tüm evlilik sürecindeki en anlamsız gelenek

  • erkeğe içirilen tuzlu kahvedir.
  • Tamamı.
  • tuzlu kahve en anlamsız şeydir. ama aslında en stressiz en masum, iki tarafı da tebessüm ettiren gelenektir. bunun dışındakiler stres yumağıdır.
  • ailelerle birlikte ev düzmek.
  • Çeyiz serme hepsini ezer geçer. Çeyiz mi kaldı allah aşkına?!
  • Erkegi doverek gerdege sokma vs ertesi sabah elalem gorsun diye kore bayragi asma. Ikisini de dene tarafini sec.
  • kız istemedir.
    bizim amcağoluna kız istemeye giderken dayıoğlunu eşinin yengesi bile geldiydi.
    zannedersiniz osmanlıda iki beylik birleşiyo, öyle bi kalabalık, evlere sığılmadıydı..

    bu aşamadan sonra evlenenler evin kapısını kapatıp ohhh be bitti sonunda diyene kadar geçen tüm adetler pek zordur.
  • tuzlu kahve
    başlık parası
  • Doğu kesimleri ve töre olan yerler hariç pek kalmadı galiba, yanlış da bir şey söylemek istemem ama malum gece sonrası kanlı çarşaf istemek hatta bizzat kontrole gelmek.

    Bekaret denilen şeyin namusla ne ilgisi var anlamış değilim. Neden vicdanlı ve ahlaklı olmak sadece basit bir et parçasıyla işkillendiriliyor ki? Sözde “mal” bozuk olunca yüzüne bakılmaz, haysiyetsiz biri mi olunuyor?

    Geri gönderme olayı var bir de. Ne sanıyorsunuz siz kadınları? Bozuk çıkınca iade edilmek istenen ürün mü?

    Cinsellik çok mahrem ve özel bir konu. Tamamen kişisel. Nasıl evlilikle ilişkilendirilebiliyor anlamış değilim. Yıl olmuş 2021, hala sevgilisi ya da eşi olacak adam yüzünden terk edilen kadınlar var bu sebeple.

    Ayrıca o iş çoğu kişinin bildiği gibi değil. O zar denilen parça biyolojiksel olarak her kadında olmuyor. Hiç olmadan dünyaya gelen kadınlar var. İlk birliktelikte de kanayacak bir şey yok, hatta çoğu kadında olmaz bile bu. Elin cahili de güya “ defolu” diye asıp yarma, öldürme hakkı bulur kendinde.

    Artık tükense de kalmasa keşke bu anlamsız adet.
  • (bkz: düğün)
  • Düğünde takılanların yazılması.
  • düğün salonu tutmak.
  • evlenmeyenler kendini belli etmiş :) son 3 entry için şunları söyleyebilirim. düğün kadar güzel bir şey yok. sevdiğin biriyle dünya evine giriyorsun ve yine yanında en sevdiğin insanlarla birlikte eğleniyorsun gece boyunca. diğer bir husus ise takılar. takıların kimden geldiğini bilmezsen, gittiğin kişiye ne takacağını da bilemezsin. bu yüzden adaletli bir şekilde olması için bunu bilmek zorundasın. he benim param çok bana 50 lira takan kişiye de altın takarım diyorsan orası ayrı. konu başlığına bir cevap olarak ise kına bana anlamsız ve israf olarak geldi. sadece gelin ve kız arkadaşları arasında yapılan bir eğlence. aynı kişilerle hem nişan hemde düğünde de eğleniyor atlıyor zıplıyorsun. bu bana bekarlığa vedanın, adete entegre edilmiş hali gibi geldi. iki gün sonra düğünün varsa ve bunu yapıyorsan keyfine bayağı düşkünsün demektir.

    dip not: sadece kına kıyafeti ve malzemelerine 5bin tl'cik gitti.