yılanı öldürseler

  • yaşar kemal'in ölümsüz eserlerinden birisidir. türkan şoray, romandan uyarlanan aynı isimdeki filmin hem baş rolünde yer almış hem de yönetmenliğini üstlenmiştir.

    ayrıca, blog sözlük kitap okuma grubunun ilk okuduğu kitaptır. başlık, etkinliğe dahil olan sözlük yazarlarının kitap hakkındaki görüş ve düşüncelerini paylaşmaları için açılmıştır.
  • *
    Kaşlarını kaldırması işe yarasaydı köyün kocamışının ve Hasan dokunmasaydı anasına. Bütün köy inanmasaydı kendi yalanlarına, hayallerine, içlerinde yaşasalardı bütün heyecanı. Yada Esme bu kadar güzel olmasa mıydı; kendini düşman ettirecek kadar bütün köye. Halil kaçırmasaydı kızcağızı ve kıymasaydı namusuna. -Koca hikâye hiç yazılmamış olsaydı der gibisin karga!- Sanki öyle der gibiyim hatta daha da ötesi Hasan’ın uçurum kenarından düşüp ölmesini, başında uçuşan kartalları sevindirmesini dilerdim. -Tamam sakin ol efendi!-

    “Bu yazıya gözün değdiyse sevgili misafir, mantıklı cümleler olmayacaktır okuyacakların, bunu bilmelisin.” Der ve bu adam neden yedi yıl bekledi sorusuyla okumaya başladığım bir Yaşar Kemal öyküsünden bahsi açarım. Abbas gelip neden Halil Aga’yı öldürmek için yedi yıl bekledi diyerek ilk arayı verdim romanda. Olayların detayı için elbette okumaya devam etmek gerekiyordu ama bu soru üzerinde bir süre düşünüp bi şeyler oluşturmak zevkli bir uğraş oldu benim için. Fakat sonradan her bişiiiler (böyle yazıyorsak bi sebebi var) farklı imiş. Hikayeyi külliyen anlatmış olmak istemesem de adamcağız meğersem hapisteymiş. Şimdi dersen ki Abbas kim, Halil’i neden öldürdü ve neden bekledi yedi yıl: Bütün bu soruların cevabını okumanızla bulabilirsiniz.

    ( blog sayfamda kitap hakkında yazdığım yazıdan bir bölümdür ve devamı için şuraya tıklayabilirsiniz.)
  • Sözlükteki etkinliğe dahil olma amacıyla Büyük bir hevesle okumaya başladığım ve çok da beğenmediğim yaşar kemal romanı.
    Bitiremedim
  • başıma bir iş gelmeyecekse birazdan hakkında olumsuz eleştirilerde bulunacağım kitap. öncelikle belirtmeliyim ki yaşar kemal'e veya kitabına karşı atıp tutmam söz konusu dahi olamaz. eleştirilerim öznel olup sadece beni bağlar.

    kitapta değişik bir anlatım kullanılmış. şiirsel mi desem bilemedim. kitabın sonuna kadar da böyle gidiyor. biraz araştırdığımda yaşar kemal'in genelde bu tarz bir dil kullandığını öğrendim. * bu dili sevemedim açıkçası.

    hikayenin kopuk kopuk ilerlemesi başlarda hikayeyi kafanızda oturtmanızı zorlaştırabiliyor.

    hikaye de bana biraz absürt geldi. belki böyle bir şeyin olmaması gerektiğini veya olmayacağını düşündüğüm içindir, bilemiyorum.

    bunların dışında kısa sürede biten, çerez niyetine bir romandı diyebilirim.
  • Yaşar Kemal'in kalemine alışık olanlar için, içinde birçok sosyal mesaj barındıran, hikaye kurgusu biraz fantastik olan eserdir.
    Üstat, Sosyal ve kültürel baskıların insan üzerinde yarattığı psikoloji ve yaptırımları,bir çocuk üstünden kitaba işlemiştir.
  • Kitabı okudum. Sonuna kadar zorlanarak devam ettim. Ama diline takılı kaldım. Ağır bir dil desem ağır değil ama sevememiştim. Kitap bir dönemin genel olaylarından bahseder gibi geldi bana. Hatta biraz düşününce sanki çocukluğumuzda komşumuzun başına bir olay gelir ve yıllar geçer biz hikaye havasında neler olduğunu birilerine aktarırız. Sanki o gözle görüyormuş gibi oldum.
  • Evet kitabı sonradan okumak isteyenler olacağı için spoiler vermeyeceğim. Kısa bir zaman diliminde okuduğum töre cinayeti gibi gelen bir kitap. Yaşar Kemal 'i her okuduğumda kapıldığım hisse kapıldım.* beni en çok rahatsız eden konu kitabın sonlandırılış biçimiydi. Bu kadar ağır bir üslup ile kitabı yazan yazarın bu kadar hafif bir son yazması beni pek tatmin etmedi. * birde bu kadar tasvir, okurken beni bir tık yormadı değil. *
  • Beğenemediğim roman.
  • ----yky spoilerı ağırından----
    Yky sağ olsun kitabın arkasına sonunu yazdığı için annesini kitabın başından öldürecek sandım. Normalde tedbir alıp kitabın arkasını okumam ama bir nedenden dolayı okumak zorunda kaldım. Kitabın sonunu anlatmış.
    ----yky spoilerı ağırından----

    kitabı okurken büyükanayı kötü liderlere benzettim. Bir kere büyük. İlk benzerlik bu. İkincisi büyükana bir şey söylüyor köylüler (kitlesi) onun yalanlarına kırk katıyor.