yazarların sevdiği şiirler

  • şu mesela;
    "uykuya yağmur düştü
    düşler ıslandı hep
    bir kuş güldü sonra
    çakıltaşları toplandı avuçta
    üç kez sekti hatırda
    bir ağaç ıslık çaldı
    bir çakı kapandı aniden
    güneş sessizliğin boşluğuna
    ay da denizin karanlığına
    dünya tekrara düştü
    çimenler ağladı hep
    sersem bir ayaz çattı kapıya
    üç cılız çıtırtı duyuldu sonra
    bir çiğ damlası kırağı
    bir bulut esir sandı kendini
    bir rüzgar kanatlandı sonra
    her şey normale döndü
    döndü dünya
    turuncu dünya lacivert dünya "
    - Ahmet Tunç
  • ilkokuldan beri sevdiğim bir şiirdir. yakın zamanda edebi zat arkadaşımız hatırlatarak beni duygulandırmıştır. işte o şiir:

    durakta üç kişi
    adam kadın ve çocuk

    adamın elleri ceplerinde
    kadın çocuğun elini tutmuş

    adam hüzünlü
    hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü

    kadın güzel
    güzel anılar gibi güzel

    çocuk
    güzel anılar gibi hüzünlü
    hüzünlü şarkılar gibi güzel


    cemal süreya
  • Çok var ama ilk aklıma gelen şudur:

    Kaldırımlar
    Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
    Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
    Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
    Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

    Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
    Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
    İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
    Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

    İçimde damla damla bir korku birikiyor;
    Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
    Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
    Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.

    Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
    Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
    Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
    Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

    Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
    Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
    Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
    Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

    Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
    İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
    Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
    Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.

    Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
    Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
    Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
    Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

    Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
    Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
    Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
    Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...

    (bkz: Necip Fazıl Kısakürek)
  • Ey uğruna yüzyıllar savaştığımız sancak!
    Türk’ün yüce dileği seni yaşatmak ancak
    Kanımızla boyadın,biz sendeniz,sen bizden
    Armağansın bu ırka Atilla’dan,Cengiz’den.

    Senden gayrı kimseye gönül verir mi zafer?
    Tarihler tanır seni hep cenklerde muzaffer
    Sayısız ülkelerin üzerinde yükseldin
    Önünde durulmayan taşıp giden bir seldin

    Bazı düşman değil cihanla savaştın
    Bozkırlar ortasından okyanuslara taştın
    Kosova’da kahraman,İnönü’de kahraman
    Var mıdır cihanda sana demeyen aman!

    Kaç hükümdar önünde teslim etti tacını,
    Kaç yaralı milletin verdin sen ilacını
    Ödevimiz yaşatmak seni şerefle,şanla
    Sanca yaşar uğruna dökülen temiz kanla

    Sana kim yan bakarsa ona karşı geliriz
    Sancak demek ne demek,onu bir biz biliriz
    Yaşayacaksın evet,tarihle sen beraber
    Ta ezelden ebede, götüreceksin haber

    Her Türk sana borçludur,canını seve seve
    Şehit haberi bizde,müjde gibidir eve
    Senin için ölenler ermiştir muradına,
    Ah ne tatlıdır ölmek! Vatan,sancak adına.

  • (bkz: Eskisi kadar özlemiyorum seni)
  • Edip cansever - ne gelir elimizden insan olmaktan başka
  • gülce
    Uçurumun kenarındayım Hızır
    Bir dilber kalesinin burcunda
    Vazgeçilmez belaya nazır
    Topuklarım boşluğun avcunda
    Derin yar adımı çağırır
    Kaldım parmaklarımın ucunda
    Uçurumun kenarındayım Hızır
    Bir gamzelik rüzgar yetecek
    Ha itti beni, ha itecek
    Uçurumun kenanndayım Hızır
    Divan hazır
    Ferman hazır
    Kurban hazır
    Güzelliğin zulme çaldığı sınır
    Başım döner, beynim bulanır
    El etmez
    Gel etmez
    Gözleri bir ret, bir davet
    Gülce uzak uzak dolanır
    Mecaz değil
    Maraz değil
    Gülce semavi bir afet
    Uçurumun kenarındayım Hızır
    Gülce bir beyaz sihir
    Canıma bedel bir haz
    Nar ve nurdan bir zehir
    Gülce Arafta infaz
    Bir tek bakışıyla suyum ısınır
    Güzelliğin zulme çaldığı sınır
    Uçurumun kenanndayım Hızır
    Ben fakir
    En hakir
    Bin taksir
    Cahil cesaretimi alem tanır
    Ateşten
    Kalleşten
    Mızrakla gürzden
    Dabbetülarzdan
    Deccaldan, yedi düvelden
    Korku nedir bilmeyen ben
    Tir tir titriyorum Gülceden
    Ödüm patlıyor Gülceye bakmaktan
    Nutkum tutuluyor, ürperiyorum
    Saniyeler gözlerimde birer can
    Her saniyede bir can veriyorum

    Ömer Lütfü Mete