soba

  • tükürüğün fokur fokur ettiği, kestanenin kebap olduğu ısınma aracı.
  • İçinde kömür, odun veya gaz yakılan, elektrikle de çalıştırılabilen ısınma aracıdır.
    Sobalı evde büyümek diye bir şey vardır. Doğalgazın yaygın kullanımıyla birlikte yavaş yavaş unutulmaya yüz tutacaktır.
  • Ardındaki minderde uyumanın keyfine doyum olmayan nesne.
  • Çocukluğum, rahmetli dedemden dinlediğim hikayeler, dinlediğim trt radyosu gelir aklıma. Hele hele de böyle ıslanıp yağmurda, üşüyüp ayazda karda sonra sobanın başında ısınmak çok güzeldi.
  • Ev ahalisini çevresine dolduran araç
  • Askerde tanıştığım, sürünmekten sırılsıklam olan kamuflajlı kuruturken başında hayallere daldığım, ısınınca kızaran (bkz: mahcup sey) , sac imalat
  • Kış aylarının vazgeçilmez ısınma aracı/ydı). Benim için artık çocukluk anılarımın içerisinde yer alan bir objedir.
    Arkasındaki minderde az şekerleme yapmadım. Ayrıca üstünde elma pişirmeye bayılırdım.
  • Cıssss
  • Çocukluğumun saklı anılarını iceren alet dedemi 4 yaşımda kaybetiği de ondan kalan anılarda (toplam 3 anı hatırlıyorum ) daima içinde anıları yakmayan bir canlı benim için
  • üstüne kolonya dökmek çok zevkliydi, bir de limon ve portakal kabuğu koyardım bazen, çocukken güzel mutluluklarım vardı.
  • Soğuk kış günlerinde sobanın üstünde bazlama ısıtıp tereyağı sürmek ne güzel olurdu.
    Özledim valla.
  • Herkesin keyfinden bahsedip çilesini es geçtiği ısınma aracıdır. Her sene kömür taşı odun al onları kır paketle... hergün birileri sabahın soğuğunda ev ahalisi ısınsın diye dışarı çıksın önceki günden kalan sobasının temizliğini yapıp yeni soba için odun kömür ayarı yapsın. Kış başında bi bacalar temizlensin. Zehirlenme tehlikesi... Uzaaarr gider.
    Bununla birlikte keyfide bi başkadır. O hemen sobanın yanindaki kanepede tv açıkken hafif loş oramdaki uyku başka nerede var?
  • İçinde patates pişirilir, üstünde kestane. Bir de üstüne (bkz: güğüm) koyulur su sıcak dursun lazım olursa diye. Karanlıkta hafif açık ağzından turuncu alevlerin dansını izlemek de çok güzeldir.
  • yardım derneğinde çalışırken havaların soğumaya başlamasıyla derneğe soba veya odun-kömür istemeye gelenleri hatırlattı bana. evlere ziyaretlere gittiğimizde kabanlarıyla ve battaniyelerle ısınmaya çalışan, ders yapmayı da ihmal etmeyen eli buz gibi soğuk, ama yüzleri hala gülen çocuklar. çaresizlikleri gözlerinden okunan anne babalar. küçücük bir odada odunsuz kömürsüz, soğuk ve sessiz bir soba. dudaklarımızda kocaman bir suskunluk. sıcak ve konforlu hayatımı yeniden yeniden bana sorgulatan tablo.
  • Fırınlısı makbul olan, yanında banyo yapılandır.
  • fındık kabuğu da yakılırdı, güzel tutuştuğu için heralde. tabi kömürlükten gelen sadece fındık kabuğu olmazdı; ce ee fındık faresi. sonrası evde kovalamaca...