sevilen kişi için endişelenmek

  • Özünde sevilen kişi için değil de kendimiz için endişelenmektir. Açıklıyorum; sevdiğiniz birini düşünün ve hemen ardından ona gelebilecek bir zararı düşünün (hiç olamaması temennimle). Peki neden ona birşey olmasını istemiyorsunuz? Çünkü ona birşey olursa siz üzülürsünüz. Aslında bakınca hiç de içginç bir şey değilmiş gibi görünüyor, "e n'olmıuş yani" dedirtiyor ama bana hep sevginin içindeki bencilliği düşündürmüştür.
  • endişenin en değerli ve anlamlı halidir.
  • akla gelen yüzlerce ihtimali art arda düşünmeyi sağlayan, çoğu zaman bu kadar endişe edilmeye değmeyecek şekilde sonuçlanan durumdur
  • o kişinin başına bir şey geldi düşüncesiyle, kalp atışlarının tavan yaptığı bir durumdur.
  • Ona ulaşamadığın zaman hat safhada yaşanan, berbat bir duygudur.
  • zamanında tırnağına zarar gelecek diye ödünüz patlarken sonradan ölse umrunuzda olmayacak kıvama gelebiliyorsunuz. o yüzden çok kasmamak lazım.
  • (bkz: Hormon tetiklemesi)
  • Ömürden ömür götüren olaydır
  • Çılgınlar gibi dua edersiniz. O an zaman/mekan anlamını yitirir, bir nevi trans haline geçersiniz.
  • hastalıklı versiyonu da olur olmadık her zaman o kişi için kaygılanmaktır.

    onun dışında, benim başımdan geçen de şöyle bir şey:
    yıllar önce, yaz tatili için ayrıldığımız o günün sevgilisiyle telefonda çok acımasız ve acıklı bir tartışma yaşıyoruz. gecenin geç saatlerinde anca uyuyoruz. o günlerde saçlarım nihayet dökülmeyi kesmişken ertesi sabah uyanınca yastığı tamamen saç buluyorum. moraller alt üst.

    saatler ilerliyor. hatun kişisinden ses seda yok. ikindi saatleri. artık telaşlanıyorum. arıyorum defalarca, yok. dualar ediyorum. kız intihara meyilli olduğu için dua kısmını biraz daha uzun tutuyorum. uyansın istiyorum. "inşallah yaşıyordur" diyorum.

    sonra birden telefon çalıyor. yorgun bir ses. yeni uyanmış. "gene ölemedim" diyor. ne olduğunu soruyorum. 10 tane uyku hapı yutmuş. bir şey olmaz o kadarla, ama olsun işte, yutmuş sonuçta. "neden izin vermedin?" diyor. anlamıyorum. rüyasında karanlık bir koridorda yürürken ona seslenmişim. "uyan!" diye diye.

    sevilen kişi için endişelenmek. böyle işte.

    mazi mazide kalıyor elbette.
  • olması gerekendir aslinda sonucta seviyorsunuz. bu anneniz, babanız, arkadasınız, sevgiliniz, okuldaki hocanız bile olabilir. benim en çok endişelendiğim kişi benden uzakta olan kişidir mesela. elimi uzatsam tutamayacagim. ha diyince yanına gidemeyeceğimdir
  • Karşı taraf halinden memnundur genellikle ama sizin için ruhsal işkence.
  • sen endişe edersin o götünü devirerek uyur. hayat acımasızdır.
  • Hele de kendi canını pek düşünmeyen ne bileyim doktora falan gitmeyen, iş yaparken dikkatli olmayan biri ise ruhsal çöküntü yaşatır insana. Ruhu acıyor insanın canı yanınca. “Boşuna evham yapıyorsun, bu kadar üstüme titreme, alışkın değilim.” Derler anca. Berbat bir ruh halidir.
  • (bkz: abi olmak)
  • Şu an şu dakika için içinde bulunduğum haldir. Abim ablam ben ender bir araya geliriz hazır bir aradayken dedik ki film izleyelim. Salonu tam bir sinemaya çevirdik her şey hazır açtık filmi bizimkiler ilk yarım saatte uyudu. Film biraz önce bitti ben telefonumu ararken salonda onlar uyandı ablam yerine geçti ama abim klima kumandasını istedi ve salonda yatıyor. Ben balkondayim müzik kitap telefon vs takılıyorum ortalama yarım saattir. klimanın motoru balkonun köşesine monte ve hâlâ çalışıyor. Kesin hasta olacak abim endişeleniyorum. Ama üşeniyorum da.
    (bkz: sevdiği kişi için endişelenip üşenmek)
    Bu arada film prestijdi. Yani sıkıcı falan da değildi. *
    Edit: hasta olmuş
  • İnsan olduğunuzun kanıtlarından birisi