engelleme seçenekleri



aylak adam kullanıcısı size özel mesaj gönderemez.


aylak adam kullanıcısının yazdığı hiçbir entryi görmezsiniz.


aylak adam kullanıcısının açtığı hiçbir başlığı görmezsiniz.
not: bu engelleme türü önerilmez (bkz: #46343)


125· 0· 0· 0· 34 gün önce
"sustu. konuşmak gereksizdi. bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. biliyordu; anlamazlardı."

cümlesi ile kapanan veyahut başlayan* bir aylak adam romanıdır.** mamafih üstteki yazara ithaf yapılmıştır.* zira kendileri de romanın ...devamını oku
"sustu. konuşmak gereksizdi. bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. biliyordu; anlamazlardı."

cümlesi ile kapanan veyahut başlayan* bir aylak adam romanıdır.** mamafih üstteki yazara ithaf yapılmıştır.* zira kendileri de romanın açılış cümlesi veyahut kapanış*** cümlesini yazmıştır.

*başlayan: başka bir er'in hayatında erk olabilen kelimeye işaret etmiştir.
**aylak adam: yusuf atılgan.
***kapanış: son'daki baş'langıç.
entry akışı (yeni)
klasik görünüm
  • intihar

    bu sıralar n'için seni bu kadar düşünüyorum? ah! yanlış anlama 'seni' değil, intihar mefhumunu. çok korkuyorum, çok. kullandığım ilaçların birinin üstünde, "yüksek riskli ilaç,"* yazmaktadır. peki hayat, 'çok daha riskli değil mi?' "yazık, şairler kadar cesur değilim!"**.
    şimdi derdimi kime anlatayım; dağlara, taşlara veyahut insanlara?.. çevremdeki insanların dağdan, taştan ne farkı var ki? ne kadar acı değil mi?
    hayır! her şeyin 'melankolisini' yapıyor değilim. kötü şeyler gördüm hayatta; belki herkes kadar, belki herkesten biraz daha az. bilmem, babam alkolik idi mesela; bilmem, annemi bir başka erkek ile gördüm çocuk yaşta iken... bilmem, bileklerimi kestim sevdiğim kadın beni istemediğim zaman. bilmem, çok içtim, sokaklarda kaldım, ayaz idi... bilmem, daha çok olmadı, terk edildim. bilmem, ihanet ettim, ihanete uğradım. bilmem, kırmızı ve yeşil reçeteli ilaçlar kullanmaya başladım son zamanlarda. bilmem, hayat ile bağımın kopmuş olduğunu hissetmekteyim; şöyle, yaşadığım an'lar bir rüya mı diye soruyorum bazı zamanlar. 'herhangi bir kimseyi nerede gördüğümü' hatırlamıyor oluyorum mesela...
    ben mi? baksanıza, yazamıyorum dahi! eskiden kalemim kuvvetli idi, hayatım da... şimdi mi? her şeyimi kaybettim. bir gün galata'ya çıkacağım, kuleye canım... bakacağım semaya, sena... "ah! gidiyorum bu!"
    *nervium.
    **ismet özel, karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak.
  • 1 yıl sonraki kendine not

    bilmem. sahi, ben neyi bildim bu zamana kadar? kaybettiğim her şeyi bir 'bil(e)meme' dolayısı ile kaybetmedim mi? evet! bundan eminim.
    -daha çok oku. kütüphanelerde yat ve oralarda kal. (gerekir ise kendini sal. zaman geçer ve sen kalırsın. düşünsene, "seni hatırlayan en son kişi öldüğünde, hiç yaşamamış olacaksın!".)
    -aşık olma. 'aşk' nedir? bu soruya harika bir cevap verebilirsin artık, biraz uzunca...
    -dost edinme veyahut arkadaş. yalnız kal ve kendini yalnızlık ile besle.
    -telefonunu sürekli olarak kapalı tut. herkesin seni unutmasını sağla. sadece 'aramak' istediğin vakit telefonunu aç.
    -'münzevi' bir yaşamı benimse, buna sadık ol!
    -alkolü bırak. zaten tedavi görüyorsun. iyice iğreniyorsun alkolden, bırakacağından eminim. kendine güven.
    -anneni çok sev, babanı da öyle. onlara, harçlığından kısarak küçük hediyeler al ve mutlu et onları.
    -sakın intiharı düşünme! "hicr/97."
    -ağlama artık. lütfen ağlama. ya da ağla. bir gün güleceksin, kahkahalar sana eşlik edecek. emin ol bundan.
  • geceye bir söz bırak

    -yağmur yağıyor, yağsın. yüzyıllardır yağıyor ne fark eder? fakat bundan sadece 100 yıl sonra bile arap, ne sen ne ben ne savcı ne komiser. yani şairin dediği gibi "gene yıllar geçecek ve geride benden bir izi kalmayacak / yorgun ruhumu karanlık ve soğuk kuşatacak"*
    nbc, bir zamanlar anadolu'da.
  • blog sözlük itiraf

    nerede idim? kayıplarda. ya da bir kitap arasında, kitaplar ile boğuşuyordum geçen sürede. istanbul'da, beyoğlu'nda bir meyhanede idim her şeyden önce. gidip gelenleri seyrediyor idim, gidip de bir daha geri dön(e)yecekleri biliyor idim. yavaş yavaş yudumluyordum kadehimi; 'guy debord' "alkol, yavaş yavaş öldürür!" duvar yazısının altına, "olsun, benim daha zamanım var!" yazmış idi. ne yani! kadehimi gayet tabii yavaş yavaş yudumlayacak idim. seni görmek istedim mesela karşımda, göremedim. yolda görsem, koşup sana sarılsam, öpsem, koklasam; ah! pardon, ben gene çok şey istedim değil mi? evet! hem de çok şey.
    uzatmanın mantığı yok! şimdi n'asıl mıyım? yeşil reçeteli ilaçlara başladım her şeyden önce, partiden ayrıldım daha sonrasına, yoldaş dediklerim bana düşman olacaklar böylece! ah, güzelim, bir tanem, gülüm; ben korkar mıyım onlardan? sadece bir silah istiyorum benim ile karşılaştıklarında yanlarında! işinden anlayan, 15+1'lik bir silah! çeksinler ve vursunlar alnımın ortasından... paranoyak mı oldum son günlerde? galiba.
    ah! sormayı unutmuşum... n'asılsın? ben mi? yeşil reçeteli ilaçlar dedim ya canım, düşmanlardan bahsettim... sen bunları gene de bilme, bilme diye buraya yazıyorum işte. "hayat her şeye rağmen güzeldir!"
  • blog sözlük itiraf

    zaman nasıl da geçiyor, bizi bizden alarak... nasıl da eğreltiyor bakışları ve her şeyleri. "kendime sıkılıyorum, iyice..."
    şimdi ne yapıyorsun çok merak ediyorum mesela, kimin ilesin, neye gülüyor veya neye hüzünleniyorsun. çok merak ediyorum. ben mi? bitiyorum. çekilemiyorum içime, iyice bir yerde kaldım, sessiz ve sakin bir hayat sürüyorum. nereye kadar devam eder böyle? bilmem. her şeyimi bırakıp geldim. kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan bir adam neyi kaybedebilir ki en nihayetinde? sessizlik sarıyor her tarafımı, telaşlıyım.
  • düşün ki o bunu okuyor

    gittin ve paramparça oldu dünya.*
    az değil idi her şey bir ay öncesine tekabül ediyor idi. beni çok seviyor idin ve ben de seni. bana, "aylak adam, hiçbir zaman gitmeyeceksin değil mi?" diyor idin. ama ilk sen gittin. aklımda, hala, o ilk evine çıktığımız yokuş var. senin sevdiğin şaraplardan açtırdığın, benimse "eh, bu da pek iyi değilmiş-" dediğim şaraplar. ilk öpüşmelerimiz var aklımda, ruhlarımızın sertçe bir birbirine çarptığı dakikalar.
    bir bilsen eksiliğinde ne kadar boş her şey, ve ben ne kadar boşum. aramızda yüzlerce kilometre oluştu. şimdi ben başka bir şehirde birkaç kişi ile, sen bir başka şehirde birden çok kişi ile. içim el vermiyor hiçbirisine. derin bir azap çekiyorum. derin bir umutsuzluk içerisindeyim. yaklaşık bir ay oldu hiçbir şey yiyemiyorum. görenler, bana, "n'en var, n'oldu?" diyor, durasızca. ben de "bir de bir şeyim yok diyorum, öyle işte!" deyip, konuyu kapatıyorum. ah! bir bilsen seni ne kadar özlediğimi, senden vazgeçemediğimi. şimdi bir çiçek gibi açıyorum hayata, 'uçurumda açan çiçek.'
  • blog sözlük

    bir hesabım daha var idi, kapatmış idim. unutmadım asla blog'u her zaman da gelip yazma ideali aklımda idi ama yap(a)madım bir türlü. tekrardan geldim. n'için geldiğim zaman ile zaten güzel bir şekilde anlaşılabilir. entrylerim bu duruma özet niteliği geçecektir. merhaba blog, merhaba sözlük!