sabah

  • günün en güzel parçası.

    her doğan gün yeni bir film ve her sabah bir filmin başı.
    filmin başını kaçırdığımızdan olabilir bu tatminsizlik duygusu.
  • Tembel insanların haz etmediği, günün başlancıdır. Yaz aylarında serin bir havada kahvaltıların yapılabileceği, kışın yağan kara ilk adımların bırakılabileceği, doğada var olan melodilerin en güzel kulağa çalındığı zaman dilimidir. Birçok insan tarafından uykuya tercih edilmesi üzücüdür.
  • güneşin doğuşuyla başlayan en huzurlu zaman. güneş ışıkları perdeleri açık odalardan içeriye sızar ve göz kırpar uykuyla uyanıklık arasında gidip gelenlere. sadece göz kırpmaz, bir şeyler mırıldanır hem. haydi kalk der, hayata geç kalma. bugün dünden başka olsun. hafiften esen rüzgar aralık pencerelerden içeriye girer de taze ekmek kokusunu getirir yüzünü yıkayıp günle barışmış olanlara. mis gibi çay kokusu umut umut yayılır. sabah güzeldir, yeni kararlar, yeni kapılar ve yeni güzellikler sunar insana altın tepsilerde. Fark edebilenlerin gözlerinde büyülü bir ışık, dudaklarında neşeli bir şarkı olur...
  • tembel insan olmaktan utanmayarak günün en sevmediğim kısmıdır diyebilirim. sıcacık yatağımdan kalkma gibi bir zorunluluğum olmasa veya her sabaha sevdiğim insanla uyansam daha çok sevebilirdim sabahları belki.
  • ‘Bu kayıp sabahlar benim sabahlarım değil.’ Diyerek hiç haz etmediğimi belirtmek isterim.bir öncekinden pek de farkı olmayan bir güne başlama zorunluluğudur sabah.bir emrivaki..inanır mısın,artık kuşlar dahi uyanmak istemiyor bu kayıp sabahlara.
  • Yeni bir sayfa
  • Aynı şeylerin tekrarlanacağı günün başlangıcı
  • Pencereyi açıp, yaş toprak ve taze meyve ağaçlarının mis gibi kokusunu içine çekmek, huzur veren bir an.