uyku kaçıran düşünceler

  • ivmenin türevinin ismi veya sembolü olmaması. konumun nasıl değiştiğinin ismi var, hızın nasıl değiştiğinin ismi var ama neden ivmenin nasıl değiştiğinin ismi yok? şimdi bazıları diyecek ki arkadaşım onun sonu mu var konumun zamana göre türevini istediğin kadar alabilirsin, hepsine bir isim mi vereceğiz? haklı bir isyan. o zaman sorum, türevlere isim vermeyi neden özellikle ivmede bırakıyoruz? bence görebildiğimiz için. görmekten kastımı biraz daha açıyım mesela konum t^n gibi bir değişkene göre değişsin biz bunun 2 tane türevini alırsak yani ivme fonksiyonunu bulursak c.t^(n-2) cinsinden bir denklem elde ederiz ve eğer n 2'den büyükse yani artan bir ivme varsa geri dönüp konum fonksiyonuna baktığımızda grafiklerin hepsi aynı karakteristik özelliği taşır that being hepsi kıvrılarak artar yani hepsi birbirine benzer, yaniiiii t^1 ve t^2, t^3, t^4, t^5... grafikleri arasında direkt olarak görebildiğimiz temel fark birini doğrusalken diğerleri kıvrımlı olduğu ve kıvrımla doğruyu ayıt etmek kıvrımla kıvrımı ayırt etmekten daha kolay olduğu için ivmenin türevlerinini ismi yok... sanırım. eğer t^42 ve t^43 grafikleri arasındaki farkı, t^1 ve t^2 arasındaki farkı görebildiğimiz gibi görebilseydik o zaman konumun 43. türevinin de ismi olurdu. ama onun yerine bi şeyin hızı artıyorsa artıyordur işte kardeşim diyoruz ve kim bilir bu algıda seçicilik yüzünden neleri kaçırıyoruz.
  • uykusuzum kelimesi çok ilginç bir kelime.
    mesela;
    -çok yorgun gözüküyosun.
    +uykusuzum biraz yha.
    şimdi burada +kişisi uykusuzum diyor ama aslında uykusu olduğunu belirtiyor. uykumu alamadım dese daha uygun olacak sanki. yani burada uykuluyum demesi gerekiyor. neden uykusuzum diyor ki *. aslında anlaşılıyor ama garip geldi şu an. ya da daha fazla düşünmemeliyim yoksa uykulu kalıcam. ama sabah tekrar düşüneceğim bunu. belki mantık hatamı bulurum.

    her neyse. tatlı rüyalar.
  • doğan duru'ya epoch albümünü yaptıran hayatın biz neresindeyiz ulan ibnetorlar?

    diye cevaplamak istediğim düşünceler. şu an tam olarak bu kaçırıyor uykumu. özellikle şu;

    Alıştıkça dönüştüm ben bir zombiye
    Ruhum kirli reçete renkli hayat değil
  • kaplumbağa ve kelebek karışımı bir hayvanın ömrü ne kadar olurdu? aklımı çıldıracağım. şimdi ilk olarak hayvan büyüklüğü ve ömrü arasında, "piramitlerin nasıl yapıldığını bilmiyoruz, o zaman uzaylılar."(bkz: black and white fallacy ) gibi bir ilişki var yani ilk duyulduğunda üzerine düşünülmeden varılmış bir kanının rahatlığı var. piramit uzaylı ilişkisinin analogu, bir hayvan ne kadar büyükse o kadar uzun yaşar, bu bir fare ile bir fil için düşünüldüğünde mantıklı gelebilir çünkü farenin metabolizması çok hızlı yani organları çok kullanılıyor ve çok kullanılan şeyler çabuk eskir ve fil için de tam tersi. bu ilişki lokal olarak doğru olsa da balıklarda ve kuşların çoğunda geçerli değil gibi bu yüzden bu mantık bence mod(şube)' de incelenmeli yani memeliyle memeli, kuşla kuş. ama kuşlarda hiç uyuşmuyor sanki mesela jakolar 50-60 sene yaşayabilirken akbabalar 20-30 yıl yaşayabiliyor ama bu türün insanlara ne kadar yakın olduğu ile de alakalı sanırım (çokk fazla değişken var:((((). herneyse kaplumbağalar ortalama 100 sene yaşar kelebekler ise 1 ay falan. bu durumda yukardaki yazdıklarıma rağmen hayvan büyüklüklerini logaritmik olarak derecelendirirsek, bu büyüklük ve hücre metabolizması arasında bir bağlantı bulursak bunun ömür ile alakası vardır diyebiliriz ...sanırım...bilmiyorum. buna daha sonra bakmak lazım 3.30 matematiksel model uydurmak için çok geç bir saat.
  • uluslararası ulusal derceler ile, 72 ales ile akademisyen olamama engel olan, sanat eğitimcileri (sözde akademisyen) resim bile çizemediklerini, alesten 50 bile almadıklarını bilmek. ve kariyerime engel olabilecek kadar kötü kalpli insanların bir yerlere geldiğini. hele eğitimci... hele sanat mecrasında koşturduklarını görmek. uykumu bölüyor. uykumu kaçırmıyor. çünkü, biliyorum ki, aptalın hükmü uzun sürmez.
  • başta ağrılarım olmak üzere, silinen ve geri alamadığımız fotoğraflarımız sağ olsun.. uyutmadılar.. onları düşünmekten ve hissetmekten uyuyamadım..
  • tartışmada söylemeyi unuttuğum şeyler