türkiye'de kitap okunmamasının sebepleri

  • kitap okuyacak vakit bulamamaktır. çünkü izlenecek bir sürü kimin eli kimin cebinde belli olmayan diziler, dedemi rögar çukuruna fırlattım gibi birbirinden eğlenceli videolar ve bol dedikodulu konuşmalar varken kitap okumaya zaman kalmaz.
  • (bkz: televizyon)
  • Hemcinslerime söylenmek gibi olmasın ama, kızların; kozmetik malzemesi, kıyafet manyaklıkları, erkeklerinse; sigara,alkole para ayırma sorunsalı veya gezme merakı sebebiyle okunmuyor.
    "Oha 30 TL'ye kitap mı olurmuş? Ben o paraya gider, kontür paleti alırım be. " ya da "sinemaya gider film izlerim, kitaba ayıracak vaktim yok" Diye bir cümlelere şahit olmuşluğum var, üzgünüm.
  • para yada vakit bulamamak filan değildir. evet kitaplar endüstri sağ olsun ki pahalı ama gerçek sebep tembellik ve cahillik. kitap okumaya erinen insanlar sürekli vaktinin olmadığından bahseder ama facebook, bilgisayar oyunları, saçma tv şovları için her zaman vakitleri vardır tembel insanların. cahiller ise kitap okumayı kültürümüz dışı, fazla entelektüel bir eylem olarak görür. televizyonda insanların öğrendiği, cahillere sunulan ürünler medeniyetsizleşmeye, kültürel çölleşmeye, okumuş insanlara düşmanlığa, modern toplumu dışlamaya övgü ürünleri olunca bırakın da kitap okunmasın zaten bu saatten sonra.
  • zamanla ya da parayla alakalı olmadığını düşündüğüm sebeplerdir.

    eğer kitap okumaktan zevk alıyorsanız, sizin için 2 duraklık bir metro yolculuğu, 10 dakikalık bir arkadaş bekleme süresi, yemeğin hazır olmasını beklerken boş kalan 15 dakika, sevdiğin dizi reklamdayken 5 dakika olsun göz gezdirme mutluluk verici bir eylem olur kitap okumak adına.

    öyle uzuuun uzun zamanlar ayırıp da kitap okumak için maalesef haftasonunu falan beklyor modern zaman insanları.

    ama dediğim gibi. eğer okumaktan zevk alıyorsanız bir şekilde ufacık da olsa bir zaman yaratıp entelektüel birikiminize katkı sunabiliyorsunuz. paranız yoksa kitabı kütüphaneden edinebiliyorsunuz, arkadaşınızdan alabiliyorsunuz. o sebeple para ve zaman konusunu sebep olarak görmüyorum.

    bence asıl sebep kitap okumaktan zevk almayı başarabilmiş bireylerin sayısının çok fazla olmaması. kitap okumayı bir görev, sıkıcı bir eylem gibi gören yığınlar var. o insanların ceplerini para da doldursanız, bir sene izin de verseniz bir şey değişmez. değişmiyor maalesef. ve kitap okumaktan zevk almayı öğrenecekleri güne kadar da değişmeyecek.
  • kitap okumanın bize bir hobi olarak bahsedilmesinin buna neden olduğunu düşünüyorum. bunun yanında bir de okumanın zorunlu bir şeymiş gibi dayatılması da bunun sebepleri arasındadır. oysa ki sen kitap okumayıp, çocuğuna/öğrencine bunu dayatırsan çocuk bunu bir görev bilecek. bu aynı sigara içen birinin ya ben içiyorum ama sen içme demesine benziyor. benim ailem pek kitap okumaz. annemin en son okuduğu kitap sanırım mavi saçlı kız'dı ki onu bile tamamen okuyamadı kütüphaneden almıştım geri verdim. kardeşim deseniz bir kitap topluluğunun içinde doğduğu halde bunu külfet bilip okumamayı seçti.
  • bilgiye verilmeyen önemdir. hiçbir şey bilme ama yüksek mevkili bir memur ol saygı görürsün. çok kitap okuyup hiçbir mevkiye sahip olma "itin götüne sokup çıkartırlar" bu sebeple insanlar mevkinin peşinde koşar bilginin değil
  • Çünkü kitap okumak zahmetli bir iş. Ve tabiiki bahaneler; para, zaman, sosyal medya vb. Okumak isteyen adam, gözleri kör olsa da okur.
  • Tembellik:
    Millet olarak üretimden uzaklaşıp devamlı tüketime yöneliyoruz. Artık bir bilgiye ulaşmak için google amcada kısa bir araştırma yetiyor. (Tabii internetin çöp bilgiler ile dolup taştığı gerçeği göz ardı ediliyor.) Bilgiye kolay erişim, insanı tembelliğin o sıcak kollarına bırakıyor. O nedenle tuğla diye nitelendirilen kitapları okumak insana eziyet gibi geliyor.

    Hayal gücü eksikliği:
    Hayatta kalmaya odaklı yaşıyoruz. Yaşarken zevk almayı unutuyoruz. Hayal güçümüzü çoğu zaman devreye sokmuyoruz. Kitap okumadıkça hayal gücümüz beslenemiyor. Böylelikle hayat rutini içinde boğuluyoruz.

    Eğitim sistemindeki eksiklik:
    Hayal gücü burada da devrede aslında. Öğretmenlerin çoğu 4 senelik okulunu bitirip, sonra bir kuruma atanma derdinde. Atandıktan sonra ise canla başla çalışan öğretmenlerin sayısı oldukça az. Neden? çünkü yaşam kaygısı bir çocuğu yetiştirmekten daha ağır basıyor. O nedenle şu kitabı okuyun gelin diye sadece ev ödevleri veriliyor. hanginizin türkçe öğretmeni dersin son yarım saatini size kitap okumaya ayırdı? (Ben çok şanslıydım. her hafta türkçe dersimizin son yarım saatinde öğretmenimiz bize roman okurdu. Bir sonraki dersi iple çekerdik.) Günümüzde, öğretmenlerde maalesef bu özveri yok.*

    Bu ne işine yarayacak hissi:
    Şu hayata bir kere gelip jet hızıyla içinden geçtiğimizi unutuyoruz. Kitap okumak ruhunuza iyi geliyorsa başka bir işe yaramasına gerek yok ki. Her yaptığımız şeyin bir işe yaraması gerektiğini düşünmeye bizi iten ne? Evrende bir kum tanesi kadar bile hükmümüz yokken, kendimizi mutlu edebilecek şeylerden uzaklaşmamınız mantıklı bir açıklaması olamaz.

    Yetiştirilme tarzı:
    Evde anne babanın elinden cep telefonu düşmezken, o evde büyüyen bir çocuktan kitap okumayı beklemek çok saçma. Çocuk sizi örnek alarak büyüyor. yemek yerken önüne bir hikaye kitabı koymaktansa, akıllı telefonlarınızla oyun açmayı yeğlediğiniz sürece o çocuk kitap okumaz. Sonra bizim çocuğun okuma alışkanlığı yok der geçersiniz.
  • dış etkenler olduğu kadar kitaba ulaşmakta yaşanan zorluklar da bu sebeplerin arasında sayılabilir.
    eğri oturup doğru konuşalım. kitap fiyatları hiç de uygun değil. "yahu hocam daha ne kadar uygun olsun, bir paket sigaradan daha ucuza kitap almak mümkün!" diyenler de olacaktır elbet. Doğrudur, sigaradan daha ucuza kitap almak mümkündür, ama bunu neden sigaraya endeksliyoruz? Herkes sigara mı içiyor?

    Kitap alıp, okuduktan sonra ikinci elciye satmak da yeterli bir çözüm değil. Günümüzde 15 liraya satın alıp okunan bir kitabı ikinci elciye 3-4 liradan daha fazlasına satmak mümkün değil.

    Her ilde kütahya'daki gibi (bkz: kitap kahve) kitap kiralama imkanı tanıyan kitapçı da maalesef bulunmuyor.

    Eski kültürünü, kitap çeşitliliğini bünyesinde barındıran kütüphaneler de hayli azaldı. Devletin kitap okuma bakanlığı olmalı. kitap okumak isteyip bütçe ayıramayan kişilere belirli periyotlarda kitap talep etme hakkı tanınmalı.

    Okumak değerlidir, kıymetlidir. Fakat pahası biçilemez. Bir fiyatı olmamalıdır. O senenin içki giderini, ev kirasını ya da daha farklı bir gideri karşılamak adına kitap çıkartılmamalıdır.
  • 1) ailelerin kitap okumaması nedeniyle çocuklarına iyi örnek olamaması

    2) okullarda zorla kitap okutma alışkanlığının olması nedeniyle çocukların kitaptan soğuması

    3) "okuyup da ne olacaksın" şeklinde gelişen çevre yorumları