dan beter hale getirebilir.
    4. doğu dünyası ticaretin merkezi olma yolunda ilerlerken akdeniz limanlarının önem kazanacağı kesindir. bu hem ticari hemde demografik genişlemeye sebep olacak bu anlamda da istanbul'la yarışır duruma gelecektir.
    5. hem yaz hem kış turizmine açıktır. buna ek olarak ticaret turizmi de gelişirse insan trafiğini akıl almaz boyutlara getirecektir. şu anda bile özellikle yaz aylarında antalya havalimanı tam kapasite çalışmaktadır. bu yüzden dönem dönem gazipaşa - alanya havalimanı imdada yetişmektedir. hatta gazipaşa - alanya havalimanı da zaman zaman genişletilmektidir.
  • internetçi

    türkçe'in dil bilgisi kuralına uygun olarak kurgulanmış ama uygulama kuralı açısından baştan aşağı hatalı bir sözcük. türkçe'de "cı/ci" ekleri meslek, alışkanlık ve taraftarlık gibi anlamlar katar isime. isimden isim yapım ekidir ve yapım ekleri sadece "türkçe veya türkçeleşmiş" sözcüklerde kullanılabilir. çünkü türkçe bir isimden bir başka türkçe isim türetmek gerekir kural gereği.

    anlam olarak da mantık hatası içeriyor. internet yabancı kaynaklı bir sözcüktür. "(inter)national (net)work kelimesinin kısaltılmasıyla oluşturulmuştur ve türkçe'de "genel ağ" olarak anlam karşılanmıştır. "genel ağcı" tuhaf.

    doğru kullanımlar
    (bkz: simitçi)
    (bkz: bozacı)
    hatalı örnekler
    (bkz: marketçi)
    (bkz: barcı)
  • anayurt oteli

    yusuf atılgan'ın romanı. filmi de aynı isimle ömer kavur tarafından çekilmiştir. (bkz: ömer kavur) ayrıca en sevdiğim yazarın en sevdiğim romanıdır.

    ---zararsız spoiler---

    ana karakterin adı zebercet (bkz: zebercet) anlamı; yeşil renkli değersiz bir taş. roman karakteri hakkında daha ilk satırda bir şeyler vermeye başlıyor yazar. bu, iyi bir okuyucu için süper bir başlangıç. çünkü bu bahsettiğim şey romanın gelişi güzel yazılmadığı, en ince detayına kadar kurgulandığının ilk belirtisidir.

    okuyacak olanlara hatırımda kalan bir iki şeyden bahsetmek istiyorum.

    1. kitapta bir kaç yerde yangından bahsetmektedir. bu 1922 yılında gerçekleşen büyük izmir yangınıdır. (bkz: büyük izmir yangını) romana başlamadan önce bu konu hakkında bir kaç satır bir şeyler okursanız hem romanı daha iyi kavrarsınız hemde genel kültür edinmiş olursunuz.

    2. kitapta şöyle bir söz ile karşılaşacaksınız ; "bir iki iki delik keçecizade malik". bu sözcük otelin duvarında yazılıydı yanlış hatırlamıyorsam. bu sözde sultan abdülmecitdönemine bir gönderme mevcut. abdülmecit tahta çıktığında hicri 1255 yılıdır. arapça'da 1255 tarihi ١٢٥٥ şeklinde yazılır. o dönemlerde bu tarihi belirtmek için edebi olarak şu dizeler söylenmiştir ve oldukça da meşhurdur: "bir iki iki delik, sultan mecit oldu melik" yani abdülmecit'in tahta çıkış tarihini belirtir. bu da 1839 yılına isabet eder. otel binasının yapım tarihidir bu. zihinlerde canlandırılacak otel binasının daha rahat algılanması ve yazarın net bir biçimde anlaşılabilmesi için bunların önemli olduğunu düşünüyorum.
    (hatırladıkça bu bölümü güncellemeye çalışacağım)

    son olarak bir de kitaptan alıntı paylaşacağım.

    "Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez."

    zebercet'in bıyığı var mıydı?
  • pek bir şey yok
  • pek bir şey yok