türkiye

  • Doğduğum, büyüdüğüm lakin yaşayamadığım canım ülkem.
  • Dünyada herhangi bir ülke ama onu diğer ülkelerden ayıran benim, bizim ülkemiz olmasıdır.
  • Bakarsanız Avrupa ülkesi biraz görmeye çalışırsanız Afrika ya da orta doğu ülkesi olduğu anlaşılabilecek güzel ülkem. (bkz: bakmak ile görmek arasındaki fark)
  • (bkz: taşı toprağı altın)
  • aşık olunacak en güzel nimettir benim ülkem, insanı fedakardır, cömerttir, tarihte düşmanına bile yiğitçe muamele eden tek şanlı ordunun sahibidir, yeri gelir gözyaşı döktürür, yeri gelir coşkuyu en derinden hissettirir, ecdadın yazdığı destanı devam ettirecek nene hatunlarla sütçü imamlarla doludur benim ülkem
  • son dakika ibaresinin aileden biriymiş gibi sıkça görüldüğü ülke
  • Toprakları hareket etmese bile günden güne ortadoğuya kayan ülke
    Hiç öyle "bizim vatanımız cennet" falan gibi milliyetçi nidalarına gerek yok, dünyadaki birçok ülkede bu güzellikler ve fazlası var
  • Fazla söze hacet yok. Sevgisi yürekten gelen, taşına, toprağına, havasına, suyuna öl deseler gözümü bir saniye bile kırpmayacağım güzel ülkem. Dünyada gördüğüm hiçbir yer benim cennet vatanım etmedi.
  • avrupa'ya özenen ama orta doğu kültürüyle yoğrulduğu için bunu beceremeyen; orta doğu ve doğu avrupa arasında sıkışmış, doğal ve tarihi güzellikleri bolca olan ama kıymeti bilinmeyen; yaklaşık 80 milyon nüfusu olan ve genç nüfus popülaritesi yüksek olmasına rağmen bu gücü kullanamayan bir ülke.
  • Vatandaşı olduğun ülke güllük gülistanlık olmayabilir. Kendini yorgun, direnecek halinin olmadığını düşünebilirsin. Bazılarınız bu ülkeden bi bok olmaz diyebilir. Hukuk yok, cehalet almış başını diyerek düşünebilirsin.

    Seni, sizi, onları anlıyorum.

    Ancak bu cumhuriyetin temelinde inançsızlık yok, hayal kırıklığı yok, vazgecmislik yok.

    Çaresizlik olsaydı 1919'da samsuna çıkılmazdı.
    Ümit, 28 mayıs 1919 havza genelgesidir.
    Bağımsızlık, 22 haziran 1919 amasya kongresidir.
    Direniş, 23 temmuz 1919 erzurum kongresidir.
    Misak-i milli, 4 eylül 1919 sivas kongresidir.

    Senin damarlarında var direniş.

    Tanım: canım ülkem.
  • bizlerin üstünde yaşadığı ve her bir köşesini sevdiği ülke. evet yorulduğumuz zamanlar oluyor. dışarıdaki hainlerden daha çoğunu içimizde barındırıyoruz. yanlış politikalar izlendi, izleniyor. örgütler maşa olmaya devam ederken arkalarına büyük emparyal güçleri alıp bileklerini kuvvetlendiriyorlar fakat şu bir gerçek ki saklandıkları maske ister bir din olsun, ister ekonomik bir kuruluş, isterlerse silahlı bir yapılan olsun. aziz vatanın toprak bütünlüğünü tehdit eden her oluşumun üstüne kararlılıkla gidilmesi gerekmektedir. türk kelimesine alerjisi bulunan, cehaletiyle popüler olan, empati kuruyorum görünümüyle örgütlere hak veren insanlar her zaman olmuştur ve olacaktır. bunlar kolay kolay bitmeyecektir fakat onurlu insanlar olduğu sürece mücadele kaldığı yerden devam edecek ve sonuna kadar gidilecektir. umarım güzel ülkem bir gün bilimin önderliğinde ilerleyen, ekonomik anlamda özgür, askeri anlamda işini bilen insanlar tarafından güçlendirilmiş, cehalet virüsünü bedeninden atmış bir şekilde ayağa kalkacak ve yükselecektir.
  • güler misin, ağlar mısın?

    https://sedevr.com/turkiye__3798
  • usa'de ikinci eli 100 dolar bile olmayan arkası ısırıklı elma logosu olan telefonları 2 asgari ücrete alamadığınız ülke.
  • aslında orta doğu'da olmayan bir ülke.
  • wikileaks'e göre, bu ülkenin ab'ye alınmama sebeplerinden biri de birliğin ırak, iran, suriye gibi ülkelerle sınırı olacağındandır.
  • Karlı sıra dağları, Anadolu otağıdır.
    İrili ufaklı adaları, Asya yatağıdır.
    Üç tarafında denizleri, Avrupa ayağıdır.
    Dağlardan gelen ırmakları, gönlümün sunağıdır.
    dört tarafında düşmanları, yaslı vatan toprağıdır.
  • 2002'den bu yana aydınlık günler görmeyen anadolu toprağının adıdır.
  • yönetilebilse, avrupanın ve ortadoğunun bir numarası olacak ülkemdir.
  • A. M. Celal Şengör'ün Aptalı Tanımak isimli kitabında en büyük sorununu cok güzel tanımladığı güzel ülkem.

    "Şu anda Türkiye'ye egemen olan cehalet yönetimi,toplum olma bilincimizde büyük yaralar açmıştır ve açmaya devam etmektedir. Öncelikle,toplumun bir grup olarak rasyonal düşünme yeteneğini silip süpüren yobazlık ve düşünceyde değil, korkuya dayanan cemaat yaşamının hortlaması toplumsal dokumuzu derinden yaralamıştır. Buna ilaveten eğitimimizde yaratılan kargaşa ve kalitesizlik, bir toplum olarak bilgi edinme ve değerlendirme yetimizi ortadan kaldırmak üzeredir. Tüm bunları yapanların eleştirilmesine, toplumda gerceği aramak için oluşturulabilecek bir serbest düşünce ve tartışma ortamının oluşturulmasına imkan verecek basın özgürlüğünün alenen, fütursuzca tehdit edilmesi ve buna toplumdan en ufak bir reaksiyon gelmemesi ortaya konan yıkım projesinin toplumca algılanmamasına ve dolayısıyla bertaraf edilmemesine neden olmaktadır"

    sayfa: 17